Kaydet
a- | +A

Papa II. Jean Paul 13 Mayıs 1981''de, kendisini Vatikan''da yaralayan Mehmet Ali Ağca''yı affetti ve 1 Şubat 1979''da Abdi İpekçi''yi öldüren terörist, 21 yıl sonra Türkiye''deki cezalarını çekmek üzere, ülkemize iade edildi. Dünya, Ağca''yı "Papa''yı vuran adam" olarak biliyor da, bizim sevgili Abdi İpekçi''mizi öldürdüğü ancak dolayısı ile marjinal olarak hatırlanıyor. Herhalde, daha önce İtalyan-Türk makamları arasında bir anlaşma yapılmıştı ki, Papa bağışladıktan sonra iade operasyonu hemen süratle yapıldı; şükürler olsun ki "iade edilecek-edilmeyecek" sıkıntıları yaşanmadı. Ağca hakkındaki İpekçi cinayetinden giydiği idam hükmü, çıkarılan bir kanun dolayısı ile 10 yıl ağır hapis cezasına çevrildiği için, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk''e göre, şimdi hesapça 10 yıldan 158 gün az, yani tam 9 yıl, 6 ay 27 gün hapis yatacak... İpekçi ailesinin avukatı Turgut Kazan''a göre, o kadar bile yatmayacak, çok geçmeden elini kolunu sallayarak çıkacak ve "biraz" garip olacak! Kazan''ın sözlerinden, onun da benim gibi, Ağca''nın sevgili Abdi''yi öldürmesinden dolayı, bu kadar ucuz kurtulduğuna, hatta idam edilmeyeceğine kızdığı anlaşılıyor. Benzetmekle, hata olmaz; ben de Kazan''ın, Öcalan''ın idam edilememesinin bariz garabeti karşısında, bir hukukçu olarak sessiz kalmış olmasına rağmen, şimdi Ağca''nın da kurtulmasına haklı olarak, kızmasını en azından dikkate şayan buluyorum. Ne var ki, sevgili Abdi namertçe öldürüldükten sonra Mehmet Ali Ağca eğer elime geçse idi, kendi elimle öldürebilirdim. Ama 21 yıl sonra! Kızgınlığım geçmemiş olsa bile, ne bende, sanırsam ne de Kazan''da, hatta ne de sevgili Sibel İpekçi''de evlatlarında ve de kamuoyunda normal insan tabiatı gereği, o eski hırs kalmamış gibidir.

Ağca ve Öcalan Buradan nereye geleceğim? Gene teşpihte hata olmaz; Öcalan''ın da, artık idam edilemeyeceği belli oldu ya, eğer 20 yıl ağırlaştırılmış hapiste yatsa bile, sonunda O''na karşı da ne kamuoyunda, hatta ne de şehit yakınlarında aynı kızgınlık ve hırs kalmayacaktır ki tahminim, o kadar hatta on yıl hapis yatsa bile daha fazla kalmasına insan hakları savunucusu AİHM müsaade etmeyecektir.

Ağca da, eğer Papa''ya suikast teşebbüsünde bulunmayıp da; sadece İpekçi''yi öldürdükten sonra Avrupa veya İtalya''ya kaçsaydı, Türkiye''ye iade edilmesi bir tarafa, Avrupalılar''ın şefaatı ile çoktan serbest bırakılmıştı! Ölenler ölmekle kalıyorlar! 20-30 yıl hapislik hem de tek başına hapislik kolay mı diyeceksiniz? Ağca da belki Papa''ya karşı akim kalan cezasını çekmiştir. Ünlü "Fatıma hadisesi" de yardımcısı olmuştur! Ama ya, bizim Abdi''mizi öldürmesinin cezası? Kamu vicdanı tatmin olacak mıdır? Adalet yerini bulacak mıdır?

Anılar Bunlar Ağca''nın affı ve iadesi ile ilgili düşünce egzersizlerim. Ama ben, asıl 21 yıl öncesini düşünüyorum. Ağca''nın İpekçi''yi katletmesi ve sonrası ile ilgili kendi anılarımı! Abdi İpekçi benim can dostumdu, kardeşimdi. Aramızdaki düşünce ayrılıklarına rağmen, çok yakın arkadaştık, birlikte çok iyi çalışırdık. Ben Amerika''da iken oğlu Sedat''ı bana emanet etmiş ve beni onun velisi yapmıştı. 1 Şubat 1979 akşamı beni delegasyonda teleks başına çağırdılar (o zaman kolay uluslararası görüşmeler, cep telefonları yoktu, teleksleşilirdi) Abdi''nin sekreteri sevgili Melek ağlayarak, bana kara haberi veriyor, Boston''da okulda olan oğluna haberi, münasip şekilde, başka yerden duymadan benim vermemi ve Sedat''ı hemen Türkiye''ye göndermemi istiyordu. O gece sabaha kadar otomobil kullanarak, Boston''a, Sedat''ın okuluna gittim, haberi verdim ve Sedat''ı yanıma alarak New York''a döndüm... Çocuğu Türkiye''ye göndermek hayatımın en güç görevlerinden biri oldu! Sonra, TV''lerden sorular başladı. Büyük kanallar, ABC, NBC, CBS beni haber programlarına davet ediyorlar ve bilgi istiyorlardı. Genel kanaat Ağca''nın arkasında, "Bozkurtların" yani MHP''nin veya Ülkücülerin olduğu yolunda idi. Ben de fazla birşey bilmiyordum ama, MHP veya Ülkücü örgütlerin, hele rahmetli Türkeş''in böylesine şen''i bir komplonun içinde yanında hatta civarında olamayacağına inanıyordum. Bugün de, o zamandan beri edindiğim bilgilerle aynı kanaatteyim. MHP''nin ılımlı ve objektif bir gazeteci olan ve Türkeş''in de bu yüzden saygısını kazanmış İpekçi''yi öldürtmekte ne yararı olabilirdi ki? Bana kalırsa (ki hâlâ öyle düşünüyorum) bu olayda bir KGB-Bulgar Gizli servisleri manipülasyonu vardı. Suçu MHP''nin üzerine yıkmak da bu komplonun bir parçası idi.

Papa olayı Tesadüf, Papa''ya suikast teşebbüsü yapıldığında gene New York''ta görevli idim. Hiç unutmam BM''deki Daimi Temsilci Yardımcısı Büyükelçi Coşkun Kırca ve rahmetli Sinan Korle ile bir Çin lokantasında yemek yiyorduk. Koruma memurumuz haberi verince ben içime doğmuş gibi: "Bizde bu talih varken ister misiniz terörist Türk çıksın!" dedim. Tabii hemen televizyonlardan talepler geldi ve muhtelif programlara çıkıp bu suikastin arkasında da Bozkurtların veya MHP''nin teşkilat olarak bulunamayacağını anlatmaya çalıştım. MHP''nin Papa''yı da öldürtmekten ne çıkarı olabilirdi ki? Bana öyle geliyor ki ne Abdi İpekçi cinayetinin ne de Papa suikastinin esrarı hiçbir zaman çözülemeyecek. "İsa''nın oğlu" olduğuna inanmış, yarı meczup Ağca''nın da, bundan sonra, gerçeği açıklaması da beklenemez. Açıklamak istese bile birileri, herhalde buna da engel olmaya çalışırlar. Onun için de Mehmet Ali Ağca''nın bu sefer çok iyi muhafaza edilmesi ve korunması gerekiyor!

GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Mehmet Ali Ağca ya çok akıllı, ya da hakikaten deli bir kişi!" İtalyan Savcı