Kaydet
a- | +A

Amerika Birleşik Devletleri tarihinin, en heyecanlı, nefes nefese geçen, sonunda, misli görülmemiş bir şekilde çıkmaza giren 2000 yılı Başkanlık seçimine, TV ekranında tanık oldum. Hoş, bütün dünya da anı anına tanık oldu, ama ben seçimleri, "çıkmazın" merkezi Florida''da izliyordum. Başkan adaylarının sonuna, kadar başa baş berabere gittikleri ve sonunda, gene Amerika tarihinde ilk defa olarak, aradan birkaç gün geçtiği halde, hâlâ, Cumhuriyetçi aday George W. Bush''un mu yoksa Demokratların adayı Al Gore''un mu kazandığı belli olmayan, eşi, emsali görülmemiş bir seçimdi bu. O gece ve şimdi gözlerimizin önünde "tarih oluşuyor" Bu olay önümüzdeki yıllarda çok konuşulacak, üniversitelerde konuşulacak, ders konusu olacak ve tartışılacak. Bazı yönleri iyi veya kötü emsal teşkil edecek, Amerika''nın iç politikasına ve de dünya politikasına damga vuracak.

Senaryo Gelişmeleri, 7 Kasım akşamından itibaren, kahraman veya kahramanların, son anda muhakkak ölümden kurtuldukları heyecanlı bir macera filmini veya oyların bir taraftan öteki tarafa gidip geldiği bir tenis maçını seyreder gibi izledim. ABD 7 Kasım günü yapılan bu seçimlerde 43. Başkanını seçecekti. Ve Anayasaya göre, oyların sayımı tamamlanmamış olsa bile, projeksiyonlara göre, ELEKCTORAL COLLEGE denilen İkinci Seçmenler Heyeti''nin, 538 toplam oyundan bir fazlasını, 270 oyu, kazanan aday, Başkanlığı alacaktı. Yıllardır olağan senaryoya göre de, önce mağlup olan aday, bir konuşma ile mağlubiyetini kabul edecek, galip gelen de zaferini ilan edecekti... Ama bu sefer senaryo uygulanamadı...

Ve gerçek Paradoksal olarak Cumhuriyetçi George W. Bush eyaletlerin çoğunda kazanmıştı ama en fazla nüfusu bulunan ve geleneksel olarak Demokratlara oy veren New York, New Jersey, Kaliforniya vb. "savaş alanı" sayılan eyaletlerde, Al Gore kazandığı için o en fazla popüler oyu kazanmış oluyordu. Halk oyları adeta % 48-48 paylaşılmıştı. Ama Al Gore 48.707.413 oyla. 48.609.640 oy alan George W Bush''tan 97.773 oy önde idi. Ne var ki Başkan, Anayasaya göre halk oyları ile değil "Electoral Kolej" (Tek parti döneminde bizde de mevcut olan Müntehibi Saniler, İkinci Seçmenler heyeti tarafından seçiliyor. Halk oyları ne olursa olsun, bu heyetin 538 toplam oyunun yarıdan bir fazlasını, yani 270 oyu alan aday Başkan oluyor aldığı halk oyları rakibinin oylarından daha az olsa bile!.. Bu seçimlerde de böyle oldu. Florida eyaleti 25 oyu ile Elektoral Koleji seçiminde anahtar durumuna gelmişti. Heyecanlı bir oylar maçından sonra Bush, Başkanseçilmiş oldu. Ama iş o kadarla da bitmedi. Sandık başlarında yapılan anketlere göre, oyların bir o tarafa bir bu tarafa gidip geldiği nefes nefese bir mücadele yaşanmıştı seçim gecesi. Gecenin daha doğrusu sabahın bir saatinde, heyecan doruk noktasında iken TV''ler önce Florida''yı Demokratların yani Al Gore''un kazandığını, sandık mahallerinden çıkanlarla yaptıklar anketlere -exit pollara- istinaden, ilan etmişlerdi. Ancak bir iki saat sonra da, aynı usullerle yapılan anket neticelerine dayanarak, bu sefer Florida''yı Bush''un kazandığını ve 270 oyla Başkan "olduğunu" ilan ettiler.

Sahne gerisi Buna göre daha doğrusu klasik senaryoya göre, Artık Al Gore''un Tenneessee''nin merkezi Kentucky''de yenilgisini toplu bulunan taraftarlarına ilan etmesi ve galip George W. Bush''u tebrik etmesi gerekiyordu. Ondan sonra da Bush, Teksas''ın Başkenti Austin''de toplanmış bulunan taraftarlarına hitap edecek, onlara teşekkür edecek ve "Zaferi" bir şölenle kutlanacaktı. Hemen sonra da Bush ve "intikal takımı" Ocak sonunda görevi devralma hazırlıklarına başlayacaklardı. Ama dedim ya bu sefer emsali görülmemiş bir durum yaşandı ve senaryo böyle oynanmadı. Bütün Amerika, TV''lerinin başlarında, Al Gore''un ve Bush''un konuşmalarını beklerken, bunlar gerçekleşmedi; sahne gerisinde başka bir dram oynanıyordu. Al Gore konuşmasını yapmak için kortejle merasim yerine hareket etmişti ki son arabadaki bir danışmanı tarafından durduruldu. Florida''dan seçimlere fesat karıştırıldığı, usulsüzlükler hatta yolsuzluklar haberleri alındığını, aradaki oy farkı az olduğu için otomatik olarak oyların yeniden sayılması gerekeceğini ve bunun için de konuşma yapmakta acele etmemesi gerektiği bildiriliyordu. Al Gore bunun üzerine, oteline dönüp telefonla Bush''u aradı, mağlubiyeti kabul konuşmasını yapamayacağını bildirdi. Rivayete göre Bush bu telefon karşısında önce şaşırmış sonra da kızmıştı.. Filmin ikinci yarısı Böylelikle heyecanlı filmin ikinci bölümü başlamış oluyordu. Şimdiki halde Florida''nın 67 seçim bölgesinde yeniden sayılan oylarda Bush 331 oyla önde gidiyor. Ancak "kesin" netice, önümüzdeki 14 Kasım Salı akşamı en geç 17 Kasım akşamı denizaşırından gelecek oyların ve belki de Florida''nın bazı bölgelerdeki oyların yeniden "elle, birer birer" sayılmasından sonra, belli olacak. Neticede gene George W Bush''un kazanacağı tahmin ediliyor. Tabii Al Gore ve yardımcıları daha fazla mızıkçılık, oyun bozanlık yapıp, işi tehdit ettikleri gibi politika alanından yargı sahasına çekip işleri uzatmazlarsa! Bunu Cumhuriyetçiler de diğer eyaletlerde yaparlarsa ve iş hem uzar hem de içinden güç çıkılır bir hale gelir piyasayı, borsaları olumsuz yönde etkiler, kötü bir emsal teşkil eder. Demokrat yanlısı New York Tımes gazetesi dahi, başyazısında bu işi fazla uzatmaması hususunda Al Gore''u uyarıyor, Amerikalılar oyun bozanlık yapanları sevmez diyor. Bu ilginç maçı izlemeye gelecek yazımda devam edeceğim.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Amerikan Başkanı''nın yetkileri anayasaya göre, Kongre''nin yetkilerinden de azdır. Yetkilerini Başkanlar fiilen kendileri arttırıp kullanırlar" Dr. Paul Soifer