"Vietnam Savaşı"... Soğuk savaşın en sıcak, en kanlı boyutu, sona ereli 25 yıl geçmiş... 30 Nisan 1975''te Amerikan kuvvetlerinin, kısaca ''Nam'' diye andıkları bu savaştan çekilmelerinden sonra Güney Vietnam Ordusunun kesin mağlubiyeti üzerine Vietkong kuvvetleri Saygon''a giriyor. Bu hezimetin sembolik fotoğrafı, Amerikan Büyükelçiliğinin damına o gün inen helikopterlere girmeye çalışan Güney Vietnamlı mülteciler.. Sayıları yarım milyonu bulan, çok modern ve güçlü silahlarla techiz edilmiş Amerikan Kuvvetleri, silah ve techizat bakımından daha zayıf, fakat kararlı Komünist Vietkong gerillalarına karşı çok kötü iklim ve arazi şartları içinde, çetin bir mücadele vermelerine rağmen düşmanı yenemiyorlar kısacası ABD, tarihinin ilk askeri hezimetine uğruyor. Ve bunca yıldan sonra bile bu mağlubiyetin travmasından, kompleksinden ve kendi toplumunda bıraktığı izlerden tamamiyle kurtulmuş değil.
Derin yaralar Daha önceki savaşlarında, birlik olan Amerika''da, Vietnam savaşında, insan zayiatı sonunda 58.000 kişiyi bulana kadar arttıkça özellikle gençler arasında, savaş aleyhtarlığı da artıyor. Hemen hemen her üniversitede, hemen hemen her gün, protesto gösterileri yapılıyor, güvenlik kuvvetleri ile gençler arasında şiddetli mücadeleler yaşanıyor. Hatta 10 Mayıs 1970''te Ohio''daki Kent Üniversitesi''ndeki nümayiş esnasında, Milli Muhafız Kuvvetleri gençlerin üzerine ateş açıyor ve biri kız 4 öğrenciyi öldürüyorlar. Gençlerin bazıları, (bunların aralarında sonra Başkan ve Başkomutan olacak Bill Clinton da var) askere gitmeyi reddediyorlar. Asker kaçaklığı bir iftihar vesilesi haline geliyor. Vietnam savaşına karşıtlık ortamı, o zamana kadar çoğunlukla muhafazakar olan Amerikan toplumunda, merkezi otoriteye güvensizlikten başlayarak, ahlakî ve psikolojik yaralar açmıştır.
Nerede hata yapıldı? ABD''nin bu neticesiz ve sonunda felaketle bitecek savaşa nasıl katıldığı ve bu bataklığa gittikçe nasıl saplandığı, yapılan değerlendirme hataları; stratejik ve taktik hatalar başlı başına bir araştırma konusudur. Nitekim, bugün ABD''nin Harp Okulu West Point''e "Nasıl girdik, neden kaybettik" özel bir kursun konusu. ABD, bu belayı soğuk savaş şartları içinde, Başkan Truman''ın Komünizmi tecrit etmek, Başkan Eisenhower''ın "domino teorisi" denilen, Güney Doğu Asya ülkelerinden birinin Komünistlere "kaybedilmesi" halinde, bütün ülkelerin dominolar gibi devrilmesini önlemek maksadıyle Kuzey''deki Komünist rejime karşı Güney Vietnam hükümetlerini askeri ve ekonomik yardımlarla desteklemek politikasına sonra da sayıları tedricen arttırılan Amerikan askeri birlikleri ile nihayet 1964''te fiilen savaşa katılarak üzerine aldı. Vietnam ve Kamboçya''nın (Hindi Çin''inin) müstemlekeci devleti Fransa''nın askeri kuvvetlerinin Vietkong gerillaları tarafından Dien Bien Fu''da hezimete uğratılması Amerika''yı bu savaşa iten bir dönüm noktası idi.. Önce az sayıda askeri danışmanlar ve destek kuvvetleri göndermekle başlayan "katılım" neticede Amerika''nın bu savaşa takriben 550 milyon kişilik bir kara deniz hava kuvvetini angaje etmesine, 58.000 ölü vermesine ve milyarlarca dolar harcamasına yol açtı. Vietnam''a ilk olarak kuvvet gönderen Kenndy''den sonraki Başkanlar, Johnson ve Nixon, hep "Vietnam''ı kaybeden Başkan" olmamak için ve Vietkong''un üstün askeri kuvvetleri ile sonunda muhakkak ezileceğine inandıkları için, Vietnam bataklığından bir türlü kurtulamamışlardı.
