Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Hamza’nın canı Anghel’den daha mı değersiz? Romany...
0:00 0:00
1x
a- | +A

2013 Eylül ayının ılık bir öğlen vakti Ionuț Anghel ve ağabeyi Andrei, anneannelerine parka gitmek istediklerini söyler.

Torunlarını Bükreş'in Tei Parkı'na götüren yaşlı kadın, bir köşede etrafı seyretmeye koyulur.

Anneannenin de ihtiyarlığı yüzünden dikkati dağınıktır.

Anghel 4, Andrei ise henüz 6 yaşındadır.

İki çocuk, parkın dışına çıkar. Oyunları parkın dibindeki boş araziye doğru uzar.

Arazide oynarken bir anda bir köpek sürüsü etraflarını sarar.

Andrei kardeşini korumaya çalışır ancak köpeklerden biri bacağına dişlerini çoktan geçirmiştir.

Küçük Anghel’i ise sürünün diğer köpekleri yerde sürüklemeye başlamıştır.

Çığlıkları kimseye ulaşmaz. Andrei, bacağından ısırılmasına rağmen kaçmayı başararak doğruca anneannesine koşar:

- Köpekler Anghel’i yakaladı!

Yaşlı kadın çaresizce yardım ister, polisi arar ve Andrei’nin tarif ettiği bölgede ararlar.

Arama çalışmalarının ardından, küçük çocuğun cansız bedeni bir çalılığın dibinde bulunur.

Ionut Anghel'in ölümü sonrası haberler. Protestodaki pankartta "Benim sokağım barınak değil” yazısı, Bükreş parklarındaki köpek sorunu.
Başlık ResmiIonut Anghel'in ölümü sonrası haberler. Protestodaki pankartta "Benim sokağım barınak değil” yazısı, Bükreş parklarındaki köpek sorunu.

ÖNCE SAHİPLENİP SONRA SALMIŞLAR

Adli tıp incelemelerinin ardından çocuğun yüzlerce kez ısırıldığı ve kan kaybından hayatını kaybettiği açıklanır.

Olay, başıboş sokak köpeklerinden bıkmış olan Romanya’da infiale yol açar.

Anghel’in ailesi isyan eder. Mahkeme olayın üstüne gider.

İlk incelemelerde, olayın gerçekleştiği arazinin özel bir şirkete ait olduğu, köpekler konusunda bir tedbir alınmadığı tespit edilir.

Çeteleşen köpek sürüleri burayı yuva edinmiştir. Ancak mahkemede yeni bilgiler ortaya çıkar.

En çarpıcı detay ise köpeklerden birinin çipli oluşudur.

Kulağında mikroçip tespit edilen saldırgan köpek, başkent Bükreş merkezli bir hayvan hakları derneği tarafından sahiplenilmiş, sonra da sokağa salınmıştır.

JET İTLAF KANUNU

Aileye 2,4 milyon euro tazminat ödenir. Ancak olay, daha büyük tepkileri tetiklemeye yetmiştir.

Bir çocuğun bu şekilde can vermesi kabul edilemez.

Olaydan önce basına yansıyan istatistiğe göre, Bükreş’te 10 bin 500 civarında olan yıllık ısırılma vakası, 5 senede 16 bine yükselmiştir.

Sahipsiz köpek teröründen bıkan Romanyalılar sokaklara dökülür. Yürüyüşler, kampanyalar...

Yetkililer de geçmişte Avrupa ülkelerinde uygulandığı şekliyle jet hızıyla bir kanun hazırlar: 155/2001 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu

Meclisteki oylamada kanun 266 lehte, 23 aleyhte ve 20 çekimser oyla kabul edilir. Buna göre artık;

  1. İstisnasız bütün başıboş sahipsiz köpekler belediyeler tarafından toplatılacaktır.
  2. Barınaklara götürülen köpekler 14 gün içinde sahiplenilmezse ötanazi uygulanacaktır.
  3. Sahipli köpekler arasında tescilli ırk olmayanların da kısırlaştırılması şarttır.

