Kaydet
a- | +A

New York Times Gazetesi birkaç yıldır Türkiye''de temsilciliğini yapan Stephen Kınzer''in, Elazığ mahreçli bir röportajını yayınladı; sadece başlığı bile, Kınzer''in 1915''te Birinci Dünya Harbi esnasında cereyan eden olaylar hakkında, ne kadar peşin hükümlü olduğunu gösteriyor: "Bölge Bölge Ermeniler''in Soykırımını hatırlıyor".. Yani Kınzer bey, tarihteki bu olayları ve her iki taraf hakkında doğru dürüst bir araştırma yapmadan, Ermeniler''in soykırımına tabi tutuldukları peşin inancı ile, Elazığ''a gitmiş, herhalde seçme bazı yöre sakinlerine, peşin hükümlü sorular sormuş ve onlardan da, yaşları müsait olmadığına göre, babalarından veya dedelerinden rivayeten, "Ermeniler''i alıp götürmüşler ve şu dağın üzerinde öldürmüşler"...veya "Nah şuralara gömmüşler" nevinden cevaplar almış. Kınzer''e göre, Yasemin Orhan adlı ve Elazığ Üniversitesi mezunu bir genç kız, daha açık bir cevap vermiş; "Bunları okulda öğretmiyorlar, ama ilgili iseniz öğrenmenin çok yolu var. Muhakkak ki çok Ermeni öldürülmüş!" Nevzat Gönültaş adındaki, yerel "tarihçi", Telekom görevlisi de şöyle konuşmuş: "Diğerleri burada yaşamadıkları için olanları bilmezler.. Babam bana söylemişti Türkiye o zaman zayıfmış ve Ermeniler ayaklanmışlar ve onları öldürme emri gelmiş... Hepsini öldürdüler bu savaş değil soykırımı idi!" Bir başka yerel kişi, fabrika işçisi Selahattin Çınar da "Burası Ermeni bölgesi idi... Ama artık yoklar... Ölmüşler, öldürülmüşler, kovulmuşlar! Hükümetimiz itiraf etmiyor, niçin ''Bizim yoğurdumuz ekşidir'' desinler ki!" diyesi imiş!

Resmi tarih mi? Stephen Kınzer, Türkiye''de resmi çevrelerin ve bazı enteller hariç, çoğu kişilerin bu "hakikatleri" inkar ettiklerini yazıyor ve ilave ediyor: "Ama gerçekler arşivlerde.... 1915''teki olaylar hakkında gerçekleri öğrenmek isteyenlerin buraya (Elazığ''a) gelmeleri yeter!" Kınzer, anlaşılan, Ermeniler''in Türkler tarafından soykırımına tabi tutulduklarına, bu konuda hiçbir ciddi inceleme yapmadan bu olayların Türk tarafını görmeden, hatta objektif tarihçileri, mesela Profesör Bernard Lewis''i, Profesör Stamford Shaw''u okumadan kabul etmiş, Türkiye''nin artık Avrupa Birliği''ne adaylığı da söz konusu olduğu için özür dilemesi gerektiğini yazıyor.

Entel kapalı devresinde Kınzer, Türkiye''de kaldığı müddetçe, bazı konular hariç objektif davranmış ve yazmıştır. Ne var ki, onda da ekseri yabancı gazetecilerin zaafı hakimdir, buraya gelirler ve belirli ideolojik görüşleri olan çoğunluğu tanımayan ve temsil etmeyen bir kapalı devre çevreye takılırlar. Parantezi içinde; Kınzer''in boş zamanlarında mahalli bir entel radyoda disk jokeylik yaptığına da işaret etmeliyim. Kınzer, mesela, MHP seçimlerde kazanana kadar, benimle konuşmaları hariç, MHP hakkında yakından bir bilgiye sahip değildi ve MHP''yi küçümsüyordu. MHP kazanınca, ilk temas imkanlarını benim vasıtamla aradı. Ermeni konusunda da, aynı çevrelerin etkisi altında kaldığı aşikar. Bu çevrelerde hakim olan ve son zamanlarda belirli çabalara dönüşen görüşü de Kınzer''inki ile aynıdır: "Ermeniler''i öldürdüğümüzü itiraf edelim...günah çıkaralım!" Burada "soykırım" iddialarını Türk okuyucuların önünde cerhetmeye kalkışacak değilim. Ama ilk bakışta sevgili Elazığlılar''a görev düşüyor, aralarındaki çatlak seslerin kimliklerini, kökenlerini ve ideolojik görüşlerini bulup açıklamak, telefonla yaptığım küçük bir araştırmadan anladığım kadar Kınzer, Elazığ''da belirli mesela İnsan Hakları Derneği, ÖDEP vb. mensubu kişilerle konuşmuş ve fakat ayrı bir görüş ifade edebilecek, mesela bölge tarihini çok iyi bilen ve öyle tanınan Günerkan Aydoğmuş''la konuşmamıştır. Bu nasıl bir objektif araştırmacılıktır?.. Anlayamadığım bir şey daha var. Bazı konularda mangalda kül bırakmayan medyamızın büyük bir kısmının ve saygın kalemlerinin Kınzer''in bu röportajına karşı hiç tepki göstermemiş olmaları!.. Acaba "resmi tarih" kompleksinden veya onların da AB''ye girerken, Kınzer gibi, bu konuda da günah çıkarmamız gerektiğine inandıklarından mı?