West Point''de West Point''deki Vietnam dersinde öğretmenlerin ve öğrencilerin çoğu bu savaşın "yanlış yerde, yanlış savaş olduğu" hususunda anlaşıyorlar. Bazı öğrenciler savaştan kolay ve erken çekildi diye Nixon''u suçluyorlar. Ama bütün başkanları da zaman zaman yanlış kararlar almakla, Başkomutan General Westmoreland''ı "ara bul ve yok et" taktiklerinden dolayı, başarıyı düşman cesedi saymaya endekslediği için suçluyorlar. Çünkü Vietkong''lular ölmekle de bitmiyorlar yenilmiyorlar. Dersteki bir kız öğrenci: "Suç sadece bir kişide değildi, kollektifti" bir diğer öğrenci de "savaş tek boyutlu değildi, düşük yoğunlu gerilla savaşı, büyük birlikler savaşı...her türden savaş vardı Vietnam''da. Hangisine nasıl mukabele edeceğimize karar veremedik!" diyor ve bu savaşta düşmanla dostu, yani Güney Vietnamlılar''ı Vietkong''lulardan tefrik etmenin güçlüğüne işaret ediyor. Bu ders ve tartışmalar akademik ve afaki de değildi. Amerikan Kuvvetlerinin ilerde, benzeri savaşlara girebileceği de düşünülüyor ve "Vietnam Tecrübesi"nin yararlı olacağı söyleniyor. Gene de dersteki tartışmalardan ortaya çıkan bir şey var: Vietnam Sendromu, yani Amerika''nın bundan sonra kendi kamuoyunun tepkilerinden çekindiği için insan zayiatı vermekten aşırı derecede çekinmesi ve Körfez Savaşında olduğu gibi, neticeyi uçaklar ve füzelerle almaya çalışması. Ama bir soru daha var. Ölmekten korkmayan bir düşmana karşı ne yapabilirsiniz?.. ABD şimdi Vietnam''la uzlaşmaya, büyük bir pazar olan bu ülke ile ekonomik ve siyasi ilişkileri kuvvetlendirmeye çalışıyor. Ancak aradan 25 yıl geçmiş olmasına rağmen ne ABD toplumunda ne Vietnam''da yaralar tamamiyle iyi olmuş değil. Bunun canlı bir delili geçenlerde yaşandı. ABD Başkanlık ön seçimlerinde Cumhurbaşkanlığı adaylığı için mücadele vermiş olan John McCain, son günlerde, Vietnam''da, Saygon''da (şimdiki adı ile Ho Chi Mınh (Vietkong''un lideri ve savaşta başkomutanı) kentinde idi...eşi ve oğlu ile birlikte. Bu savaşa deniz kuvvetlerinde av pilotu olarak katılan McCain''in uçağı 1967''de düşürülmüş ve Saygon''da, "Saygon Hilton" denilen berbat bir hapishanede, bir hücrede altı yıl çoğu zaman ayakları ve elleri kelepçeli kalmıştı, işkence görmüştü. McCain, hayatının altı yılını yiyen bu yeri oğluna ve eşine göstermek istemişti. Hem de bu bir iyi niyet ve geçmişi unutmak ziyareti olacaktı. Ancak McCain, anlaşılan, Vietkong''lular tarafından kendisine ve arkadaşlarına yapılan eziyeti unutmamış ve affetmemişti; bunu, ev sahiplerinin yüzlerine karşı, hiç çekinmeden ifade etti. Altı yıl boyunca dehşet içinde yaşadığı hücreleri yeniden görmek, herhalde acı hatıralarını canlandırmış, kinini alevlendirmişti... Tabii Vietnamlılar da, bu sözlere karşılık, binlerce Vietnamlı''nın hayatına mal olan savaşı ve Amerikan bombardımanlarını unutmadıklarını söylediler. Savaş daha doğrusu Vietnam Sendromu "bitmedi".
GÜNÜN FİKİR KIRINTISI "Biz deniziz... Amerikalılar da balıklar!"
Ho Çhi Mınh
"Bu savaşı yanlış tarafın kazandığına inanmıyorum."
John McCain

