Feministleri kızdırmaktan korkmasam, bazı kadın köşe yazarlarının yazdıklarına bakarak, "ellerinin hamuru ile" bazı konularda ahkam kesmeseler daha iyi olur, diyeceğim! Bu bazı hanımların, siyasi ahkam kesmelerinden de öte, başlıca gazetelerimizde erkeklerin ve de kendilerinin anatomilerindeki mahrem organlardan, cinsel olaylardan pervasızca söz etmeleri de herhalde, benim olduğu kadar, çoğu okuyucuların da ar ve hayâ duygularını rencide ediyordur. Bunlar belki belirli dergilere yazılır da, günlük gazetelerde, hele "hanım" yazarlar tarafından, renkli canlı ortaya dökülünce, bence biraz ayıp oluyor. Doğrusu, bunların emsalini hiçbir saygın Amerikan veya Avrupa gazetesinde görmek mümkün değildir. Yok, eğer bunlar, AB''ye girip özgürleşmenin ve çağdaşlaşmanın işaretleri ise ve "Çağdaşlık" bu ise, o başka!..
Sataşmak... Bu "hanımlardan" biri, kendi Genel Yayın Müdürünün "en iyi dört köşe yazarından biri" ilan ettiği Perihan Mağden, RADİKAL''de, hangi hamur teknesinden ellerini bulaştırdığı belli "hamuru" ile, "Fena Halde MHP" diye Milliyetçi Hareket Partisi''ne sataşmış. Bu Parti "değişmedi" diye isteri krizleri geçiriyor. Bir defa, MHP''yi hiç tanımamış, anlamamış ki değiştiği veya değişmediği hakkında nasıl hüküm verir? Hem MHP''nin değiştiğini MHP''den kim iddia ediyor ki? Milliyetçiliğini, vatanseverliğini ve ilkelerini değiştirmemek bütün diğer partiler arasında MHP''nin ayrıcalığı ve üstünlüğüdür. MHP, sırf Perihan Hanımı ve benzerlerini hoşnut etmek için, ne bu ilkelerden ne de inanmış tabanından taviz veremez...
Bahçeli''nin tavrı Genel Başkan Devlet Bahçeli''nin şu sırada bir koalisyon bunalımına sebep olmamak için ülke çıkarları uğruna sergilediği ölçülü, temkinli ve sabırlı üslup -ucuz popülizmden kaçınması- yanlış yorumlanmamalıdır. Diyarbakır''da, HADEP''li Belediye Başkanı''nı alkışlaması da!.. Onun konuşmaları dikkatle okununca MHP''nin "değişmediği" görülür. Bunu dost düşman doğru algılamalıdırlar. "Fena haldeki" Perihan "Hanım", MHP''nin değişmediğine kanıt olarak ileri sürdüğü hususları da, "fena halde" yanlış ve demagojik olarak ifade etmiş olsa bile, bunlar aslında partinin üstünlükleridir. Doğru söylemiş; MHP, çok şükür ki, "Kopenhag kriterlerı denen yabancı dayatmalarına boyun eğmemenin, TSK''dan sonraki en sağlam garantisidir", hanımın deyimiyle, Türkiye''nin milli egemenliğinin AB uğruna feda edilmesi önündeki "tıkaçtır". Bu tıkaçlar olmasa acaba ne olurdu? MHP-HADEP ve CHP Perihan "hanım" MHP-HADEP konusunda da saçmalamış: "Eğer HADEP bir yakınlaşma tablosu sergilemişse, bu HADEP''in eseri ve özverisi" imiş... Hanım, anlaşılan HADEP gerçeğini anlamıyor. Bazı siyasiler gibi, o da HADEPin PKK''nın dublörü olduğunu, her gün sergilenen delillere rağmen göremiyor.
Anlaşılan HADEP''in ne olduğunu ne yapmak istediğini bilmeyen sadece Perihan Hatun değil. Ötedenberi ve maalesef dostum, CHP Genel Başkanı Altan Öymen de dahil, CHP ve HADEP arasında işbirliğinden söz ederler. Herhalde CHP''nin kurucularının Mustafa Kemal''le İsmet Paşa; bölücülüğünden Arap harem ağasından başka kimsenin şüphesi olmayan bu hülle Partisi ile, oklarından biri hâlâ "milliyetçilik" olan CHP arasında işbirliği değil, en ufak bir teması bile duysalar kemikleri sızlardı..
Ama Bakın, Yavuz Donat''ın istihbaratına göre CHP''de Kurultay öncesinde, anlaşılan (daha doğrusu mevsuk kaynaklarca doğrulanan) temaslar var. Şimdi HADEP herhalde CHP''nin yeni Genel Başkanından müspet cevap bekliyormuş. Ben, gene de, iki önde gelen adayı, Altan Öymen''i ve Deniz Baykal''ı tenzih ederim. Siyaset uğruna hele CHP''nin iktidar uğruna yapmaması gereken bazı şeyler olmalı...
Şehitler ve gaziler Şehitler ve gaziler Haftası''nı geride bıraktık ama bu münasebetle yazmam gereken bir hususu ihmal etmişim. Bir okuyucum hatırlattı. Kore ve Kıbrıs gazileri üç ayda bir 180.000.000 kadar Gazi Maaşı alırlar yani ayda 60 milyon kadar. Bunun gazilerin hakkını ödeyemeyeceği meydanda. Zaten onlar da para için çarpışmamışlardı. Kore gazilerine, Birleşmiş Milletler madalyası verildi. Büyük yararlık gösterenlere de Amerikalılar, Silver Star ve Bronz Star Madalyalarını verdiler. Türkiye Hükümeti madalya filan vermedi. Hatta, bir aralık maaşları bile kesildi. Ve Kıbrıs gazilerine de madalya verileceği çok söylendiği halde 26 yıldır bu vaat, her nedense gerçekleştirilemedi. Güneydoğu gazilerine herhalde maaş bağlanmıştır, ama madalya verildi mi bilmiyorum. Hem Kıbrıs hem Güneydoğu gazilerine ve şehit ana-babalarına, paradan da önemli olan bu özel şeref madalyalarının verilmesi öncelikle gerekir, kanaatindeyim. Kendi ülkesinin madalyasını göğüslerinde taşımak ve evlatlarına bırakmak bu kahramanlara en büyük ödül olcaktır...
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI * "İktidar (Siyaset) ifsad eder... Mutlak ikdidar mutlaka ifsad eder" LORD ACTON
"İktidara gelen bir dost kaybedilmiş bir dosttur" HENRY BROOK ADAMS

