Kaydet
a- | +A

Amerika’da yeni vizyona giren bir film var: “THE PATRÝOT”- yani “Vatansever”. Geçen akþam, gözlerim yaþararak seyrettim. Senaryosunu, geçen yýl “Er Ryan’ý Kurtarmak” filminin senaryosu ile Oscar ödülü kazanan Robert Rodat yazmýþ. Baþrolde, “Cesur Yürek” filminin de kahramaný Mel Gibson var... Ýskoçlarýn baðýmsýzlýk mücadelelerinden Amerika’nýn baðýmsýzlýk savaþýna! Bu arada bir saptama yapayým; herhalde sapýklýk filmlerine tepki olarak, böyle vatanseverlik ve milliyetçilik temalarýný iþleyen filmler þu sýrada revaçta.

Vatanseverlik, insanlarýn vatanlarýný, milletlerini sevmeleri, vatanlarý için kahramanca savaþmalarý, aslýnda, evrensel bir olgu, hangi ülkede, hangi millette olursa olsun, en yüksek bir deðer. Onun için de, “Vatansever” filmi beni çok duygulandýrdý. Üstelik, bu filmin Amerika’nýn 18. yüzyýlýn sonlarýndaki baðýmsýzlýk savaþýnda geçen öyküsü, bizim Ýstiklal Harbimizde de yaþananlarý hatýrlatan bir öykü.

Filmin özeti kýsaca: Yýl 1776 ...Amerikalýlar, kendilerine temsil hakký dahil, hiçbir hak tanýmayan ve onlarý sömüren, Ýngiltere krallýðýndan baðýmsýzlýklarýný ilan etmiþler, kendi derme çatma askeri kuvvetlerinden çok daha güçlü Ýngiliz ordusuna karþý savaþýyorlar. Fakat baðýmsýzlýða, Krala karþý çýkmaya ve Ýngiltere’den ayrýlmaya, gaflet.dalalet ve ihanet yüzünden, karþý çýkan, Ýngilizlerle iþbirliði yapan Amerikalýlar da var. Güney Caroliana, mahalli meclisinde bu gibilerin itirazýna ragmen 13. Eyalet olarak Birleþik Devletlere katýlmaya karar veriyor. Mecliste bu karara katýlmayanlar arasýnda. Benjamin Martin (Mel Gibson) adýnda bir çiftlik sahibi var. Martin hain ve ödlek deðil; aslýnda, birkaç yýl önce kuzey batý bölgelerinde, Fransa’ya ve Kýzýlderililere karþý savaþta kahramanlýk yapmýþ, baþarýlý bir milis komutaný. O da Ýngiltere’nin sömürüsüne karþý, ama savaþmaktan, öldürmekten býkmýþ, kurulan yeni devletten pek umudu da yok. Kendisine 7 çocuk veren eþi öldüðü için çiftliðinde kalýp çocuklarýný yetiþtirmek istiyor. Ama büyük oðlu Gabriel, babasý gibi düþünmüyor ve Amerikan ordusuna -babasýnýn itirazlarýna raðmen- katýlýyor. Fakat, zalim bir Ýngiliz albayý çiftliðini basýp büyük oðlunu casus diye asmaya kalkýþýnca, aileyi tehdit edip evlerini ateþe verince, Martin, barýþcý fikirlerini deðiþtirýp, oðlunun yanýnda baðýmsýzlýk savaþýna katýlýyor, bir milis (çete) birliði kurarak, Amerika’da Ýngiliz hakimiyetinin sonunu getirecek, kýran kýrana bir muharebede en büyük rolü oynuyor. Savaþ sahneleri, çok gerçekçi. Buradaki, bazý entel kýytýrýk yazarlar, filmi “Amerikalýlarý Amerikan propagandasý yapmak”la ve filmi de “bir resmi tarih filmi” diye eleþtiriyorlar.. Amerika’da da bizimkiler gibi “Resmi tarihi yalanlýyoruz” diye tarihi tümünden inkar edenler var.