VE KESİN ÇÖZÜM

Kanun, köpek aktivistlerini hareketlendirir. Avrupa’dan köpek hakları dernekleri önce kanuna müdahale etmeye çalışır ancak nafile. Hükûmet geri adım atmaz.

Sahipsiz köpeklerin itlaf edilmesini önlemek için geniş çaplı sahiplendirme kampanyaları başlatılır.

Binlerce köpeğe başta Almanya, İngiltere ve Avusturya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinden sahipler bulunur. Bunlar Romanya hükûmeti tarafından seve seve oralara gönderilir.

Romanya’daki bazı STK’lar kendi özel barınaklarını kurar ve köpekleri koruma altına almaya çalışırlar.

Yetkililer buna da belli barınak kriterlerine uygunlukları nispetinde müsaade eder.

2012’de tahminlere göre Bükreş’te 100 bin başıboş köpek vardır. Kanun tartışılırken resmî sayılar bunun 64 bin civarında olduğunu kaydeder.

Kanun yürürlüğe girdikten sonra Bükreş Belediyesi 51 bin köpek toplar. 23 bini sahiplenilmiş, 2 bini özel barınaklara alınmış, 26 bin köpek ise eziyetsiz şekilde itlaf edilmiştir. Uygulama biteviye devam eder.

Sayılara dair merkeze veri bildirmeden itlaf edilen köpekler de olduğu için farklı rakamlar ifade edilir. Ama neticede büyük itlaf yaşanmıştır.

Peki sonra?

Romanya Sağlık Bakanlığı, 2013 yılının ilk 8 ayında 9.700 olan ısırılma vakasının, itlaftan bir yıl sonra 3.220’ye düştüğünü açıklar.

Isırılma vakaları 2016’da 2.145’e, 2017 sonrası ise 1.000 civarına kadar düşer.

Mersin'in Tarsus ilçesinde köpek saldırısına uğrayan Ayşenur Öztunç, 2008 - İHA Arşiv
Başlık ResmiMersin'in Tarsus ilçesinde köpek saldırısına uğrayan Ayşenur Öztunç, 2008 - İHA Arşiv

ÇOCUKLARINI KORUYAMAYAN ÜLKE

Malum, daha geçen hafta Van’da 5 yaşındaki Hamza Özsoy, vücudunun büyük bir bölümü yenilerek hayatını kaybetti.

Romanya’daki bu köpek sorununu araştırınca, acaba bizde de kaç “Anghel vakası” var diye araştırayım dedim.

Onlarca STK’ya, araştırma şirketine, akademik veri tabanına baktım ama bir tane bile derli toplu, isimlerin listelendiği rapor yok.

Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Savunma Derneğinin (GÜSODER) “Başıboş Köpek Sorunu Raporu” var ama o 2024 yılına ait ve son 2 yılı kapsıyor. Bu 2 yılda doğrudan köpek saldırılarıyla 107 kişinin hayatını kaybettiği tespiti gündem olmuştu.

Peki ya daha öncesi? Durup kendim saymaya çalışayım dedim ve haber arşivlerine daldım.

KUDUZ VE AŞI ARKASINDAKİ GERÇEK

Kuduzdan ölüm vakaları çok fazla var.

Mesela 2001’de Şanlıurfa’da bir çocuk köpek saldırısı sonucu kudurarak hayatını kaybetmiş.

Bir başka haber 2003 yılına ait. Gaziantep’te 5 yaşındaki Hakan kuduza yakalanmış. Vakitli müdahale edildiği hâlde 4 doz aşı çocuğa fayda etmemiş ve ölmüş.

Aynı yıl Kilis’te yaşları 5-15 arasında 11 çocuk köpekler tarafından ısırılmış. Köpeklerin kuduz olduğu anlaşılınca Kilis Belediyesi direkt itlafa başlamış.

Köpek aktivistleri ayağa kalkmış ve konu başbakana kadar götürülerek baskı uygulanıp durdurulmuş.

