Vefa, ülkemizde ilk Türkçe eğitim yapan lisemiz. (1872) Galatasaray ise Fransızca okuttuğundan sadece ilk lise unvanlıdır. Vefa Lisemin 128. yaş günü kutlandı. Ancak okuduğum Mütercim Mehmet Paşa Konağı hâlâ onarımda. Vefa Lisesi Müdürü de saygın bir eğitimci, aziz dost Sakin Öner. İyi sahip çıkıyor, lütfen daha fazla üslensin, "vefalılık" özelliği sürsün, hem de artarak.
Lisemizin Sanat Tarihi Hocası bir arkadaşımızı sözlüye kaldırdı, cevap alamayınca, hemen bitişiğimizdeki ve her gün önünden geçtiğimiz bir mimarlık harikası "Şehzade Camii"nin kaç minaresi olduğunu sordu. Bilirse "geçer not" vereceğini söyledi. Sınıfta birkaç arkadaşımız bilmişti! (1963). Ünlülerin lisesiydi Vefa. Başbakan Şemsettin Günaltay mesala. Peyami Safa, Mehmet Akif Ersoy, Hüseyin Cahit Yalçın merhumlar. Dönemimde hatırladıklarım ise Uğur Dündar, Müjdat Gezen, Tınaz Titiz, Erol Büyükburç, Bülent Özveren, Mehmet Ay, Kemal Sunal.
Vefa öğrencileri cephede
Her hocamızın bir adı vardı. En meşhuru İTÜ''ye giriş kapısı aralayan matematikçi "salla" isminin takıldığı İhsan Irk''tı. Teodora, Tekfen, Aysel Hanım, Hatice Hanım da sahasında şöhretti.
İlk öğrendiğimizde "1912 Balkan Savaşı sırasında düşmanın Çatalca''ya kadar gelmesi üzerine Vefa Sultanisi öğrenci ve öğretmenlerinin gönüllü olarak cepheye gitmesi ve bir daha geri dönmemeleriydi" bir gurur sahifesi bu gerçek.
Şimdi kaçıncı kümede olduğunu bile unuttuğumuz Vefa Kulübümüz ise Kadri ve Hilmi Kiremitçi''yle üç büyüklere kök söktürürdü. Bütün okul, maçlarına giderdi ve izinli sayılırdık. Vefa Vakfı''mızdan ve okulumuzdan sadece nostalji ile yetinmeyerek, eski günleri aratmayacak yeni başarılar ve dayanışma içinde olunmasını arzu ediyorum. Vefa Bozası''nı bir de böyle içelim birlikte. Hem de Başkent Ankara''da.
Denk geldi İstanbul''da olduğum günde, duygulandım. Sadece bununla mı? Elbette hayır. Deprem paniğini atlatan İstanbul yine hayat dolu. Yine simge, yine atılım içinde. Türkiye Kültür ve Sanatı''yla sporu da sınırlarına taşımış ticaret ve sanayi gibi.
Hızlı bir yeşil örtü (ağaçlandırma) dikkat çekiyor. Haliç''te su sporları yapılıyordu. Köprülerde, Kağıthane Belediyesi "Balık Tutma Yarışması". Parklar, bahçeler "Hıdırellez şenlikleriyle hemhaldi. Beyoğlu yine canlı. Kokoreç, bir zamanların lahmacunu gibi süratle yayılıyor. Beyoğlu''ndan Şişli''ye kadar onca kültür etkinliği var.
Ama benim yolum Eyüb''e, tarihe İSKİ Başkanı Prof. Veysel Eroğlu iki yıl sonra yüzme bilmemesine rağmen Haliç''te yüzme sözü verdi. Ben de yüzeceğim.
Feshane''yi ilk defa gördüm. Bütün günümü aldı. Doymak bilmiyorsunuz. Çarşısı ve galerisi Türk Süsleme Sanatı''nın güzide örnekleriyle bezenmiş. Hamam Mağazası''nda bir Ankaralı, tekstile bütün Osmanlı süslemelerini aktarmış, perdelerden, çarşaflara kadar.
"Müteveffa Uğur Mumcu''nun katilleri yakalandı" biçimindeki açıklama dilerim ötekilere benzemez. Bunu öteki faili meçhul cinayetlerin çözümü takip eder. Temkinli yaklaşmak, sağduyu gereği, "aydınlanma" gereği.
Fazilet''e gelince.. "Kutan mı, Gül mü"nün ardından "ikisi dışında biri mi yoksa" biçiminde eklenecek gelişmeler var. Ama yarın.