Ermeni konusundaki çabalarım Türkiye''yi dışarda enformasyon konularda temsil ettiğim yıllarda ve gazetecilik hayatımda, kendimi adadığım konulardan en önemlisi, sözde Ermeni soykırımı konusundaki yalanları cerhetmekti. Yeri gelmişken, Amerika''da araştırmaları ve yoğun çabaları ile bu konuda büyük hizmet veren ve bana çok yardımcı olan iki kişiyi şükran ve minnetle anmalıyım. Dr. Cengiz Kevenk''i ve Kerim Önder''i! Türkiye''nin dış politikası konusunda yazdığım, Washington''da yayınlanan kitabımda bu konuya açıklık getirmiş ve Armenian Review adlı Ermeni dergisinden "Yanlış bir dava ancak bu kadar iyi ve objektif savunulabilir" diye tersinden bir övgü almıştım. Arkadaşlarımın "Fazla görüntü verme seni de öldürürler" diye uyarmalarına rağmen, Amerikan televizyonlarında defalarca gerçekleri anlattım. Nitekim evime bomba koydular, tehditler yağdırdılar. Hatta Türk Evi''nin önünde patlatılan TNT kalıplarının bir hedefinin de ben olduğumu sonra öğrendim. Ama yılmadım. Sonuna kadar da "Ermeni soykırımının" koskoca bir yalan olduğu inancımı belirtmeye çalıştım. O talihsiz olaylarda, binlerce masum Türk''ün Ermeni Taşnak çeteleri tarafından barbarca öldürüldükleri de, bir ölüm kalım savaşında cephe gerisindeki bu hareketlere karşı Ermeniler''in, başka bölgelere gönderilirken nahak yere telef oldukları da doğrudur. Ama asıl suçlular ve kurbanlar kimdir, tahrikler nerden gelmiştir? Ve yeni nesil Ermeni teröristlerin kıydıkları onlarca güzide diplomatımızın hesabını niçin sormuyor Stephen Kınzer? Bu somut kanılara sahip olmamın bir kaynağı da Gaziantep ve Maraş''ta Fransızlarla işbirliği yapan Ermeni çeteleri ile dişe diş göze göz mücadele eden rahmetli babam Kılıç Ali''nin kendi gözlemleridir. Ben bunları belirttikten sonra bu olayların, artık tarihin raflarına kaldırılması, yaralara tuz basılması gerektiğine inanıyorum. Ülkemizdeki sadık Türk vatandaşları da sanırım aynı fikirdedirler. Onları da artık huzursuz etmemek gerekir. Sonra rahmetli Alparslan Türkeş dahi, Ermenistan''la iyi ilişkiler kurulması için çok çalışmıştı. Artık bu zorunlu ilişkilere de asla dibi bulunmayacak iddiaları canlandırarak engel olmamak gerek! ....... NOT: Amerika''da, Türklükle ilgili bütün davalarda, Türkler''e karşı bütün hareketlere karşı mücadelenin başını çeken çok etkili Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu ve buna bağlı olarak İnternette Amerika''daki ve dünyadaki Türkler''i harekete geçiren, dayanışmalarını sağlayan Turkish Forum var.. Bu iki kuruluş Kınzer''in yazısı konusunda da örnek bir mücadele veriyorlar. Candan kutluyorum!

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Dünyayı bu yıllarca tekrarlanan ''Zavallı, açlıktan ölen Ermeniler'' teranesinden, propagandasından kurtarmak lazım!" Amerikan Generali Harbord