Kaydet
a- | +A

İmralı''da Öcalan''ın yargılanmasını izlemek için Mudanya''da üç gün geçirdim. Allah izin verirse, karar günü için gene Mudanya''ya ve İmralı''ya gideceğim. Öcalan''ın ve avukatlarının savunmaları hususundaki izlenimlerimi ve düşüncelerimi yarın yazmak istiyorum. Ben bugün bu davanın, pek üzerinde durulmayan bazı taraflarından ve en başta Adalet Bakanlığı DGM, Genelkurmay ve Jandarma Komutanlığı tarafından Mudanya''da ve İmralı''da kurulmuş olan mükemmel düzenden söz etmek istiyorum.

CİDDİYET VE DİSİPLİN Mahkeme Salonu sade fakat gene de mahabetli düzeni ile yabancı gözlemcilerin tenkid edemeyecekleri bir ortamdı. Ses düzeni mükemmeldi.

Yargıçlar Heyeti ve Savcılar çok saygın halleri ile dikkati çekiyorlardı. Mahkeme Başkanı Mehmet Turgut Okyay çok sabırlı davranıyor ve fakat gerektiğinde otoritesini gösteriyordu. Yargılanmanın şehit yakınları, müdahil ve sanık avukatları, Öcalan''ın yakınları ve medya mensupları tarafından izlenmesi ve güvenliğin sağlanması için 15. Kolordu Komutanlığının emirleri altında kurulan düzenin kahramanları da Jandarma, subay, astsubay ve erler idi. Adaya gidebilmek için gereken formaliteleri, kimlik tespit ve kontrolünü Mudanya''daki Jandarma İlçe Komutanlığının tertemiz binasında yapan Jandarma personeli, subay, astsubay, çavuş ve erler, görevlerini büyük bir ciddiyet ve ehliyetle TSK''nın vakarına yakışan bir şekilde yapıyorlardı. Feribottaki görevli jandarmalar da. Hiç laubaliliğe kaçmadan yerli ve yabancı izleyicilere yardımcı oluyorlar. Heyecana gelen bu şehit yakınları ile şefkatle ilgileniyorlar onları incitmeden teskine çalışıyorlardı.

İmralı''da, kimlik tespitinden duruşma salonuna girilene kadar aynı ciddiyet egemendi. Duruşmayı izlemeye gelen bir yabancı büyük elçilik mensubu "Bu askerler herhalde elit bir birlikten olacaklar" dedi. Ben de "Bu subay ve erler Türk ordusunun tipik mensupları, olsa olsa bu görev için belirli bazı talimat almışlardır" diye cevap verdim.

İmralı''da eskiden sinema salonu olan mahkeme salonunun fuayesi de izleyiciler için rahat bir hale getirilmişti. Burada da gene çok ciddi personelin hizmet ettiği bir kafeteryada öğle yemeği yenebiliyor ve meşrubat içilebiliyordu. Velhasıl kimsenin şikayet edebileceği bir durum yoktu.

BASIN-YAYIN BOYUTU Öcalan''ın yargılanmasının bir başka perde arkası ve isimsiz kahramanları var. Bu davanın ve duruşmaların dünya kamuoyuna yansımasının daha doğrusu doğru yansımasının ne kadar önemli olduğu aşikar. Hele bunu peşin hükümlü hatta kötü niyetli bir dünya medyası gerçeğine karşı yapmanın da ne kadar müşkül olduğu ortada. Bu görevi Basın-Yayın Genel Müdürlüğü üstlenmiş...

