Kaydet
a- | +A

Dün Ramazan Bayramı''ydı, bugün normal gün.

Arife günü gelen soğuk hava ve yoğun kar, başkentlileri Ankara''ya tutuklu kıldı. Hiç kimse bayramı tatile çevirerek güneye kıyı kentlerine, yahut memleketine, veya seçmenine gidemedi. Dolayısıyla Ankara yoğun bir nüfusla bayram kutladı. Hem lapa lapa yağan kar''ı seyretti, hem bayramlaşmaya koşuşan insanları. Hacı Bayram''da, Maltepe''de, Cebeci''de Bayram Sabahı''nı yazmak, dizelere dökmek için belki de yeni bir Yahya Kemal''i bekliyoruz. Kazalar da "Geliyorum" diyor artık. Kar yağıyor başkentte 600''ü aşkın trafik kazası oluyor. Sevinç de "geliyorum" diyor biliyor musunuz? Nereden mi çıkardım bunu? İki bayram sevinci yaşarsanız öyledir demek. Rusya Devlet Başkanvekili Putin açıkladı Çeçenistan''daki saldırılarını durdurduğunu. Ancak ajanslar Moskova yönetiminin ağır kayıplar verdiğini, hatta bazı cephelerde yenilgi üzerine komutanları bile değiştirdiğini duyurunca iki bayram sevinci olmaz da ne olur? İkibinli yıllara girerken bütün dünya görkemli ve pahalı kutlamalar gerçekleştirdi. Fakat İslam dünyası öyle değil, bayram kutlamaları gerektiği gibi olmadı. Yaralı bereli insanlarımız. Çoğu ülke de fukara. Bazılarında diktatörlük, bazılarında gerici rejimler, bir kısmında ise sorumsuzluk, geri kalmışlık, hantallık, sefalet sesini soluğunu çıkarmaya güç bırakmıyor. Geleneklerle idare ediliyor bayramlar. Yoksa Keşmir böyle mi olmalıydı? Eritre ve Moro Müslümanlar''ı yine ellerinde silahlarıyla mı girmeliydi Bayram''a? Taliban kardeş kanı akıtmayı sürdürmeli, kötü örnek olmayı devam ettirmeli miydi? Bayram düşünceleri mutlulukla acılar arasında gelgitleri kapsadı Başkent Ankara''da. Ama yine de bayram güzel, bayram sevinç, bayram barış. Ve bayram iradeyle örtüşmüş mutlu günler. Umut, azim ve inanç dolu zaman dilimi.

Bir gizli servis Ah bu gizli servisler..hür ve komünist rejimler kavgasında etkililerdi, şimdi yeni dünya düzeninde de öyleler. Hiç kimse (Sovyet rejimi dağıldı, KGB miadını doldurdu, istihbaratlar eskisi gibi etkili olmaz) falan diye aklından geçirmesin. Şimdi önemi daha da arttı. Yeni Dünya Düzeni''nde istihbarat yine en önde. Halen Amerika''da görüşmeleri süren Suriye-İsrail Barış konferansı da bu çerçevede olmuş. Biliyor muydunuz? İsrail Gizli Servisi, Ürdün Kralı Hüseyin''in Amman''da yapılan cenaze töreninde Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad''ın idrar örneğini alarak yeni stratejiler yapmış. MOSSAD törenin yapılacağı binada Esat için özel tuvalet hazırlatmış. Ürdünlü yetkililer de Esad''ı buraya yöneltmiş ihtiyacı için. Esad''ın idrarı kanalizasyon yerine bir kavanozda toplanmış. Tahliller yapılmış. Esat''ın ağır hasta olduğu ortaya çıkmış. Hayatta iken sulh yapmak için Ortadoğu barış sürecine hız verilmesi kararı alınmış. İsrailliler''e göre, Esat''tan sonra ne olacağı bilinmediğinden, hatta kanlı olaylar bile beklendiğinden barış görüşmeleri Esat döneminde yapılmalı ve neticelendirilmeli. Görünen o ki Yeni Dünya Düzeni''nde yok yok. Öncelik de istihbaratın.

Başkentte gündem değerlendirmeleri Örnek bir model olma sorumluluğu yüklenmiş hükümet. Deprem acımız az değil, gereken ilgi de yeterli değil. Fakat terör kontrol altında, Avrupa Birliği üye adaylığımız kabul gördü. G-20''lerin içindeyiz. Enflâsyon, insan hakları ihlalleri başedemeyeceğimiz şeyler değil. Tek sorun inanırlık ve güvenirlik. Hedefimiz tam batılı anlamda demokratikleşme olduktan sonra sorunların üstesinden gelmek işten değil. Üreten Türkiye, iç barışını pekiştirmiş bir Ankara elbette yaşama kalitesini artıracaktır. Ama, bir ama var ya hükümetin başlattığı bu umutlar paketi, ekonomik önlemler endişelerimizi altetmezse yandığımız gün. Her şey sil baştan olacak ki aman Allahım.. Tekrar başa döneceğiz.

ANAP''A SUNULAN RAPOR ANAP''a sunulan "Seçmen Davranışları ve Değerleri Araştırması" calibi dikkat tespitleri muhtevi. Rapor Mesut yılmaz''da da var, milletvekillerinde de. Deprem sonrası hükümeti başarılı bulanların oranı % 13.1. Başarısız olduğunu savunanlar ise % 55.8. Geri kalanlar ise kararsız. Hükümet en başarılı terörle mücadele çıkmış: % 51.6. Araştırmaya katılan 5 bin denekten sadece % 9.7''si geleceğe umutla bakıyor, kendinden emin. Uzun bir çalışma, hepsini aktararak sıkmayayım. Dört kişilik bir ailenin mutfak harcamalarının 123 milyon liraya (Türk İş Araştırma Raporu) çıktığı ülkemizde, asgari ücretin neredeyse bu rakamın yarısı olduğu günümüzde otoriteye inanmak ve güvenmek en baş sorun. Başkent gündeminde hepsi birbirinin önüne geçecek kadar ciddi sorunların olduğu bir zamanda kulisler iki hususta yoğun. Birincisi teröristbaşı Öcalan hakkında verilen idam kararının ertelenip ertelenmemesiyle, cumhurbaşkanlığı seçimi. Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz bugün bir araya geliyor ve konuyu görüşüyor. DSP ve ANAP birlikte hareket ediyor. Ancak MHP bugün Başbakan ve DSP lideri Ecevit''i "Yargı kararı Başbakanlıkta beklemesin. Zaten burası icra mevkii de değil. Hemen TBMM''ye sevkedilsin ve oradan gereği yapılmak üzere Adalet Komisyonu''na, buradan da gerekçeli karar yazılarak parlamentonun onayına sunulsun. İşlemler tamamlanınca imzalanmak üzere Çankaya''ya gönderelim. Sayın Cumhurbaşkanı Demirel de gereğini elbette yapacak. Beklerse orada beklesin. Siyasi sorumluluk hükümetten kalksın" görüşünü aktaracak, ikna etmeye çalışacak. Çünkü Ecevit, yargı kararının Başbakanlıkta sümen altı edilmemesi durumunda, yani AİHM kararının açıklanacağı güne kadar dondurulmaması halinde Türkiye''nin ciddi sıkıntılarla karşılaşacağı inancında. Başkent kulislerinde parlamentoda teröristbaşı Öcalan''ın cezasının ertelenmesi, kararı için yapılacak oylamanın açık olması dolayısıyla "infaz edilsin" kararı çıkacağı yaygın bir kanaat. Ancak şimdi bir değişiklikle oylamanın gizli oyla yapılması kulisleri devrede. Oylama gizli olursa "idam kararı ertelensin" kararı çıkmasının büyük ihtimâl olduğu konuşuluyor. Demek Öcalan lobisi iyi çalışmış ve etkili olmuş. Böyle bir durumda anahtar oylar FP''de toplanıyor. Çünkü MHP ve DYP idam edilsin derken, DSP ve ANAP aksini savunuyor. FP yönetimi "idam edilsin" diye açıklama yaparken, bir grup milletvekilinin bu görüşe katılmadığı gelen haberler arasında.

KİM ANAHTAR KİM DEĞİL Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yine anahtar parti FP?! Şimdilik adayları yok. Varsa da icazetli ve geleneksel aday Lütfi Doğan Hoca olabilir deniyor. Şu ana kadar da aksi bir ses çıkmadı. Bu da FP''nin partilerarası uzlaşma gücünü artıracak deniyor. DSP de ise iki aday var. İsmail Cem ve bir yeni isim maliyeci ve eski büyükelçilerimizden Ertuğrul Kumcuoğlu. ANAP derin ve sessiz. Ancak Mesut Yılmaz''da ısrarlı. MHP''nin erken konuşmamasının altında ise sadece Sadi Somuncuoğlu ve Sebahattin Çakmakoğlu''nun isimleri yatmıyor, Devlet Bahçeli de yakınlarına göre bu çerçevenin ortasında. DSP yönetimi ısrarla Demirel''in görev süresinin uzatılmasından yana. Resmi teklif de gitti. dışardan bir aday ise eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı deniyor. Çevik Bir Paşa''nın ise artık esamesi bile okunmuyor. Bugünkü gündem böyle..yarın nedir belli mi?