Kaydet
|

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın Donald Trump’la yaptığı görüşmeye ilişkin anlattığı bir diyalog, aslında Orta Doğu’daki yüzyıllık meselenin özünü birkaç cümleyle ortaya koyuyor. Trump’ın Golan Tepeleri’nin İsrail toprağı olduğunu söylemesi üzerine Şara’nın, “Golan sizin toprağınız değil; İsrail’e toprak vermek istiyorsanız New Jersey’i verin” mealindeki cevabı, esprili olduğu kadar ciddi bir hukuk ilkesine de işaret ediyor: Ülkeler ancak kendilerine ait olan topraklar üzerinde tasarrufta bulunabilir.

Golan meselesinde uluslararası hukukun genel yaklaşımı da budur. İsrail, Golan Tepeleri’ni 1967 savaşında işgal etti; 1981’de bölgede kendi idaresini kurdu. BM Güvenlik Konseyinin 497 sayılı kararı, bu işlemi hükümsüz ve uluslararası hukuk bakımından geçersiz saydı. BM bugün de bölgeyi “işgal altındaki Suriye Golanı” olarak tanımlıyor. ABD’nin 2019’da İsrail egemenliğini tanıması bu uluslararası hukuki tabloyu değiştirmez.

Filistin’de Yahudiler 19. yüzyıldan önce de yaşıyordu. Ancak Osmanlı Filistini’nde nüfusun büyük çoğunluğunu Arap Müslüman ve Hristiyan topluluklar oluşturuyordu. Avrupa’dan örgütlü Yahudi göçünün ilk önemli dalgası 1882’de başladı. Theodor Herzl ise özellikle 1896’da yayımladığı Der Judenstaat ve 1897’deki Birinci Siyonist Kongre ile siyonizmi uluslararası bir programa dönüştürdü. Basel Kongresi’nin hedefi açık biçimde Filistin’de Yahudiler için güvence altına alınmış bir yurt kurulmasıydı. Herzl bunun için Osmanlı makamlarıyla da temas kurdu. Osmanlı yönetiminden Filistin’de Yahudi yerleşimini ve siyasal projeyi mümkün kılacak bir imtiyaz elde etmeye çalıştı; Osmanlı makamları bunu kabul etmedi.

II. Dünya Savaşı ve Nazi zulmü Yahudilerin Avrupa’dan Filistin’e göçünü daha da hızlandırdı. Filistinli Araplar göçü ve bir Yahudi devleti kurulması projesini bütünüyle kabullenmiş değildi; özellikle 1920’lerden itibaren güçlü bir siyasal muhalefet vardı. Dolayısıyla asıl mesele, bölgede yaşayan çoğunluk nüfusun kendi geleceğini belirleme talebi ile dışarıdan gelen ve devlet kurmayı amaçlayan örgütlü siyonist hareketin hedeflerinin çatışmasıydı.

Bugün uluslararası hukuk bakımından “işgal” kavramı en sağlam biçimde 1967’den sonra İsrail’in kontrolüne geçen Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan gibi bölgeler için kullanılabilir. Uluslararası Adalet Divanı ve BM organları İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında egemenlik iddia edemeyeceğini, toprakların zor kullanılarak kazanılamayacağını ve yerleşim politikasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu açık biçimde belirtiyor.

“Burası bize vadedilmiş topraktır” biçimindeki dinî veya tarihî iddialar da modern uluslararası hukuk bakımından tek başına egemenlik hakkı doğuramaz. Bir topluluğun binlerce yıllık tarihî veya dinî bağı elbette önemlidir; fakat böyle bir bağ, o topraklarda yaşayan başka insanların mülkiyet, siyasal temsil ve kendi geleceğini tayin haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aksi kabul edilirse dünyanın çok büyük bir kısmının sınırlarını antik çağdaki nüfus hareketlerine ve kutsal metinlere göre yeniden çizmemiz gerekir.

İsrail’in güvenlik kaygısının başka bir devletin toprağını kalıcı biçimde ilhak etme hakkı doğurduğunu kabul etmek de, uluslararası sistemi son derece tehlikeli bir yola sokar. Rusya, Çin, Türkiye, İran veya herhangi başka bir devlet de aynı mantığı kullanabilir. “Güvenliğim için komşumun toprağına ihtiyacım var” ilkesi genelleştirildiğinde barış değil, sürekli savaş ortaya çıkar.

Şara’nın New Jersey esprisi, bu yüzden, basit bir nükteden fazlasıdır. ABD gibi hukuka, devlet egemenliğine ve kurallara dayalı uluslararası düzene vurgu yapan bir ülkenin bu ilkeyi yalnız rakipleri için değil müttefikleri için de savunması gerekir. Golan Suriyelilere aittir. Filistinlilerin kendi geleceğini tayin hakkı da aynı ilkenin başka bir görünümüdür. Kalıcı barış, komşunun toprağından güvenlik gerekçesiyle parçalar koparmakla değil, herkesin sınırına, mülkiyetine ve siyasal haklarına aynı ölçüde saygı göstermekle kurulabilir.

Atilla Yayla'nın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.