Kaydet
a- | +A

İstanbul fırtınalı bir hafta geçirdi. Vedat''ın, rakibini kuduz aşısı yapmaya zorladığı sırttan ve sırtlan ısırığı... Maç sonrasında da, daha rahat vursun diye tersine çevirdiği şapkasıyla birlikte; müthiş bir kafa darbesi...

Faruk, yarı baygın yerlerde... Ayağa kalkamıyor! Yüzü-gözü kan çanağı... Ağzı burnuna karışmış... Drakula Vedat, sanki hiçbir şey olmamış gibi, kimseden korkmadan ve hatta kaçma gereğini bile duymadan; elini-kolunu sallaya sallaya, olay yerinden ayrılıyor.

Ankaragücülüler; yerde yarı baygın uzanmış arkadaşlarına ne yapacaklarını bilemeden, panik halinde "Polis yok mu?... Doktor yok mu?..." diye bağırıyorlar. Polis geliyor ama, onları dövmek için geliyor. Güvenlik güçleri G.Saray''dan yana taraf... Böyle şey olur mu? * * *

Zaten maç içinde, hakem; Ankaragücü''nün canına okumuş... İlhami Kaplan, bütün takdir haklarını G.Saray lehine kullandı. Devamlı sırtlarını sıvazladı. Hakem, sezonun en kötü futbollarından birini oynayan G.Saray''a karşı; "Merak etmeyin, arkanızda ben varım" mesajını verdi. Ödemesi gereken diyet borçları olmalı.... İşlemiş faiziyle birlikte iade etti. Burak''ın attığı ilk gol, ofsayttı... Erman Toroğlu''nun, eline 2 VTR kasedi alıp, "Ofsayt değildi" örnekleri sunmasına aldanmayın. Şimdiye kadar böylesine pozisyonlar bin defa oldu, bir kez dahi eline o kasetleri almadı. Belli ki; o da yeni öğrenmiş, taze hevesle şov yapıyor! Eskiden; son savunma oyuncusuyla paralel durumdaki forvet oyuncusu; ofsayt sayılıyordu... FIFA bunu son 6 yıldır kaldırdı. Paralel adam, şimdi ofsaytta değil... Ama paraleli bozuyorsa, ofsayt... Vücudunun tamamı geçmiş-geçmemiş; hikaye! Üstelik Ahmet Çakar da; aynı gece, aynı pozisyona, hem de "Çok bariz" ifadesiyle, ofsayt dedi. Kendi kafamızdan yeni içtihadlar uydurmayalım. Federasyon bunu, seminerlerde ders diye anlatıyorsa; yanlış.. IFAB''ın bu konuda kuralı yok, FIFA''nın da yazılı uyarısı yok. Hilmi Ok ağabeyin, rüyasında gördüğü değişikliklerden biri olmalı? * * *

Gelelim F.Bahçe''ye... Dimas''a gösterilen 2 sarı kart, doğru... Sergen''in bir sarı kartı vardı... Bir faul sonrası, hakeme küfür ettiği için; bir kırmızı kart gördü. Televizyonda "Ben küfür etmedim" dedi. Hakem Sadık İllhan, rakibini arkadan ittiği için, normal bir faul çalmıştı... Zaten atış işaretini gösterip, ileri doğru gitmeye başlamıştı. Eğer, o pozisyona sarı kart göstermeğe niyeti olsaydı; atış işaretini yapmazdı. İleri doğru da yürümezdi... * * *

Sadık İlhan, maçın genelinde kötü bir yönetim göstermiş olabilir. Ama oyunun son dakikasında, F.Bahçe gibi bir takıma ve Sergen gibi bir futbolcuya kırmızı kart çıkarmak cesaretini göstermiştir. Onları bu denli hırpalarsak, sonra hepsini eyyamcı yaparız. Bakın İlhami Kaplan''a... Yiğit, korkusuz, delikanlı hakemdi. Süt dökmüş kediye çevirdiler... Çarka, düzene uydurdular. Adam; FALAKA olacağıma, YALAKA olurum dedi. Bu düzen; cesur hakemlere karşı engizisyon düzenidir. Yakında hepsini böyle DÖNME yapar! Hakemleri korkutma, yıpratma, sindirme baskılarıyla ve yoketme tehditleriyle; gün gelir G.Saray''ı, Beşiktaş''ı, F.Bahçe''yi kurtarabilirsiniz... Ama Türk futbolunu, düştüğü bataktan kurtaramazsınız. MHK gibi korkak, ödlek, kendi hakemini korumaktan aciz kurumlar da; batakta boğulmayı hızlandırır. * * *

F.Bahçe Başkanı Yıldırım''ın maç sonundaki açıklamaları da, çok garip... "Bana Ankara''dan bir telefon geldi... Şaibeler varmış" diyor. Ankara''dan kim telefon ediyor?... Sıfatı ne?... Dayanağı ne?.. İlettiği bilgi ne? Hiçbiri belli değil.... Hiçbir şey açık ve net değil... Koskoca F.Bahçe Başkanı; dedikodu bile sayılmayacak basit bir malzemeyi, ateşe körük olsun diye pompalıyor. Türk futbolunun, her zaman yangın yeni olmasının nedeni bu!