Kaydet
a- | +A

"Denizli vurdu: 3-1" derken meğer Mustafa Denizli''nin Fenerbahçe''sini değil de Denizlispor''un Erzurumspor''u 3-1 yendiğine vurgu yapılıyormuş. Gençler''i yine aşamadık. Birkaç defa faks ile, daha sonra elime tutuşturdukları "pişmanlık yasa tasarısı"na dikkatim çekildi. Deniyor ki "Resmi Gazetede yayınlanmak üzere küçülmüş ''Büyük Fenerbahçe'' taraftarına son defa olmak üzere pişmanlık yasa tasarısı hazırlandı. Bunun ile ''Galatasaraylı'' olabilme imkanı tanınmıştır. Başvuruda bulunanların dönme sayılmayıp, ''özbe öz Galatasaraylı'' sayılacakları teminat altındadır. Yasa tasarısından faydalanabilmek için 31.12.2000 tarihine kadar en yakın Galatasaraylıya müracaat etmeleri halinde durumları değerlendirmeye alınacaktır." Mağdur Fenerbahçeliler''in pişmanlık yasa tasarısından yararlanabilmeleri için klasik istenilenler dışında "Galatasaray formasıyla çekilmiş boy resim, Galatasaraylı iki kefil, evin köşesine asılmak üzere ''Souness''in Fenerbahçe Stadına diktiği Galatasaray Bayrağı''nı gösteren poster, Galatasaray Marşı''nı su gibi bilmek, Savcılıktan alınmış holigan olmadığını gösterir rapor ile birlikte müracaatta bulunmak." Kurtuluşa ermek isteyen tüm Fenerbahçelilere böylece çağrı yapılıyor "pişmanlık yasa tasarısı" çerçevesinde.

Kupaların alt yapısı Aslan Cim-Bom, dünya takımı Galatasaray, ülkenin yüzakı kulübümüz Fenerbahçeliler takımlarını bırakmaz, size destek çıkar, sizi takip eder. Beşiktaş, Gaziantepspor ve Antalyaspor da sizin yolunuzda. Fenerbahçe de bu endişeleri taşıyor. Bir kere lezzetine vardık bunun. Onurlandık, gururlandık. Rahmetli Turgut Özal''ın Naim Süleymanoğlu için yaptığı operasyonu hatırlayın. Milyon dolarlar verdi, ardından basın müşaviri Can Pulak başkanlığındaki heyetimiz Başbakan''ın özel uçağıyla uçurulduğu gibi soluğu Türkiye''de aldılar. Mesela Seul''deki dünya olimpiyatlarında rekorlar kırdı Naim. Türk Bayrağı göndere çekildi, İstiklâl Marşımız okundu, heyecanlandık. Sevincimiz hâlâ da sürüyor. Sadece spor''da mı? Elbette ki hayır. İşadamlarımız, müteşebbislerimiz, emekçilerimiz dünyanın dört bir yanındaki yatırımlarını ve ihalelerini örnek olarak hayata geçirdiler. Afrika''dan değil sadece, Uzakdoğu''da, hatta Sibirya''ya kadar binalarda Türk Mührü var. Meselâ Moskova örneği O dönemde üreticimizin malı aranır, dış dünyadaki pazarlarda sorulur oldu. Dünyanın dört bir yanına dağılmış Türk Kolejleri''nde o ülke yöneticilerinin çocukları okumak için yarışıyorlar. İçerde dünya birincilik kupaları fizikte, kimyada, matematikte büyüyor. Kupaların ardı arkası kesilmiyor. İnsan hafızası zayıf, unutmamak gerek.

Zihniyet değişimi Galatasaray''ın başarısı; hep bu dış dünyaya açılmamızın, alt yapısını tamamlamamızın neticesi. Her şey kuralına göre oynanıyor. Artık sadece para güç değil; iyi tercih, sağlıklı öncelik, strateji ve taktik geliştirme, kabiliyetli kadro ve üretken kaynak da güç oldu. Geriye aklı kullanmak, sağduyulu davranmak, gereğini yapmak kalıyor. Rekabetin farkında olmak bile önemli. Yerli arabaya binen, 40 yıllık elbiselerini giyen, mütevazı, dürüst, duygusal başbakanların yanında artık; tasarrufa önem veren, çarşıda pazarda eşiyle rahat dolaşan, kitap alan, kırmızı ışıkta duran, az konuşan, medyatik olmayan, hukuku her şeyin üstünde tutan cumhurbaşkanımız var. Bu süreç devam etmeli. Ancak şampiyonluklar mazi olmamalı, sürmeli her sektörde. Sorunların üzerini külleyerek, kor ateşi söndürmeye fırsat vermemeli. Alev olup üzerimize geliyor. Sayıştay arşivindeki yangın gibi sonra söndüremiyoruz. Enflâsyon, işsizlik, hayat pahalılığı, rüşvet ve partizanlık sorunları tedavi edilmeli, üstesinden gelinmeli. Neden? Çünkü artık "Başka kupa var mı?" diyecek güçteyiz. Takım değiştirmeye gerek yok, zihniyet değiştirmeye gerek var.