Perşembe''den bu yana Atina''dayım. Aslan cim bom''un Leeds United''e İngiltere''deki karşılaşmayı cehenneme çevirdiği maçı Atina''da 40 kişilik bir grupla Yunan Kahvesi''nde izledim. İlaç gibi geldi. Yeri göğü inlettik. Cemil İpekçi''nin aynı saatte İnter Continental''deki Türkiye Defilesi de kalabalık olmuş, sükse yapmış ama, bizimkine hiç benzemedi. Mustafa Gül (Elazığ Milletvekili-MHP), Nuh Mete Yüksel (DGM Savcısı), Ali Helvacı (Bayındırlık Müsteşarı), Erkal Sahtiyancı (Sanayi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı), Cengiz Ocakçı, Firdevs Baykal (Merkez Bankası) ile birlikte GS gol attıkça kıraathane hop oturuyor, hop kalkıyor. Efes Pilsen de Selanik''te galip gelmiş. Yunanlılar şampiyon olmuş, bütün Atina sokakları çin çin ötüyor. Sanki Ankara''dayım da programlı bir coşkuya iştirak ediyorum. Yanımızda Türk Bayrağı da var. Üç beş dalgalandırıyoruz. Oh be ne onur. Sonra ATO Başkanı Sinan Aygün geliyor ve söz veriyor, hepimiz 17 Mayıs''taki Arsenal-Galatasaray şampiyonluk maçına davetliyiz. Yok cumhurbaşkanlığı adayı, yok enflasyon, yok bilmem ne derken motivasyona da o kadar ihtiyacımız varmış ki tasavvur bile edilemez. Nasıl olsa o kısır döngüye, gündeme yeniden dönülecek.
Atina sokakları Eva Papadiamandopoulou''yu tanımazsınız. İstanbullu bir Yunanlı. Cihangir''de doğmuş, Nişantaşı''nda büyümüş, yıllardır da Atina''da yaşıyor. Ama her sene Türkiye''ye geliyor, eski ahbaplarıyla hasret gideriyor. Şimdiyse bizim mihmandarımız. Bütün bilgileri ondan alacağız. Türkçe mütercimlik en fazla gelir getiren bir uzmanlık. Çünkü Türkiye''den gelenler henüz başlamış. Türkiye vize uygulamadığı için, Yunanlılar daha fazla ülkemize geliyor. Hele Ayvalık ve Ege kıyı kentleri yok mu, günü birlik motorlarla geliyor, akşama doğru geri dönüyorlar. Tek yaptıkları da yoğun alışveriş. En fazla aldıkları da tekstil ürünleri. Hem kalite, hem ucuz. Ecevit''in Cumhurbaşkanı adayı Sayın İsmail Cem''in başlattığı Türk-Yunan ilişkilerindeki barış ve dostluk havası iyimserliğini koruyor. Hele Yunanlılar Cem''in ata dedelerinin ülkelerinden İstanbul''a göç ettiğini bilmeleri bu gelişmeye hız kazandırmış. Çok seviniyorlar. Gerçekten halklararası, meslek gruplararası, hatta siyasiler arasında bile Türk-Yunan gerilimine ve kavgasına rastlanmıyor. Sadece iki tarafın liderleri ve özellikle de Yunanlı siyasi parti başkanları bu raundu kolaylıkla kavgaya dönüştürerek rantı iş edinmişler. Şimdi kara görünmüş ve kollar sıvanmış. Yunanlı kavgasızlıktan mutlu. Nitekim bunu son seçimde de sandığa yansıtarak ne istediğini belirtmiş. PASOK''un Papandreu ile başlattığı barış ve dostluk adımı partisini iktidarda tutmuş. Halk bunun için oy vermiş. Böyle söylediler. Kimler söyledi. Tümü, çünkü Atina sokaklarında Türkçe bilen çok önemli bir nüfus var. 63 bin nüfuslu Paelo Faliro semtinde oturanların 40 bini İstanbul''dan göç etmiş Yunanlı Rum.
Örtüşen yanlar Atina''ya her gün uçmak mümkün ve uçaklar lebalep dolu. Lokantalarında ve evlerindeki mutfak kültürü bizimkiyle örtüşecek kadar benzer. Müzikleri de öyle, folklorları da. Pıraiki Gonia''da 5 saat sırf sirtaki ile program yapıyorlar. Folklor sergiliyorlar; giysiler, ezgiler, ritmler, mendil sallama, beşibiryerde takma, önlükler, yemeniler, şalvarlar, başörtüler, renkler; bazen Barak havasını, bazen Trakya, bazen de Artvin yöresini hatırlatıyor. Salatalar, patlıcan ezmeler, mücverler, kebaplar ve sarmalar damak zevkimizin ters düşmeyen örnekleri. Ters düşen ise domuzlar. Ama sahil boyu mesela Glyfada kuzu çevirmesi isteyebilirsiniz. Vari''de Blaxika''da tandır yiyebilirsiniz.