Kuduzdan dolayı hayatını kaybeden Mustafa Erçetin (9 Kasım 2022)
Başlık ResmiKuduzdan dolayı hayatını kaybeden Mustafa Erçetin (9 Kasım 2022)

Yıllar içinde kuduz vakaları durmadan artmış.

Yetkililerin son yaptığı açıklamada “2014 yılında 197 bin olan temas (ısırılma) sayısı 2024’te 487 bin 794’e yükseldi. Kuduz aşısının doz başına maliyeti yaklaşık 10 dolar ve temaslı kişilere en az üç doz uygulanıyor” deniyor ki bu 1 yılda en az yaklaşık 14,6 milyon dolar demek.

Hadisenin vahametini siz düşünün.

Bursa'da köpek saldırısının yaşandığı yeri polis inceliyor, 2009 - İHA Arşiv
Başlık ResmiBursa'da köpek saldırısının yaşandığı yeri polis inceliyor, 2009 - İHA Arşiv

KAÇAN DA KURTULAMIYOR

Köpekten kaçarken ölen çocuk ve yetişkin haberleri sürüsüne bereket.

Mesela 15 sene önceye baktım. 2010’da Aksaray'da 8 yaşındaki Şerife Gök traktör, İstanbul Bayrampaşa'da ilköğretim 2’nci sınıf öğrencisi Mahmut A. minibüs ve Kocaeli’de 13 yaşındaki Bayram Varol kamyonun altında kalarak hayatını kaybetmiş.

Arka arkaya ölmüşler ve buralarda köpek sürüleri gezmeye devam etmiş.

Köpek saldırısında hayatını kaybeden Hamza Özsoy - 2026
Başlık ResmiKöpek saldırısında hayatını kaybeden Hamza Özsoy - 2026

ETLERİ YENEN ÇOCUKLAR

Doğrudan parçalanan çocuklara bakalım.

2008 yılında Mersin'in Tarsus ilçesinde 2 yaşındaki Ayşenur Öztunç, evinin dibindeki portakal bahçesinde köpekler tarafından parçalanmış hâlde bulunmuş.

2009 yılında Bursa'da 3 çocuk, 3 ayrı zamanda saldırıya uğrayıp parçalanmış.

Biri hayatını kaybetmiş, 2 tanesi ağır yaralı kurtulmuş.

Hastaneye kaldırılan ağır yaralı 3 yaşındaki Muhammet Can’ın acılı babası Yasin Öztürk şu sözlerle isyan etmiş:

“Daha önce de 2 yaşındaki bir çocuk köpekler tarafından parçalanarak öldürüldü. Ona rağmen yetkililer başıboş köpekleri toplamadı. En azından bundan sonra toplatılsın. Bizim başımız yandı, başkalarınınki yanmasın.”

Tabii manzara değişti mi?

2 yaşındaki Rana El Selci,

12 yaşındaki Eslem Teker,

9 yaşındaki Emir Mete Durna,

10 yaşındaki Mustafa Erçetin,

2 yaşındaki Ali Asaf,

10 yaşındaki Mahra Melin Pınar,

2 yaşındaki Davut Sana,

14 yaşındaki Mehmet Özer,

Son birkaç senede köpekler tarafından parçalanan çocuklarımızdan bazıları… Ölen yetişkinlere henüz saymadık.

Şimdi soru şu: Hamza’nın hayatı Anghel’den daha mı değersiz?

Cevap: Bütün bunlara rağmen bu ülkede onlarca çocuğun köpekler tarafından öldürülmesinin önüne geçilemiyorsa evet.

Demek ki çocuklarımıza Romanya kadar değer vermiyoruz.

Köpekleri toplayıp barınaklara koymak dışında bir şey yapamadık.

Hatta oralardaki yanlış muamelelerin görüntüleri de aktivistlerin ve yem lobisinin ekmeğine yağ sürdü. Belediyelerimiz kaynaklarını otel konforunda barınak yapmaya ayırdı.

Neticede çocuklarını korumayan bir ülkeye dönüşerek bu gidişle daha da çok benzer vaka göreceğiz gibi duruyor.