TBMM''deki bütçe müzakereleri tamamlandı. Müzakerelerde en dikkat çeken tartışmalardan biri de MHP''lilerin MEB Bütçesi sırasında YÖK''e getirdikleri eleştirilerdi. Hüseyin Kalkan (MHP Balıkesir Milletvekili, Doçent Dr. Emekli Albay) YÖK Başkanı Prof. Kemal Gürüz''ün hemen istifa edip, Cumhurbaşkanı Demirel''i rahatlatması gerektiğini vurguladı. Genel konuşmalarda da YÖK''ün meslek liselerini bir çıkmaza soktuğu biçimindeydi. Sadece imam-hatipler değildi etkilenen, çıraklık da öyleydi, teknik liseler de. Zorunlu 8 yıllık eğitim uygulamasıyla meslek okullarında ciddi bir yaralanma var. Kayıtlar birden bire düştü. Mevcutlar kaçmaya başladı. O kadar fiziki mekan, kaynak ve kadro da sıkıntıda kaldı. Oysa bütün dünyada tam tersi oluyor. Özellikle de gelişmiş ülkelerde. Mesela Almanya''da meslek liseleri bir numaradır. Türk Milli Eğitimi de bu konuda orada çalışma yapmış ve raporlar yayınlamıştır. Ancak bir emri vaki Türkiye''deki meslek okullarını yedi, bitirdi. Başkent''t#ki meslek liselerinden İmam Hatipliler ANİMDER çatısı altında dayanışma gösteriyor. Haklarını savunmaya çalışıyorlar. Başkanı da bir gazeteci meslektaşımız Fehmi Çalmuk. Yönetim Kurulu''nda imam hatip kökenli 7 avukat var. Fehmi Çalmuk geçenlerde Çankaya''yı arayarak randevu talep etti. Sorunlarını anlatacaktı. Özel bir ilgiye mazhar oldu. Hiç beklemiyordu. Genel Sekreter Necdet Seçkinöz bizzat ilgilendi ve Fehmi Çalmuk yanında İsmail Aydos, Mehmet Songör ve Kemal Çivek başta yönetim kuruluyla birlikte Çankaya Köşkü''ne çıktı. Ellerinde de beşi kırmızı, beşi beyaz karanfiller vardı. Hepsi de heyecanlıydı. Yatışması da zaman alacaktı. "El Ele, Gönül Gönüle Haydi İmam Hatip''e Kampanyası" çerçevesinde bir de rapor götürdüler Demirel''e. Cumhurbaşkanı tek tek inceledi raporu kabulde. Özetle şöyle diyordu rapor "Din eğitimi Türkiye''de hâlâ demokratik-laik bir ülkedeki gibi uygulanmıyor.. Yasakçı, sınırlayıcı bir kamu politikası şeklinde hayata geçiriliyor.. Devlet, gereksiz bir endişe ile dinden, dindarlardan ve din eğitiminden çekiniyor.. Dinin siyasi çekişmelerden çıkarılması ancak batı standartlarında din ve vicdan hürriyetinin sağlanmasıyla olur.. Toplumun talepleri dikkate alınmalı.. Paris Şartı ve evrensel normlar gözardı edilmemeli.. Problem ideolojik saplantılardır.. Üniversiteye girişte meslek liselerine uygulanan kat sayı uygulaması eşitlik ilkesine aykırıdır. YÖK keyfilik yapmaktadır.." Demirel satır aralarına kadar indi.. Fehmi Çalmuk daha konuşmadan;
- Ben, 24 il''e aldığım imam hatiplerin sayısını 400''e çıkardım. Bu raporunuzda eksik. 327 değil açtığım, 400''dür. Bunu yaptığım için beni eleştirenler daha sonra biliyorsunuz din derslerini okullara mecburi ettiler!" Demirel heyecanlı ANİMDER''lileri yatıştırıcı açıklamalarıyla:
- Sabredin sıkıntınız gidecek.. Size karşı bir haksızlık yapılmış olabilir.. Ama sert üslup kullanmayın ve yumuşak olun.. Sizi yakından takip ediyorum. Sakın ola ki, devleti ve vatanı kurtarır iddiasına girmeyin. Elbette herkes kendi dinini öğrenecektir. Toplantıya basını almadılar. Ancak kerpetenle söke söke ipuçları almadık değil. Özetle bunlar, ANİMDER''liler "Baba, sizden baba şefkati bekliyoruz" dediler sonsöz olarak. Ve eklediler "Dindar mühendisten, dindar hukukçudan ne zarar olabilir ki, işte biz de imam hatip kökenliyiz, gazetecilik yapıyoruz, işadamıyız, hekimiz.." Demirel baba şefkatini gösterdi: - İmam Hatip mezunlarının ben de doktor veya avukat olmasını isterim. Ama camiye, kışlaya ve okula siyaset sokanları da eleştiririm. Tartışmalarınızı demokratik üslupla yapın. İmajınız zedelenmesin. Sabredin düzelecek. ANİMDER''liler Çankaya''dan Kızılay''a keyifli indiler. Ve bekleyişe geçtiler işlerin düzelmesi için.