Bu konuda objektif olmama imkan yok. Hayatımın yarısı Türkiye''yi genellikle ve özellikle de önemli olay ve toplantılarda dünyaya anlatmaya çalışmakla geçti. İki defa Basın Yayın Genel Müdürlüğü yaptım ve bu gibi bazı organizasyonları yönetmek durumunda bulundum. Onun için Mudanya''daki hem yerli hem yabancı basına hizmet verecek Basın Merkezini kurmak ve işletmek görevinin eski dairem olan Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğüne verilmiş olması beni heyecanlandırmıştı. Son üç günde yakından gördüm ki bir bakıma çocukluğunu gençliğini bildiğim şimdiki Genel Müdür Aydın Sezgin''in direktifleri altında, çok ehil bir kadro tarafından mükemmel bir basın merkezi hiç yoktan kurulmuş ve saat gibi hizmet veriyor. Bir bakıma kendi çocuklarım addettiğim bu gençlerin bu isimsiz kahramanların isimlerini vermeliyim. Başlarında, benim zamanımda çok genç bir eleman olan ve fakat dirayetini o yetmişli yıllarda da gösterdiği için dikkatimi çekmiş olan Tanzer Özkut hanım var. Şimdi Enformasyon Dairesi Başkanı, ekibinin mensupları da, uygulama şubesi müdürü Necmeddin Altuntaş, Sinam Kürün, Müesser Kalender, Süha Bacanakoğlu, Handan Barlas, Saadet Koç, Özlem Sarı, Mevlüt Mercaoğlu.

İşte biribirleri ile çok iyi anlaşan bu ekip duruşmalar başlamadan bir gün evvel inşaatı tamamlanan binada kurdukları merkezde yabancı ve yerli medyaya hem kimliklerini veriyorlar. Hem duruşmaları takip etmeleri için jandarma ile koordinasyonu sağlıyorlar hem de yabancı medya basın mensuplarını, duruşmanın safahati, davanın incelikleri ve Türk Adalet Sistemi hakkında bilgilendiriyorlar.Bu işlerin güçlüğünü ve nankörlüğünü bildiğim için -herkesi memnun etmek imkansızdır- ve yabancı ülkelerde de birçok basın merkezlerini gördüğüm için, Mudanya''daki merkezin bu merkezlerden aşağı kalan tarafı olmadığını ve fakat artılarının daha fazla olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunları eski Genel Müdürlüğümü kollamak için yazmıyorum. Bir hakkı teslim etmek için yazıyorum. O gençlerin takdir ve teşvik edilmeleri gerektiği için yazıyorum.

ASIL MESELE Bir sebep daha var: Bu vesile ile yıllardır statüsü pek belirlenmemiş hatta Teşkilat Kanunu bile olmayan önemli bir devlet dairesine dikkati çekmek istiyorum. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü 1920''de Milli Mücadele yıllarında, Milli Davamızı yabancılara anlatmak maksadiyle kurulmuş ve türlü şekillerde, kah İçişleri Bakanlığına, Kah Turizm ve Tanıtma Bakanlığına veya bir Devlet Bakanına bazen de Başbakanlığa bağlı olarak bugünlere kadar gelmiştir. Olağanüstü durumlarda hizmeti kaçınılmaz olmuştur ama bence hâlâ asli görevinin gerektirdiği statüye kavuşamamıştır. Bu daire bence ve zamanında da çok çalıştığım gibi başbakanlığa bağlı bir Devlet Enformasyon ve iletişim Genel Müdürlüğü statüsüne kavuşturulmalı, devletin hâlâ dağınık olan enformasyon hizmetlerini koordine etmekle ve Başbakanın yabancı medyaya hitabed sözcüğü ile görevlendirilmelidir. Daire Genel Müdürün kişilik ve gücüne göre, zaman zaman bu görevleri ad-hoc yani pratikte yapmıştır ama gereken ağırlık ve yetkileri edinememiştir.

Velhasıl Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün, genel müdürlerin başka görevlere intikal makamı ve herhangi bir bürokratik devlet dairesi olmaktan çıkarılıp, belirli ve saygın bir profesyonel statüye kavuşturulmasının zamanı gelmiştir. Babadan kalma enformasyoncu olan bugünkü Genel Müdür Aydın Sezgin, imkan verilirse gereken hazırlığı yapabilecek ehliyettedir.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Devlet hizmetleri zincirindeki en önemli veya zamanında en zayıf halka enformasyon ve iletişim halkasıdır" James Cradock-Enformasyon Uzmanı