Kaydet
a- | +A

10. Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer''i övmek için, olağanüstü bir ulusal ve uluslararası kampanya sürdürülüyor. Yabancı bir gözlemci, bana "Acaba, özellikle Batılı Devletler ne için şu sırada Cumhurbaşkanı Sezer''i böyle pohpohluyor ve onun Türkiye''de yeni bir dönemin başlangıcı olduğu izlenimini vermeye çalışıyorlar? New York''ta Birleşmiş Milletler''de kısa ve tercümanlı konuşmalarında Sezer''i ve meziyetlerini ne kadar tanıyabilmişlerdir ki ?" diye sordu. Ona göre bunda belirli bazı maksatlar vardı. Bu maksatlar, Türkiye''de de, gerek sol-liberal entellerin, yazarların ve öteki taraftaki entel yazarların gayretleri ile çakışıyor. Eğer, bu çakışma bir uzlaşmanın işareti ise ve ülkenin hayrına olacaksa, amenna... Ancak, tehlike, Sezer''in bu sanal durumu gerçek sanıp, kendisinde olduğundan fazla güç tevehhüm etmesinde. Ben, doğrusu bu övmelerin altında başka hesaplar seziyorum, Mesela TSK''ya karşı, milliyetçiliğe karşı bir denge unsuru oluşturmak gibi!

Demirel''den sonra Ancak şu da var ki, Türkiye''nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kolaylıkla aşılamayacak, hatta "egale edilemeyecek"... Maşallah hâlâ koşuyor. Nereye? Zaman gösterecek. Fakat, ombudsman olmasa bile, herhalde "bir bilen", "bir bilge" ve yakın tarihimizin birikimlerinin "muhafızı" olarak gündemde kalacak. Çankaya''da bıraktığı boşluk da kolay dolmayacak. Demirel''i sevmeyebilir, iktidarda iken, veya Çankaya''da iken bazı yaptıklarını tenkit edebilirsiniz. Ama kişiliğini ve hizmetlerini, bir kalemde silemezsiniz. Bazan kızdım ve ters düştük ama, onu hiç sevmezlik etmedim. Türkiye için yaptıklarını, hizmet ve eserlerini hiç inkâr etmedim. Şimdi de onu, daha çok arıyorum... Hem duygusal ve mecazi anlamda, hem de bazı konularda danışmak için! Türkiye''nin son yılların tecrübe birikimleri onun kuvvetli hafızasında..

Ciltler dolusu belge Başbakan iken ve Çankaya''da iken yaptıkları ciltler dolusu somut belgeler halinde yayınlanmış. Son olarak, gazeteci-yazar Hulusi Turgut''un derlediği GAP kitabını lütfedip Demirel''in kendisi bana verdi. Gene Turgut''un muazzam eseri, 2 koca ciltte bu ülkeye elli yıl hizmet veren Demirel''in eserleri, söyledikleri GÖRÜNTÜLER olarak belgelenmiş. Kişinin "Ayinesi" ve geriye kalacak olanlar da bunlardır, üst tarafı da laf-ı güzaf!

Yeni Cumhurbaşkanı Sayın Sezer, Çankaya''da bir "sözcülük" müessesesi kurmuş ve deneyimli Metin Yalman da sözcü tayin edilmiş. "Sözcüler" Başkanlarının sözlerine, görüşlerine tercüman olurlar. Yalman, ilk konuşmasında, Sezer''in, ilk dört aylık görev döneminde ikibin vatandaşın dileklerine cevap verdiğini bir başarı olarak açıkladı. Bunlar, aslında mesela Demirel döneminde olağan, rutin olarak yapılan işlerdi; başarı olarak takdim edilmesine gerek bile duyulmazdı. Yeni sözcüden, bundan sonra daha somut açıklamalar beklenir ve yedi yıllık görev süresinin sonunda da gerçek hizmetlerin belgelenmesini!..

Hulusi Turgut''un büyük bir titizlikle hazırladığı 2 kalın ciltlik GÖRÜNTÜLER eserini karıştırırken Demirel''in hizmet ve eserlerinin kolay gerçekleşmediğini, her birinin arkasında, bir öykü ve irade olduğunu görüyorsunuz. Mesela Demirel''e "Barajlar Kralı" denmesine sebep olan hizmetlerin mayası nerde atılmıştı. Onda "su ve elektrik" tutkusu nerde başlamıştı? Süleyman bey, bunu Keban Barajı''nın açılışında şöyle anlatmış: "Ben, devletin 1942''de Amerika''nın batı eyaletlerine gönderdiği ilk Türk mühendisiydim... Orada çok şey gördüm ve gördüklerimi daha sonra uygulamak imkanı buldum. Nevada eyaletinde Colorado nehri üzerinde yapılmış olan ve arkasında 30 milyar metreküp su toplayan, 2 milyon kilovat saatli bir elektrik santrali bulunan Boulder Barajı''nı gördüğüm zaman, oracıkta bir taşın üzerinde üç gün boyunca oturarak, bu muhteşem barajı sadece seyrettim. 16 sene sonra, arkasında 30 milyar metreküp su toplayan ve 1.2 milyon kilovat saatli bir elektrik santrali bulunan Keban Barajı''nın temelini atmayı Allah bana nasip ettı..." Sonra da GAP''ı ... Bunlar Süleyman Beyin hayalleri ve idealizmi idi. Rahmetlı Adnan Menderes Başbakanken, onun gözde iki en genç Genel Müdürü (O Su İşleri ben de Basın Yayın) olarak aynı otomobillerde yolculuk yaparken, barajlar konusundaki hayallerini çok dinlemiştim.

Ve televizyon Bir başka hayalin -benim de hayalimin- Televizyonun sonra da renkli TV''nin, bütün karşı görüşlere rağmen, gerçekleştirilmesi de onun iktidar dönemlerine rastlar. Tevazuu bir tarafa bırakarak, zaman zaman unutulduğu için bu konuda kendim de hatırlatmalıyım, TRT''nin Ankara''da ilk TV''nin, sağladığım Alman teknik yardımı ile kurulmasında benim de naçizane biraz rolüm olmuştu. Süleyman Demirel tarihe, asıl hizmet ve eserleriyle geçecek. Haleflerine de inşallah aynı mazhariyet nasip olur.

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Bir Süleyman''ı Fırat boğdu... Bir Süleyman geldi Fırat''ı boğdu" *ELAZIĞ HALK DEYİŞİ