Kaydet
a- | +A

Türk Silahlı Kuvvetleri''nin, MGK''nın, Avrupa Birliği''ne üye değil aday olabilmemiz için, önümüze konulan Kopenhag Kriterlerinin tümünü kabul etmemiz için Başbakanlıkta, herhalde Dışişleri ağırlıklı İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreteryası eşgüdümünde hazırlanan, Türkiye''nin bu hususta alması gereken önlemlere ilişkin raporu ile mutabık olduğu söyleniyor ve bizim kıytırıklar da bayram ediyorlardı. Ben de pek inanmamakla beraber doğrusu endişeleniyordum. Radikal Gazetesi''nde, Adnan Keskin''in bu konudaki haberi ile yüreğime su serpildi. Meğer, aslında Milli Güvenlik Kurulu Sekreterliği bu rapora "ortam uygun değil önerisi" ile muhalefet şerhi koymuş ve herhalde bu rapor, MGK''da ele alınacak ve revize edilecek.. Şimdi de bizim kıytırıklar ve de PKK''cılar, kızgın PKK organlarının MGK Genel Sekreterliği''nin karşı şerhine karşı çıkmaları bile MGK''nın bu konuda ne kadar haklı olduğunu göstermek bakımından karine teşkil ediyor.

Soldan tırmık.. Bütün bu karşıtlara, Cumhuriyet Gazetesi''nde, eski tüfeklerden bir zamanlar, ideolojisi gereği Avrupa''ya diş bileyen Aydın Engin, "MGK Ses verdi: AB''ye I-ıh" başlıklı yazısında tercüman oluyor ve aklınca, MGK''ya da alaycı bir üslupla "tırmık" atıyor. MGK Genel Sekreterliği raporunda, çok doğru olarak, şu doğru görüşlere yer verilmiş: "Türkiye''nin demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları konusundaki eksikliklerinin dile getirildiği AB raporları büyük ölçüde, çoğu ülkemize karşı önyargılı olan kurumların taraflı ve sübjektif görüşlerine, istinaden hazırlanmaktadır. Bu nedenle Türkiye''nin milli bütünlüğüne üniter devlet yapısına ve kendisine özgür gerçeklerine uymayan aşırı ve haksız AB taleplerinin yerine getirilmemesinin uygun olacağı..." Alt komisyon raporunda teklif edilen değişiklik ve yeni düzenlemelerin Devletin gözetim ve denetimini yok denecek düzeye indirecektir ve amaç dışına taşmıştır. "Anayasa ve yasa değişikliklerinde ülkemizde gerekli uygun ortam ve koşulların oluşturulmasına kadar milli menfaatlerimize zarar verebilecek şekilde AB üyesi devletlerin (dahi) yasal mevzuatından daha ileri düzenlemelere gidilmesi yanlış olacaktır."

Kaleminize sağlık.. Hay ağzınıza ve kaleminize sağlık! AB''nin emrine her ne pahasına ve ülkemizin koşullarına bakılmadan, balıklama girme çabalarına bundan iyi cevap verilemezdi. Raporda bazı önerilere ve bence maalesef, idam cezasının kaldırılmasına katılınmamakla beraber, hayatî konulardaki bazı önerilere, açık seçik, "veto" deniliyor.

"Hayır"lar Kopenhag Kriterlerinin, "azınlık dilleri ve kültürlerinin korunması, özendirilmesi ve kısıtlanması" çerçevesinde Kürt kimliğinin tanınmasına, Kürtçe TV''lere izin verilmesine tabii HAYIR. (Aydın Engin gibiler pembe gözlüklü enteller, eğer bilmiyorlarsa TSK bu kriterin kabul edilmesinin ucunun nereye varacağını çok iyi biliyor.) Yüksek Askeri Şûra kararlarının, yeni Cumhurbaşkanımızın da istediği gibi sivil yargı denetimine tabi tutulmasına da HAYIR. MGK kararlarının Bakanlar Kurulu''nda öncelikle alınması kuralının kaldırılmasına ve MGK Genel Sekreteri''nin asker değil sivil olmasına da tabii HAYIR! Düşünceyi ve anlatım özgürlüğünü "açık ve yakın tehdit" durumunda bile kısıtlanmamasına da kocaman bir HAYIR...

Niçin? Çoğu eski tüfeklerin, eski komünistlerin Sovyet döneminde uluslararası hareketlere, Avrupa ve Amerika ile yakın ilişkiler kurulmasına bu kadar karşı çıktıkları halde, şimdi neden Avrupalılar''a ve AB''ye bu kadar bağlandıklarını ve neden Avrupa''nın çığırtkanı olduklarını merak mı ediyorsunuz? Cevabı basit. Sovyetler''in gücü ile yıkamadıkları Türkiye''yi Türkiye Cumhuriyeti''ni, şimdi Avrupa Birliği''nin dayatması ile yıkmaya çalıştıkları için! Kürt Milliyetçileri de öyle! İlginç bir gelişmeye de dikkat ediniz. Başbakanın Diyarbakır''daki sözlerinden fena halde gıcık alan HADEP''liler ve PKK''lılar (ikisi artık birbirine karışıyor) Ecevit''e hücumlarının temposunu pervasızca arttırmaktalar. PKK organından bir başlık: "HADEP son kez uyardı!" Bu "uyarılarda" asıl isteklerinin barış filan olmadığı da açığa vuruluyor. Ama bu pervasızlığın hatta küstahlığın arkasında önemli bir âmil var. Ecevit''in, Hükümetin bu küstahlıklara karşı daha sıkı çıkmasına da ihtimal vermiyorlar ve tıpkı Osmanlı''nın inkıraz döneminde, devletin "düveli muazzama" ile korkutulduğu gibi, "sonra sizi AB amcalarımıza şikayet ederiz, onlar haddinizi bildirirler!" demek istiyorlar... Çok geçmeden, gerek Ecevit''in sözlerine, gerekse MGK''nın muhalefet şerhine Avrupa canibinden "uyarılar" gelmesini bekleyiniz!

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI GÜNÜN FİKİR KIRINTISI * "Bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı. Hakimiyet-i milliyeye (milli egemenliğe) müstenit, kayıtsız ve şartsız bağımsız yeni bir Türk devleti tesis etmek.." (Mayıs 1919)

* "Devlet ve milletin, mukadderatında, millet iradesi hakimdir. Ordu, işbu milli iradenin hadimidir."

(Temmuz 1919) Mustafa Kemal