Özledim… Hem de çok özledim…
‘Melek kızım’ deyişinizi özledim… Sıcacık, yumuşacık ellerinizi, en kederli zamanlarınızda bile gülen gözlerinizi, içten o gür sesinizle "Allah" deyişlerinizi, akşam yemeklerimizden sonra içtiğimiz sade kahvelerimizi özledim…
Öyle çok şey öğrendim ki sizden… Öyle çok şeyi değiştirdiniz ki hayatımda… Yaşamıma kattığınız tüm güzellikler için minnettarım size. Eğer sizi tanımasaydım hayatım çok eksik kalırdı. İyi ki Yüce Allah yaşamlarımızı bir noktada kesiştirdi. İyi ki sizin gibi kıymetli bir insana ‘Baba’ diyebilme lütfuna eriştim. İyi ki sevgiyle bağrınıza bastınız beni.
İlk karşılaşmamızı hatırlıyorum. İlk tanıştığımız o unutulmaz günü…
Medya dünyasında bir efsane olmuş, ismi herkes tarafından saygıyla anılan Enver Ören’in gelin adayı olarak karşınıza çıkacağım o gün isminizin büyüklüğünden ürkmüş, dizlerim heyecandan titrerken o sıcacık gülüşünüzle karşılamıştınız beni… Sevginiz ve içtenliğinizle öylesine sarıp sarmalamıştınız ki o gün, daha o ilk anda size karşı sonsuz bir sevgi ve saygı hissetmiş, o olağanüstü kişiliğinizin hayranı oluvermiştim. Daha o zaman anladım manevi büyüklüğünüzü...
Öğrenecek çok şey vardı sizden, biliyordum. Ve bunun için müthiş bir heyecan duyuyordum. Her görüşmemiz benim için bulunmaz bir nimetti. Sizin gibi maneviyatı büyük birinin o derin sözleri, her sohbetimizde ışık olup damla damla aktı yüreğime… Bütün dikkatimle dinlerdim anlattığınız o değerli sözleri.
Öylesine derinden etkilerdiniz ki beni… Sizden sonra uzun uzun düşünürdüm sohbetlerimizi…
Gerçek bir baba şefkatiyle yaklaştınız hep bana. Gerçek bir evladı bağrınıza basar gibi aldınız beni yüreğinize… Sizin kalbinizde her daim özel olduğumu hissettirdiniz. Bunun için Allah’a her zaman şükrediyorum.
Ne mutlu bana ki sizin gibi değerli bir insana, hayatının sonbaharında en çok arzu ettiği şeyi Rabbim benimle nasip etti… En büyük arzunuz torununuzu kucağınıza almaktı. Çok şükür nasip oldu… Nazlı’mın doğumunda nasıl da bir çocuk gibi mutlu ve heyecanlıydınız… Ona bakışınızı, ona duyduğunuz derin sevgiyi anlatmaya kelimeler yetmez. Allah’ıma binlerce şükürler olsun ki Nazlı’m dedesini tanıyabildi, onun sevgisini yaşayabildi. Ve Ahmet Faruk’um sizden sonra bize Rabbimin bir nebze de olsa ilacı, tesellisi oldu… O sizi görme lütfuna eremedi ama sizin yolunuzda yürüyecek inşallah…
Sadece bizlere olan sevginizle değil, hayattaki duruşunuzla, Yaradan’ın yarattıklarına olan sevginizle, merhametinizle de bizlere daima örnek oldunuz…
İnsanların değerlerini yitirdiği, her şeyin para olduğu bu dünyada esas olanın sevgi olduğunu öğrettiniz bize.
Bilmenizi isterim ki; sizin öğrettikleriniz daima yaşamımızın pusulası olacak…