Konu evrensel PATRIOT filminin öyküsü bize hiç yabancý deðil. Benjamin Martin’in öyküsü, hatta çeteciliði, iþbirlikçiler ve hainler 1919’larda ve Ýstiklal Savaþý esnasýnda ülkemizde de, aþaðý yukarý aynen yaþandý. Savaþtan býkýp, çiftliklerine çekilen, yeni evlendikleri için, baþlangýçta Anadolu hareketine iltihak etmeyip, sonra katýlan fakat büyük hizmetler veren komutanlar, Yunan ve Aznavur birliklerinin mezalimi karþýsýnda galeyana gelip çeteler kuran veya çetelere katýlan eþraf ve vatanperver din adamlarý... Padiaþaha ve Halifeye karþý çýkmayý kabul edemeyen, iki arada kalanlar ve bunlara karþýlýk, kurulu düzenlerini bozmak istemeyenler... Anadolu mücadelesinin hele büyük devletlere karþý mücadelenin boþuna olduðuna inandýklarý için veya kiþisel çýkarlarý uðruna düþmanlarla iþbirliði yapanlar... Bu gerçek olaylar, hep Ýstiklal Savaþý hakkýnda yapýlan bizim filmlere de konu olmuþtur. Ancak, bütün bu olaylarý ana ve babalarýmýzdan, çevremizdeki gerçek kahramanlardan duyan ve bunlarý adeta bizzat yaþamýþ gibi olan bizim kuþaklara bunlar masal veya hamaset edebiyatý gibi gelmez!. Benim babamýn ve üç asker arkadaþýnýn, 1919’un en karanlýk günlerinde, tünelin ucunda en ufak bir kurtuluþ umudunun ýþýðý olmadan Sivas’a gidip Mustafa Kemal’e iltihak etmelerý, çetelerin baþýnda savaþmalarý, PATRIOT filminin öyküsünden çok farklý bir öykü müdür? Hapishaneden kaçýp babamýn çetesine katýlan Hasan Efe’nin, Anadolu’ya iltihak etmeye çalýþan Þehzadenin veya Saray damadýnýn örnekleri farklý mýdýr?

Görüyorsunuz 1776’da Amerika’da olanlarla, 1919’da Türkiye’de olanlar arasýnda vatanseverliðin göbek baðý var.. Amerika’da 224 yýl sonra,Türkiye’de 81 yýl sonra, bu yüce deðer hâlâ geçerli... Daha doðrusu geçerli olmasý gerekiyor.

Nihayet üçyüz yýllýk bir tarihi olan Amerika’da, her türlü sapýklýk emarelerine raðmen bu deðerleri yeni kuþaklara film ve kitaplarla intikal ettirmek için, belirli çabalar var. Patriot filminin son sahnelerinde, Benjamin Martin’in (Mel Gibson’un) Amerikan bayraðýný kapýp, ricat etmekte olan milislerini karþý saldýrýya geçirmesi ve bayraðýn gönderi ile zalim Ýngiliz albayýn hakkýndan gelmesi çok heyecan verici idi. Sinema salonundaki Amerikalýlarý heyecanlandýrdý. Alkýþlar koptu.. Bizde de, Milli Mücadele konusunda yapýlan filmlerde benzer hamasi sahneler vardýr. Buradaki bazý kýytýrýk eleþtirmenler þimdi PATRIOT filminin bu sahnelerini “yapay ve beylik hamaset edebiyatý” diye eleþtiriyorlar. Bizim bazý yerli kýytýrýklarýmýz da hep bu gibi sahneleri ve öyküleri, “Türke Türk propagandasý ve resmi tarih ve hamaset edebiyatý pompalamasý” diye hor görmüþlerdir. Ne var ki, her resmi tarihte ve her hamaset öyküsünde -Türkiye’de ve diðer ülkelerde- yeteri kadar hakikat payý vardýr.

Ya bizde? Evet Amerika’da, vatanseverlik duygularý “pompalanmakta” ya bizde? Gelecek kuþaklara, tarihimizin hatta yakýn tarihimizin gerçek öykülerini intikal ettirebiliyor ve onlara ayný vatanseverlik duygu ve heyecanlarýný -hele medyada bazý kýytýrýklarýn limon sýkmalarý oldukça- yeteri kadar telkin edebiliyor muyuz?

Vatanseverlik, bunlar insaný insan yapan, insaný hayvanlardan, kahramanlarý hainlerden ve ödleklerden ayýran çok yüksek ve kutsal deðerlerdir! Ama bayraðý görünce, Ýstiklal Marþýný hele yabancý bir ülkede dinleyince gözleri yaþarmayanlara bu duygularý nasýl anlatabilirsiniz ki?

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Vatanseverlik, vatan için savaþý göze almak, insanýn ailesini sevmesinden baþlar. Ýlk mücadele hattý bu yanmýþ evimizin hudutlarýdýr”

Patriot Filminde Benjamin Martin-(Mel Gibson) oðlu Gabriel ile konuþuyor...