Kaydet
a- | +A

E mekli Tuğgeneral Veli Küçük, büyük bir Türk kahramanı olan Giresunlu Topal Osman Ağa adına Giresun''da bir anıt yaptırmak için teşebbüse geçmiş.

Topal Osman, menkıbeleri ile Giresunlular''ın sevgilisidir. Evlerinin, iş yerlerinin duvarlarında onun resimleri vardır. Arkadaşı olan babamdan dinlediğim öyküleri ile benim de özel bir kahramanımdır. Savaş meydanlarında yaptıklarının bir tanesi bile anıtlaştırılmasına değer. Anıtının yapılmasında geç bile kalınmıştır.. Veli Küçük Paşa''yı bu kıymetbilirliğinden dolayı candan tebrik ederim. Bir süre evvel Giresun''daki üniversiteye adının verilmesi teklif edilmiş, bazı kıytırıklar "Bir eşkıyanın adı üniversiteye verilemez!" diye engellemişlerdi.

Topal Osman kim? Rahmetli Topal Osman, asla bir "eşkıya" değildi, emsalsiz ve büyük bir Türk kahramanı idi.. Eşkıyalık ve para pul için değil, vatan aşkına, yıllarca Karadeniz "uşaklarından" kurulu müfrezeleri ile cepheden cepheye koşmuş, Balkan Harbinde, Kafkasya''da çarpışmış, bu savaşlarda bir ayağı topal kalmıştı! Büyük harp sonrasında Karadeniz bölgesinde şımaran ve Pontus Rum İmparatorluğunu ihya etmeye çalışan ve bunun için de, Müslüman Türk halka karşı etnik temizliğe girişen Rum çetelerine karşı amansız bir mücadele vermiş, sonra milis alayı ile Sakarya Meydan Muharebesine katılmış, Koçgiri Kürt İsyanının bastırılmasında da gene Karadenizli "alayı" ile büyük hizmetleri geçmişti. Mustafa Kemal, kendisine ölesiye bağlı ve sadık Topal Osman''ı Ankara''nın o muhataralı döneminde Muhafız Kıtası komutanı yapmıştı. TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal''i Topal Osman''ın Karadeniz kıyafetli "uşakları" korudular.

Sonra, piyeslere, filmlere konu olacak bir trajedi yaşandı Ankara''da. Topal Osman, Mustafa Kemal''e sadakatinin diyetini, gene Mustafa Kemal''in emri ile idam edilmekle ödedi. Bu paradoks inkılap yıllarının bir trajedisi idi aslında!

Ölesiye sadakat Mert, vatan sevgisini ve sadakati en önemli değerler bilen Topal Osman, onun Meclisteki amasız hasmı Trabzon mebusu Ali Şükrü''yü, tuzağa düşürerek öldürmüştü. Böylelikle liderini bir düşmandan kurtardığına samimi olarak inanmıştı. Olay, Millet Meclisi Başkanının başına büyük badire açtı. Muhalifleri onu mesul tuttular. Ancak Mustafa Kemal bu cinayeti ne emretmişti ne de kanunsuz "infazı", amasız bir mücadele döneminde insaf ölçülerini kaçırmış, siyasi bir hasma karşı yapılmış olsa bile, tasvip edebilir, sadık adamı Osman''ı da koruyabilir ve kurtarabilirdi.

Tarih ve kadirbilmezler Bu trajedinin son perdesi Çankaya''da oynandı. Mustafa Kemal büyük bir nefis mücadelesi sonunda, muntazam Muhafız Kıtası komutanı Yüzbaşı İsmail Hakkı Tekçe''ye Topal Osman''ı tevkif etmesini emretti. Topal Osman teslim olmadı. Bağında kuşatıldı ve müsademe esnasında öldürüldü. Topal Osman''ın böyle öldürülmesi, Mustafa Kemal''in hayatındaki en büyük vicdan azabı olmuştu.

Şimdi, "eşkıyanın adı Üniversiteye verilmez" diye diretenlerin sülalesinden birileri, Topal Osman adına anıt yapılmasına da karşı çıkıyorlar. "Ermeni Soykırımını belki yapmışızdır" diyenler gene tıynetlerini ortaya koyuyor ve soykırımın doğru olduğu imasını sürdürerek, İttihatçı bir militan veya Teşkilat-ı Mahsusa mensubu Topal Osman''ın 1915''teki o olaylara da karıştığını iddia ediyor. Yani Topal Osman "öyle" ise, soykırım da "böyle" demeye getiriyorlar akılları sıra!

Bununla da kalmayıp, babaları, dedeleri Milli Mücadele esnasında sırtüstü rahat yatarlarken, tünelin ucunda hiçbir ışığın görülmediği o dönemdeki "kadrolara" ve bu arada, Komintern''in Moskova''nın talimatı ile Komünizmi yaymak için Anadolu''ya gelmekte olan Dr. Mustafa Suphi''ye ve arkadaşlarına fiilen engel olan diğer bir kahramana, Yahya Kaptan''a da laf atıyorlar. Sonra da işi Susurluk''a ve General Veli Küçük''e bağlıyorlar. Ne biliyorlar ki, o "Susurluk" gayya kuyusundan, "gerçek gerçekler" birgün ortaya çıkınca, çok şey medyun olduğumuz "milli kahramanlar" çıkmayacak.

Tarihi yapanlara karşı Bayılıyorum, bu şimdi rahat köşelerinden, tarihi yapanlara karşı kendi tarihlerini yazanlara, tarih ve tarihteki gerçek kahramanlar hakkında kendi ıdeolojilerine göre ahkâm kesenlere... Bu kahramanlar olmasa idi, yaptıklarını yapmasalardı, Türkiye -ve asıl kendileri- bugün nerelerde olurlardı acaba? Topal Osman da, Yahya Kaptan da, o küçümsedikleri Milli Mücadele kadrolarındakiler de Murat Belge''nin ve diğerlerinin asla kabına varamayacakları kadar büyük ve gerçek "milli kahramanlardır" Anıtları dikilmese bile milletin gönül ve vicdanında çoktan anıtlaşmışlardır!