Kaydet
a- | +A

İstanbul''dan otoban''a girince bozuk yollar Bayramoğlu-Çayırova''dan başlıyor. Geç de olsa yama yapılmıyor değil. Tamirat, tek şeritten trafiği engellemeden yapılıyor. Yapılıyor ama trafik işaretleri ya düşmüş ya yola kaymış. Parçalanmış lastikler ve meyve kasası sandıklarını otoban üzerinde bulmanız da mümkün. Aman ha dikkat! Bir yaşlı kamyon sürücüsü aracına "Fırtına Sadık Baba" yazdırmış. Sol şeritten hız yapıyor. Gebze''de bir meczup otobanda yürüyor araçlara inat. Yol üzerindeki çimento fabrikaları hem yolu, hem yeşili rengine boyuyor. Demir ve boru taşıyan uzun araçlar kesinlikle işaret veya bayrak kullanmıyor! Ve bir hız şahin''le#de aman Allahım! Çoğu da 34 plâkalı. Almanya''da otobanda bile olsa 130 kilometre hızın üzerindeki kazalarda sigorta dirhem ödemiyor, sorumluluk üstlenmiyor. Kaynaşlı yokuşu''nda 34 OOL 15 plâkalı TIR iki şeritli yolda hemcinsleriyle yarışıyor! Gerisinde uzun bir kuyruk oluşuyor anında. Yine de geçemiyor. Yol boyunca en dikkat çekici bir yan da Trabzon Ekmeği Fırınları''nın artış göstermesi. Depreme maruz kalan Kocaeli''nde hayat normali yakalamış. Ancak Adapazarı''na girerken başta tozu dumanı, yıkılmış haneleri size buranın bir deprem kenti olduğunu hemen hatırlatıyor.

Genel gidere katkı payı! Bir dokun, bin ah işit. Halk öyle, esnaf öyle, medya öyle. Hemen sıralıyorlar sorunlarını aradan neredeyse bir yıl geçmesine rağmen. Sakarya Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Hasan Alişan, depremden zarar gören esnafın, ilgisizlik dolayısıyla zor duruma düştüğünü, kredi almak için sıra gelmesini bekleyen 12 bin esnafın iktidardan yakındığını söylüyor. Ramiz Savaş da (DSP) bundan nasibini alıyor. Çünkü aynı gün Akyazı''da temas yapıyordu. 1960''lı yıllarda otobüsler Harem''den "Ada''ya" diye kalkardı. Sanırdık Heybeli''ye, Büyükada''ya. Meğer Adapazarı''naymış. Günübirlik gezmeye giderdik. Fakat şimdi böyle bir trafik yok Ada''ya! Şehir içi ulaşımı bile yeni zamla halkı etkilemiş. Bir de bunun üzerine, vatandaştan şimdi, özellikle prefabrike konutlarda kalan depremzedelerden "genel giderlere katkıpayı" adı altında 20 milyon isteniyor. Kentten köye hızlı bir göç yaşanmış deprem sonrası. Gelgelelim sorun köye de taşınmış bu defa. Bozuk yollar, akmayan sular, kesildiğinde gelmeyen elektrikler, çalışmayan telefonlar. Bir de bunun üzerine geçim sıkıntısını ekleyin. Görün o zaman feryadı: Sezai Matur sel felaketi, karakurt böceği, tırtıl belası, şap hastalığı, fındık bahçelerindeki kuraklık ve sıcaktan üreticinin perişan olduğunu anlatıyor.

40 bin konut açığı Turan Çatalbaş, depremzedeler için kalıcı konutların ne zaman biteceğini soruyor. Barınma yardımının kesilmeden sürdürülmesini, işçi ve memura verilen "deprem tazminatı"nda sürenin uzatılmasını istiyor. Vatandaş bedava ekmek değil, kazanıp üretebileceği ortamın hazır edilmesini arzu ediyormuş. Bir önemli konu da Adapazarı''nda; iş istihdamı sağlayan sanayi kuruluşlarına yetkililerin belirsiz bakışı endişe veriyormuş. Depremzede; uzun vadeli, düşük faizli kredi istiyor iş kurmak için. Burası böyle iken, kentin alt yapısını yapan Ecetaş''ın Patates Hali yakınlarında işi bırakması da panik yaşatmış. Bazılarına göre ödeneksizlik, bazılarına göre de ekip başka bölgeye sevkedildi. Kanalizasyon gibi su şebekesinde sıkıntı yaşanıyormuş şehirde. Adapazarı''nda halen 40 bin konut açığı bulunuyor(muş). Sakarya''nın Lider Gazetesi Adapazarı ve Sakarya Yenigün kentin sorunlarıyla her gün birlikte, halkla beraber. Vali Cahit Kıraç ve Büyükşehir''in işi gerçekten zor. Sadece mevcut malzemeyle bu mutfaktan her gün yemek yapacaklar. Cevdet Güngör kent yeniden yapılanırken, ana caddelerin en az 35 metre ve geniş yeşil alanlarla örtüşmesini savunuyor; haklı. Tam tersi yeşil alanlar yine imara açılıyor, ticaret alanlarında ayrık nizamdan vazgeçiliyor(muş.) Hükümet 17 Ağustos açıklamasını yapmadan mutlaka Adapazarı''na uğramalı, vatandaşı dinlemeli, yaşananı görmeli. Kararını sonra vermeli. Ada''ya bir iki...