Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
ABD’nin Maduro’yu kaçırmasının anlamı
0:00 0:00
1x
a- | +A

ABD’nin Maduro operasyonunu nasıl değerlendirmek lazım? Mehmet Ortakaya ChatGPT’ye konuyu sormuş ve şu cevabı almış:

“Bir devlet liderinin Amerika gibi tek bir ülke tarafından yargılanması çoğu uluslararası hukuk uzmanı ve ülkeler için meşru kabul edilmez, çünkü, bu tür bir işlem, özellikle askerî güçle yakalama ve başka bir ülkeye taşımayı içeriyorsa, uluslararası hukukun (egemenlik, devlet başkanlarının dokunulmazlığı, BM Şartı vb.) temel ilkeleriyle çelişir.

Eğer Maduro gibi bir lider uluslararası düzeyde 'meşru' olarak yargılanmak isteseydi, bunun için daha uygun olduğu düşünülen başlıca uluslararası mahkemeler şunlar olurdu:

1. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM)

UCM, savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçlar gibi en ciddi uluslararası suçların yargılandığı sürekli bir mahkemedir. UCM, Roma Statüsü’ne taraf ülkelerin liderlerini, hatta makamda oturmakta olan devlet başkanlarını dahi yargılayabilir. UCM, Venezuela’ya ilişkin bir dosya açmış ve mahkeme Venezuela’daki ciddi insan hakları ihlallerine dair soruşturmayı yeniden yürütme kararı vermiştir. Bu tür bir yargılama, uluslararası hukukun verdiği yetkiye dayanacağı için genellikle daha meşru kabul edilir, çünkü mahkeme, uluslararası anlaşmalarla (Roma Statüsü) kurulmuştur ve geniş bir devletler topluluğunun onayını almıştır.

2. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Tarafından Kurulan Özel Uluslararası Mahkeme

BM Güvenlik Konseyi eskiden (örneğin Yugoslavya veya Ruanda için) olduğu gibi geçici uluslararası ceza mahkemeleri kurabilir. Bu tür bir mahkeme, BM’nin güvence ve desteğiyle uluslararası meşruiyete sahip olur. Ancak bu, siyasi bir süreç gerektirir ve daimî üyelerin (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) veto hakkı nedeniyle her durumda yürürlüğe konamayabilir.

3. Uluslararası Adalet Divanı (UAD)

UAD (Lahey) devletler arası uyuşmazlıklara bakar; bireyler hakkında suçlamalara değil. Bu nedenle Maduro’yu bireysel suçlamalarla yargılamaz. Ancak, devletler arası ihlaller ve uluslararası hukukun ihlali iddiaları için mahkemeye başvurulabilir. Bu da bireysel cezai sorumluluktan ziyade devlet davranışının hukuka uygunluğunu tartışmaya açar.

Neden sadece Amerika’daki bir federal mahkeme meşru sayılmıyor?

Maduro gibi görev başında bulunan bir devlet başkanının dokunulmazlığı uluslararası teamüllerle korunur. Uluslararası hukuka göre egemen bir devletin liderini başka bir ülke mahkemesinde yargılamak için ya o ülkenin rızası veya uluslararası bir karar (örneğin UCM veya BM kararı) gerekir. ABD’nin Venezuela liderliğini resmî olarak tanımıyor olması, uluslararası hukukun merkezi ilkelerinin otomatik olarak geçersizleştiği anlamına gelmez.”

***

Bu tespitler benim daha önce dile getirdiğim hususları doğruluyor. ABD kendisini uluslararası sistemin ve hukuki kurallarla kurumların üstünde görüyor. Durumu ancak uluslararası mahkemelerde değerlendirilebilecek ve gerekirse yargılanabilecek olan Maduro’yu bir operasyon düzenleyerek kaçırıyor. Bu hareket, aslında insan haklarına saygı göstermeyen, halkının kutuplaşmasına ve fakirleşmesine katkıda bulunan, yüz binlerce vatandaşının ülkeyi terk etmesine yol açan Maduro’yu insanların gözünde hem mağdur hâle getiriyor hem de daha sevimli görünmesine sebep oluyor.

ABD Başkanı Trump, hızını alamamış olmalı ki, Maduro’nun ABD’ye kaçırılmasından sonra çok sayıda ülkeye ve insana da tehditler yağdırmaya başladı. Bu tavır, zaten zayıf olan kaideli ve kurumlu uluslararası sistemin tamamen yıkılma yolunda ilerlediğinin ve dünyanın çıplak kaba gücün egemenlik kurabileceği bir sürece girmekte olduğunun işareti olarak okunabilir.

Atilla Yayla'nın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR