Haluk Ulusoy''un yeniden başkan seçilmesi; birilerinin kafasına balyoz gibi indi.
80 küsur yazı yazıp aşağılamaya çalışan, başkanlıktan indirmek için lobi oluşturan Turgay Şeren''in halini merak ediyorum...
Ulusoy''un kafasını uçurmak için; patronu aynı birkaç gazete ve televizyonun, gözü dönmüş bir şekilde yaptığı imha yayınları da geri tepti.
Şamar gibi yüzlerinde patladı!
O gazete ve televizyon yöneticilerinin halini de merak ediyorum....
Öfkeden kıpkırmızı, utançtan mosmor mu oldular?
* * *
Ya bakan Fikret Ünlü''ye ne demeli?
Haluk Ulusoy''u yerinden etmek için, kanun hazırladı...
Şu kaderin işine bak; onun yürürlüğe soktuğu yasa, şimdi Haluk Ulusoy''a altın tepside yeni imkanlar sunuyor.
Merkez Hakem Kurulu Başkanı''nı artık kendisi tayin edecek.
Seçimle gelmiş birisinin kaprislerine değil; tayin edeceği adamının, kendisine bağlılığına muhatap olacak.
Körün istediği bir göz, Allah verdi 2 göz!
Yeme de yanında yat...
* * *
Ullusoy''un seçimi kazanmasından sonra; Bakan Fikret Ünlü''nün de halini merak ediyorum.
Seçime bir kaç gün kala açıkladığı yolsuzluk raporlarının, ancak kışın soba yakmaya yarayacak kağıt parçalarına dönüşmesine ağıt mı yakıyor?
Suçlamaya bakın:
Futbol Federasyonu''nda yapılacak bir tadilat için, ihale açılmamış...
Ben de başkan olsaydım; bu işe ihale açarsam namerdim.
Afedersiniz ya; adı üstünde TADİLAT işte...
Yani yeni bir inşaat, yeni bir tesis değil.
Neyin ihalesi?... Emir verdirir, yaptırtırdım.
Orada bostancı korkuluğu değiliz ki; o kadar da yetkimiz olsun.
Bakan olsam, iş değişirdi.
Bunu YOLSUZLUK diye piyasaya sürenleri; Sibirya''ya sürerdim.
Yasin Altınbaş; Tantan''ın Paraşüt Operasyonu ile ortaya çıkan abidik-gubidik işlerle, trilyonları götürürken; Başbakanlık Teftiş Kurulu ne iş yapıyordu?
Tavlada dübeş, konkende joker mi arıyordu...
Başka yerde trilyonlar hortumlanırken; federasyonun otel faturalarındaki ekstra harcamalara kafayı takmışlar...
Millet deve yükü ile götürüyor, Teftiş Kurulu ekstralarla uğraşıyor.
Ayıptır bile diyemiyorum; komik!
* * *
Malum gazete ve televizyonlar da; altın madeni bulmuş gibi yolsuzluk dosyalarının üstüne balıklama atladı.
Önemli ya da önemsiz... Az veya çok, farketmiyor...
Ulusoy''un aleyhinde olsun da, çamurdan olsun; razı!
"Gözünün üstünde kaşın var" deyip, insafsızca ve biraz da ahlâksızca yüklendiler.
Naklen yayın ihalesini bunlar alsaydı; şimdi yazdıklarını zaten görmez, gerçekten başarıyla yaptıkları işlerden de, onun heykelini bile dikerlerdi. İnanın...
* * *
Millet enayi değil, gerçeği görüyor.
Genel Kurul üyeleri; Ulusoy''un bu kadar üstüne gidilmesine rağmen, yayınlardan hiç
etkilenmedi.
Çünkü bu yayınlar; bir hak, adalet ve gerçeğin arayışı değil, intikam peşinde koşanların arkadan vurma çabalarıydı.
Anadolu kulüpleri, Brütüslere yüz vermedi.
Aksine; yüzlerine şamar atarcasına, farka gitti.
Şimdi Turgay Şeren; kasıtlı, bilinçli, hedef gözeterek, patronlarına yaranmak için yazdığı o 80 küsur yazıyı, neresine sokacak?
Bir insan, Haluk Ulusoy hakkında bu kadar aleyhinde yazmış da, milletin bir kulağından girip öbür kulağından çıkmışsa; o yazarlık sorgulanır hale gelmiş demektir.
Çünkü kimse onu iplememiş ki...
Kovdurmaya, görevden aldırmaya, toplum önünde rezil etmeye çalıştığı Ulusoy; yüzüne tükürür gibi, genel kurulda fark attı.
Aynı Faruk Süren hakkında yazdığı yazılar gibi...
O olayda da açığa düştü.
Hatta buna "Gene rezil oldu" demek lâzım... Çünkü; en az Ulusoy kadar ağır kaleme aldığı bir o kadar yazı, gene fiyaskoyla sonuçlandı.
Genel kurul, Süren''e istediği yetkiyi verdi.
Gazetesinde tam sayfa boyutta verilen uyarı yazılarına ne oldu?
Atış, gene karavana!
Bir Turgay Şeren, kendini bu kadar rezil etmemeli.
Ya tuttuğunu koparmalı... Ya da koparamayacağı şeyleri tutmamalı...
Berlin Panteri''ydi Don Kişot oldu.
Bakalım, bundan sonra hangi yeldeğirmenine meydan okuyacak.