Başkentte sanat gösterileri çıkarması Ankara bir zamanlar kültürün de başkentiydi. Şimdi sanayi kenti olma yolunda. Bunda Melih Gökçek''in payı da küçümsenmez. Mevsim sonu Ankara''ya bir sanat tehacümü olur. Fakat bu defa bakıyorum çiseleyen yağmurlar gibi sürprizle gelen sanat etkinlikleri var. Ahmet Yesevi Üniversitesi''nin Türkistan''dan gelen Sanat Topluluğu da bunlardan biri. Televizyon çekiminde konuklar biraz sıkılıyor ama Beşevler''deki konser enfesti. Topluluğun genel yönetmeni Prof. Rayımbek Seytmet ve konser-folklor grubu başkanı Sauranbek Yelevov Erkinbekulu''yu kutlarım. Zevkle izledik gençleri. Galımjan Kalıbay''ın Mustafa Kemal Atatürk''ün Türk Dünyası üzerine mesajını okurken yaşaması etkiledi. Türkiye''den örnekler; Yine Bir Gülnihal, Yemen Türküsü, Gel Oynayalım, Kanasın, Ölürüm Türkiyem, Memleketim parçaları ancak bu kadar güzel seslendirilir. Kazakçalar da öyle.. Köroğlu, Türkistan, Otrar''daki Düğün, Jonıp Aldı, Buran Bel, Ayvalım Mangurt (Cengiz Aytmatov''dan), Balbıravın da öyle, Turan Grubu''nun gösterileri de. 10 bin öğrencisi olan Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi sanat etkinliklerini Anadolu''ya da yaymalı. göz aşinalığı yetmiyor, kulaklarımız da dolmalı, ritm tutabilmeliyiz artık. Sanatçı Moldiyar Ergöbek''i seslendirdiği gibi "Hoş gelişler ola.."
DTP değil de CHP Hüsamettin Cindoruk da unutuldu galiba, DTP de. Bir hatırlanan zaman zaman kokteyllerde görünen, eş dost ziyaretlerinde bulunan politikanın duayenlerinden İsmet Sezgin. Öteki DTP yöneticileri kendilerini unutmaya bıraktılar galiba. Fakat CHP öyle değil. Arayış içinde.. bunda biraz da devletten uzaklaşması etkili. Yoksa İş Bankası''ndaki hisseleri ve akarı evam ediyor. Son hazırlanan bir raporda seçim yenilgisini tartıştı CHP. Ancak karışıklık ve canı sıkkınlığı da peşinden getirdi. Suçlu aranmaya başlandı. Kim suçlu? Murat Karayaçlın mı, Erdal İnönü mü, Ertuğrul Günay mı, Deniz Baykal veya bir başkası ama kim suçlu? CHP''lilerden bazıları raporun kavgayı körüklediği görüşünde. Murat Karayalçın CHP Parti Meclisi''nde raporu en fazla eleştiren. İnönü''ye toz kondurmuyor, kendi dönemini de sonuna kadar savunuyor. Genel kamuoyunda CHP tabanından daha fazla sevilen Ertuğrul Günay ise raporu savunuyor ve acı da olsa kabullenmeye çağırıyor gerçekleri. Deniz Baykal tartışmalara katılmıyor ama, Baykalcılar memnun rapordan. HEP ile seçime gidilmesi en çok eleştirilen bir husus CHP''de. Bazı PKK yanlısı siyasetçilerin CHP listelerine alınması bardağı taşırmış anlaşılan. Ancak karşı taraf da "Peki Kürt sorununu nasıl çözeceğiz" diye bastırıyor. Fakat bir türlü dilleri "Güneydoğu sorunu" demeye varmıyor. CHP''nin ağır topu, eski TBMM Başkanvekili Memduh Ekşi''ye göre gelinen nokta sevgisizlikten kaynaklanıyor. Bu sorun yeniden yapılanmadan bile önemli. Bu da köy kültürünün, ağalık kültürünün bir mirası. Milli Eğitim eski Bakanı Hayrettin Uysal ise halktan koptukları için bu noktaya gelindiği görüşünde. Turgut Boztepe de yeni siyaset üretilmediği için, tekrara kaçıldığı için CHP''nin parlamentoya giremediğini savunuyor. Bazı CHP''liler hizipçiliği, dar kadroculuğu, heyecansızlığı, sevgisizliği mazeret olarak gösterseler de CHP''de sıkıntı fazla, ama ciddi bir arayış da var. DTP''de ise yok... Eğer varsa ben bilmiyorum.

