Kaydet
a- | +A

Bugün Allah izin verirse, Öcalan''ın ve avukatlarının savunmalarını dinlemek üzere İmralı''dayım. Davada karar aşamasına gelinirse kararı da dinleyinceye kadar orada bulunacağım. Kararın sür''atle verilmesi gerektiğine inanıyorum. İş uzadıkça, içerden ve dışardan suyu çıkarılıyor. Hani, nerede ise Öcalan mağdur durumuna getirilecek! Adaleti yerine getirmek için, kılı kırk yarmak ve savunmaya bütün imkanları tanımak, hatta istenen makul mühletleri de vermek gerekiyor. Ama davayı fazla uzatmanın, adaletin tecellisine engel olabileceği de varit... Savunma avukatlarının hoşgörüyü istismar etmeleri de! ÖCALAN''IN ŞİKAYETİ Savunma avukatları, Öcalan yakalanalı beri, basında hakkında yazı yazanları, hakettiği sıfatları kullananları, ben dahil, davayı etkiledikleri gerekçesiyle, savcılığa şikayet etmişler. Bir defa ben ve diğerleri Öcalan hakkındaki sıfatları, en az onbeş yıldır kullanırız ve onun hakkındaki düşüncelerimizi açıkça söyler dururuz.. Şikayetimizin miladı acaba yakalanışından sonra mı? Biraz garip bir durum!.. Hoş, yargıyı etkilemek söz konusu ile dışardan Öcalan davasını etkilemeye çalışanlar, "Öcalan asılmamalıdır, asılamaz!" diyerek, sadece yargıyı değil maalesef dünya kamuoyunu etkilemekteler.. Bunlara karşı hangi hukukî tedbir alınabilir? Bakınız İngiltere''de bir Lord Cenapları, Avrupa Parlamenterler Konseyi Başkanı Sayın Lord Russeli Johnston, Hürriyet Gazetesi''ne verdiği bir demeçte, Öcalan asılırsa, yani idam hükmü infaz edilirse, Türkiye ile Avrupa Konseyi arasındaki ilişkilerin "dondurulabileceğini" buyurmuşlar! Hatırlardadır bu ilişkiler 12 Eylül müdahalesinden sonra da dondurulmuştu.. Lord Hazretleri bir türlü PKK''nın ve Öcalan''ın terörist olduklarını kabul edemiyor. "Bu tartışmalıdır" dedikten sonra,

ama, "Öcalan terörist olsa bile adil bir şekilde yargılanmalı, kötü muamele görmemelidir" diye fetva veriyor. Öcalan''ın yakalandıktan sonra da, İmralı''da da, kötü muamele görmediği, hatta şehit yakınlarının tepkisini görecek kadar rahat yaşadığı belli.. Davanın da, Türk kanunlarına göre adilane cereyan ettiğinden kuşku yok. Öyle ise, Lord Hazretleri acaba bir mümeyyiz gibi neden ve ne hakla bu ihtarı çekiyor Türkiye''ye?.. İdam cezası Avrupa Konseyi''nin ilkelerine ters düşebilir ama bu ceza bizim Ceza Kanunumuzda var oldukça, Öcalan''lar var oldukça ve hele terör devam ettikçe Türkiye''nin koşullarına ve gerçeklerine ters düşmüyor, aksine caydırıcılık unsurunu oluşturuyor!

CEVAPSIZ KALAN SORU Ve hep sorduğum ve bir türlü cevabını alamadığım bir soru: Lord cenapları ve diğerleri acaba Öcalan''ın kaderi ile neden bu kadar yakından ilgileniyorlar... Ben bunun sadece bir ilke ve insaniyet meselesi olduğuna inanmıyorum. Bu ilke varit olsaydı Sayın Lord cenapları, Güneydoğu''da onbeş yıldır kadınlar, çocuklar katledilirken, insanlık adına en az şimdi Öca lan için yaptıkları kadar ses çıkarmalı idiler, ayaklanmalı idiler! "BBC Radıo 4" için yapılan bir tartışma programında (karşımda Murat Belge vardı) bana idamın yapılmaması için akla gelen bütün itirazlar ileri sürüldü.. Avrupa''nın idamı hoş karşılamayacağından, Öcalan''ın, asılırsa mağdur-kahraman olacağına, idamdan sonra Türkiye''ye karşı kanlı eylemler başlatılması tehlikesine kadar... Ben Öcalan''ın asılsa da asılmasa da bazıları tarafından zaten mağdur şehit sayılacağını (Öcalan için şehit kelimesini kullanmak bile caiz değil ya!) söyledim.. Şiddetli tepkilere gelince Türk devletinin, yıllarca en vahşi terör eylemlerine karşı direndiğine göre, bu kuru gürültülere ve şantajlara pabuç bırakamayacağını anlattım! Bir de hep ileri sürülen bir husus var: Öcalan asılmaz ise bu Güneydoğu''da barış için bir imkan sağlar ve kapı açarmış... Bu safiyane bir düşünce. Aksine, dış baskılar altında Öcalan asılmaz ise, "TC Devleti korktu, Avrupa''nın gücüne, PKK''nın gücüne direnemedi" diyeceklerdir. Küçük bir mekana kapatılarak infaz edilecek müebbet hapis cezasının Öcalan için, ölümden daha ağır bir ceza olacağı da söyleniyor. Belki de doğrudur, ama bu cezanın gerçekten müebbet olacağı ne malum! Bu iddiaya karşı dedim ki: "Ben milletimi ülkemi bilirim. Biz aslında hunhar bir millet değiliz. Çabuk unutur çabuk affederiz. Gerçi Öcalan''ın cinayetleri o kadar çabuk unutulmaz ve affedilmez ama biraz zaman geçtikten sonra dışardan ve içerden telkinler, baskılar başlar. "Öcalan''a af" diye.. Bu doğrultuda dışardan dilekçeler gelir, uluslararası platformlarda toplantılar yapılır, içerde ve dışırda mitingler yapılır ve bakarsınız beş on yıla kalmaz, Öcalan bu sefer hapisten kahraman olarak çıkar..." Sakın olmaz olmaz demeyin...olmaz olur!

MİLLET AFFETMEZ Ve son sözümü de söyledim, eğer Öcalan idama mahkum edilmez ise veya edildikten sonra bir şekilde mesela TBMM tarafından cezası müebbet hapse çevrilirse buna önayak olacak ve oy verecek siyasileri kimse milletin büyük çoğunluğunun gazabından kurtaramaz. En az ben bunca yıl ekran başında şehitlerin Türk bayrağına sarılı mübarek naaşlarının resmi geçidini, gözlerim yaşlı seyrettikten sonra, Öcalan''ın bağışlanmasını asla affetmem.. Sayın Lord cenapları da diğerleri de işte bu duyguları bilemezler... Hem Sayın Lord''un idam konusundaki sözlerinden sonra söylediği bir şey daha var ki, asıl niyetin ne olduğunu hemen belli ediyor: PKK''yı bir türlü terör örgütü sayamayan Lord cenapları lafı hemen klasik öneriye getiriyor: "Avrupa Konseyi" diyor "Türkiye''de terör sorunu çözüldükten sonra Türk devletinin Güneydoğu''daki Kürt nüfusuna yönelik yeni bir politika geliştirmesi görüşünü taşıyormuş." Bu görüşten ne murat edildiği malum; Kellim kellim lâ yenfa: Bölgeye özerklik verilmesi! Öyle ise bunca mücadeleyi niçin yaptık, bunca şehidi ve yaralıyı niçin verdik?