Kaydet
a- | +A

Son iki yılda olmayacak iki takıma elenen Beşiktaş; 3''te 3 olur mu endişesiyle başladı. İlk dakikalarda paslar isabetsiz... Ataklar tutuk... Şutlar savruktu... Ancak derlenip toparlanması uzun sürmedi. Zaten rakip de, İstanbul''a beraberliğe gelmiş görüntüsüyle; savunmada kalmayı ilke edinmiş... Beşiktaş''ın üzerine fazla gelmiyordu.

Bu, siyah-beyazlılara sayısal "atak üstünlüğü" fırsatını verdi. Ancak sayısal üstünlük, teknik üstünlüğe dönüşemeyince; epey zorluk çekildi.

* * * Bizim Ümit, liberoda tedirgin anlar yaşarken; Karhan''ın sakin, ciddi, etkin, yararlı ve sahaya geniş açıyla yayılan çağdaş futbolu epey göz okşadı. Ayhan, zaman zaman top kaptırması ya da yanlış paslar vermesine rağmen; kendisini aşmak isteyen bir çalışkanlık içindeydi... Orta sahayı, ciddi anlamda sahiplendi. Ancak, takımı çekip çevirmede gene de yeterlilik çizgisinde değildi. Mehmet, onun önünde daha ofansif bir görev bölgesindeydi. 13.dakikada kendini attı, hakem yemedi. 40.dakikada gerçekten budadılar... Ama "Gene mi yedirmek istedi" kuşkusuyla, penaltıyı pas geçti.

* * * Levski Sofya, ikinci yarıda daha da kapanınca; Beşiktaş pozisyon bulmakta iyice krize girdi. Bu yüzden doldur-boşalt dönemi başladı.

Tempo düştü... Hareketlilik gibi görünen şey, savrukluktu. Bilinçli ataklar devrini kapadı. Yerini endişe aldı. Nouma''yı kullanmayı da pek akıl edemeyen Beşiktaş; onu topla fazla buluşturamadı... Ayağına denk gelen bir iki topta da, Nouma etkisizdi.

Ancak 82.dakikada, iğneli fıçının içinde gol çıkarmasını becerdi. Gitti gidiyor, denilen maç son anlarda geri döndü. Sofya''ya umut götürüyoruz. İnşallah tur getiririz.