Türkiye''nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 75. yaşını kutladı, 76 yaşına girdi.. Ben de onu kutluyorum! Rahmetli Adnan Menderes, yurt gezilerinde ikimizi de yanına alır, "Benim genç Umum Müdürlerim" diye bizi halka tanıtırdı. O, Devlet Su İşleri Umum Müdürü, ben de o zamanki adı ile Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürü. Demirel gözle görünür, elle tutulur başarılı hizmetler veriyor ve "Barajlar Kralı" oluyordu. Benimkisi ise, Türkiye radyolarından ve basından sorumlu olduğum için, üzerine yıldırımlar çeken güç bir makamdı. Nitekim 27 Mayıs 1960''ta benden evvelki dönemlerin sorumlulukları da, ancak bir yıldan az bir süre görevde kaldığım halde, benim sırtıma yüklendi ve Yassıada''da sekiz ay yattıktan sonra, Yüksek Adalet Divanı''nda, "Radyo davasında, sanık olarak yargılandım. Gerçi sonunda beraat ettim. Ama, rahmetli Bal Mahmut''un dediği gibi, "sevabım günahlarıma denk geldi... yattığım ve çektiklerim yanıma kâr kaldı!"
POLİTİKADA Süleyman Demirel, çok başarılı bir mühendis ve Umum Müdürdü ama politikada, zekası ve insiyakları ile çabuk, Adalet Partisi''nin liderliğine kadar yükseldi. Defalarca, Başbakan oldu. Yediği çeşitli darbelere rağmen ayakta kalmasını bildi. Ve bugün TC''nin 9. Cumhurbaşkanı olarak süresini doldurmak üzere... Hayatı başlı başına bir "fenomen"!.... Hataları yok mudur? Zaafları yok mudur? Elbette ki her fani gibi vardır. Ama Bourbon hanedanı için söylenenin aksine Süleyman Demirel, "hiçbir şeyi unutmamıştır ama çok şey öğrenmiştir" ve bu deneyimleri, bir köylü çocuğu olmanın "toprağa yakın" insiyakları ile birleşince, bugün, belki de başka hiçbir politikacıda olmayan bir güce sahiptir. "Dün dündür bugün bugündür" veya "Verdimse verdim" nev''inden sözleri, "yangınlar kötüdür", "eğitim iyidir", "Devlet yerinedir" veya "Anayasa ne diyor?" gibi özdeyişleri bazılarını kızdırsa, bazı olaylarda yumruğunu vurmayışı beni de, bazen çileden çakarsa bile, son tahlilde, bu davranışları sayesinde, ülkenin birçok vartaları ve bunalımları atlatmış olduğu da inkar edilemez. Hem unutulmamalı ki, o cebinde taşıdığı küçük Anayasa''daki yetkileri dışına çıkmamaya, kendi istekleri hilafına, gayret göstermiştir. Demirel, muhakkak ki 8. Cumhurbaşkanı Özal''dan çok farklı bir Başkan olmuştur. En büyük fark, Özal''ın yanıbaşında, bilgi ve istatistik dolu, iki üç bilgisayar varken ve rahmetli bunları çocuk oyuncağı gibi kullanırken, Yüksek Mühendis Demirel, hâlâ bilgisayarla tanışmamıştır. Masasında bilgisayar yoktur. Hesaplarını kafasında ve muhtemelen eskiden mühendislerin yanlarından eksik etmedikleri sürgülü hesap cetvelinde yapar... Bilgileri ve istatistikleri de o müthiş, mangal gibi hafızasında saklar.. Ama sakın Özal''la Demirel''i çatıştırmaya, kıyaslamaya kalkmayalım, belki kendisi de teslim edecektir. Demirel Cumhurbaşkanlığında, iktidarın ancak içinde iken anlaşabilen gerekleri neticesi, Özal''da tenkit ettiği bazı şeyleri yapmak zorunda kalmıştır... Özal''da da Demirel''in bazı vasıfları ve dikkatleri olsa idi, belki o da bazı şeyleri yapmaz veya başka türlü yapardı. Demirel de öyle.. Keşke beraber çalışabilselerdi! Süleyman Demirel''in, bence en üstün tarafı milliyetçilik ve vatanseverliğidir. Ama hemen bir mülahazat hanesi açayım; keşke bazı modalara kapılıp "anayasal vatandaşlık" gibi ucube kavramları ortaya atmasa idi... Ama gene de insiyakları ve milliyetçiliği ağır bastı da bu konuda fazla ileri gitmemeyi bildi. Velhasıl Süleyman Demirel''in sevapları ve meziyetleri, muhakkak ki günah ve zaflarından üstün gelir.
MİLLİYETÇİ VATANSEVER Bakın Demirel''in Anayasal süresi sona ererken, "kaht-ı rical" yani rical kıtlığında, onun yerine seçilecek kişiyi parlamento kendi içinden bulamıyor... Parlamento dışından aday aramak için de, şu bağlamda, konjonktür müsait değil! Bazıları "Baba" lakabını istihza ile kullansalar bile Demirel, aslında milleti ile bütünleşmiş bir "Baba"dır.. hataları ve sevapları ile.. Parlamento içindeki muhtemel adaylardan, daha doğrusu adaylığa soyundukları söylenenlerden hangisi, Demirel''le boy ölçüşebilir. Siz Cumhuriyeti başka hangisine emanet edebilirsiniz? Bunun için de, gerçekçi olarak, eski siyasi rakibi Ecevit''in dediği gibi, Demirel''in görev süresini uzatmaktan başka çare yok. Sağlığı da maşaallah demir gibi! Uzatmada goller bile atar... Allah ona kuvvet versin!
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Devlet adamı, kendisini, milletinin hizmetine vakfeden politikacıdır... Politikacı ise, milletini kendi hizmetine koşan devlet adamıdır" Georges Pompidou-Eski Fransız Başbakanlarından..
Politikacı hükümeti bilen adamdır. Hükümeti yönetmek için de politikacı olmak gerekir. Devlet adamı, on-onbeş yıldır ölmüş bulunan bir politikacıdır. Harry S. Turuman-Eski ABD Başkanlarından

