Kocaeli''den Ruhittin Sönmez, İzmit''teki Tüpraş başta onca kuruluşun Sapanca gölünden su aldığını hatırlatıyor ve Yakacık Barajı''nın buna bir alternatif olacağını söylüyor. Ancak fabrikalara verilecek suyun pahalı olması halinde bu defa da, bu kuruluşların kapanabileceğine dikkat çekiyor.
Sakarya Üniversitesi''nden Yrd. Doç. Dr. Selahattin Özyurt''un düşüncesi ise değişik: Ne konuştuk, ne anlattı bir duyun: - Tabiat hassas bir denge üzerinde kuruludur. Bunu korumak görevimizdir. Sanayileşme ve kalkınma programlarında tabiatın dengelerinin dikkate alınması gerekir. Çevre, tabiat ve ekoloji triosuna dikkat edilmeli. - Nasıl yani? - Sapanca gölünün hazin durumu bizim için milli bir mesele. Su, alternatifi olmayan, dünyanın % 75''i sularla kaplı olmasına rağmen, mevcut su kaynaklarının sadece % 2.6''sı tatlı su kaynağı özelliği taşıyor. Dünyanın hidrografik yapısı incelendiğinde Kuzey Amerika kıtası ile Batı Avrupa''nın dünyanın diğer bölgelerine oranla tatlı su kaynakları açısından daha zengin olduğu anlaşılmaktadır. - Bunun Sapanca ile ne ilgisi var? - Müsaade edin geliyorum.. Dünyada her gün yaklaşık 25000 kişi su nedeniyle hastalanıp ölmektedir. Amerika''da su zengini bazı eyaletlerin su fukarası bazı eyaletlere su vermede müktesep haklarının doğmaması için çok titiz davrandıkları bilinmektedir. -Türkiye''ye gelelim? - Ülkemizde çoğu alanda olduğu gibi su nimetinin de farkında değiliz. 21. yüzyılın su çağı olacağı ifade edilirken yanlışlarımız sonucu kaynaklarımız kirlenmekte ve kurumaktadır. - Sapanca da kuruyor mu? - Sularımız boşa akarken, ovalarımız, yaylalarımız susuzluk çekmektedir. İsrail gibi ülkeler sahip olduğumuz bu nimetlere kavuşmak için milyarlarca dolar yatırım yapmaktadır. - Gelelim Sapanca''ya? - Sadece içme suyu açısından ele alıp değerlendirdiğimizde bile Sapanca Gölü''müz çok önemli bir milli servettir. Bunun yanında bir de tabiat harikasıdır. Ülkemizin güzelliğidir. Sapanca Gölü, birkaç yıl önce birinci sınıf içme suyu kaynağı iken, şu anda üçüncü sınıfa düşmüştür. - Peki neden? - Hızlı yapılaşma, nüfus yoğunluğu, yanlış turistik tesisler, kenarından geçen otoyol, ağaç kıyımı ile oluşan erozyon nedeniyle ölümle burun buruna. - Otoyol da mı? - Evet... Başka yerden geçebilir. - Peki çözüm, sorun belli oldu, Sapanca Gölü SOS veriyor? - Aydınlar Ocağı''ndan bir grup arkadaşımızın çalışmaları sonucu şöyle bir sonuç ve öneri ortaya çıktı. - Nedir? - Sapanca Gölü koruma kanunu derhal çıkarılmalıdır. Çevre Bakanlığı''nın İstanbul Teknik Üniversitesine hazırlattığı Sapanca Gölü projesi değerlendirilmelidir. Sakarya Üniversitesi öğretim üyeleri arkadaşlarımızın hazırladığı raporlar dikkate alınmalıdır. Buna göre otoban kaldırılmalı, başka bir yere kaydırılmalıdır. Denize sıfır, göle sıfır villa, tesis, yazlık vs. deyimleri suç unsuru kabul edilmelidir. Sapanca Gölü bütün çevresiyle birlikte canlılara ve geleceğimize tabii bir şekilde emanet edilmeli, yeni hükümet konuyu ivedilikle ele almalıdır.
Ben de duyuruyorum. Özellikle Çevre Bakanı Fevzi Aytekin ile, Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın''a. Sapanca Kaymakam''ı ile Faziletli Belediye''ye de hatırlatırım. Buyurun, Sapanca Gölü sizi bekliyor.
Dr. Babuna''dan anıt esere doğru Halen Amerika''da tedavi görmekte olan lösemili hasta, cerrah Dr. Oktar Babuna vesile oluyor bir "ilik bankası" kurulmasına. Almanya''da böyle olmuş, inşallah Türkiye''de de öyle olacak. İyileşip gelecek. Dr. Babuna da açılışında bulunacak. Dualarımız onunla.
Dr. Babuna''nın arkadaşları hekimler taşrayı da dolaşıp "Tüm Türkiye''yi Lösemi tehlikesinden korumak için el ele" verdiriyorlar. Aman çocuklar sizler de iyi arkadaşlar seçin. Tatil yapmıyorlar. Kuzuluk Beldesi''ndeki İhlas tesisleri''nde hem yardım toplandı (Ziraat Bankası Cağaloğlu Şubesi 304403386-2), hem kan verdi konuklar. Birbiriyle yarıştı vatandaşlar.
"YÖNETİMLER DESTEK OLMUYOR'' Dr. Babuna''nın arkadaşı Dr. Altuğ Erkin''e sordum, cevapladı: - Türkiye''de her yıl 5 bin kişi lösemiye yakalanıyor. Bunun bini iliğe muhtaç. Bunun için 140 bin kişi kan verdi sağolsunlar. Fakat yönetimler destek olmuyor. Dışarda 14 milyon dolara yaptırdığımız tahliller için Türkiye''de 40 milyon dolar isteniyor. Sorun büyük. Ama başaracağız. Unutmayalım yarın ilik arayanlardan biri olabiliriz. Dolayısıyla Kemik İliği Bankası kurulması şart. Dr. Babuna için başlatılan kampanya bir anıt eser ortaya çıkaracak. Yoğun ilgi ve katılım da bunu gösteriyor. Bu kampanya sayesinde olumlu gelişmeler de kaydedilmiştir. Halkımız bu kampanyayla tüm dünyaya örnek olurken; Koç, Sabancı, Has, Demirören, Çarmıklı, Karamehmet, Ulusoy, Özgörkey, Topbaş, Ülker, Çavuşoğlu, Yaşar, Şahenk, Tara, Doğan, Bilgin, Cıngıllıoğlu, Ciner, Akın, Dinçkök, Aksoy ve Mermerci ailelerinden de imkanları itibariyle katkı bekliyoruz.
Sakarya 1960''lı yıllarda İstanbul Harem''deki otobüsçüler "adaya... adaya" diye çığırtkanlık yaptıklarında hep şaşardım, fakat mahçup olmamak için de sormazdım, soramazdım "adaya otobüs nasıl gidecek... Feribotla mı geçiyorsunuz" diye. Yolcular (neden otobüsle gider ki, vapur dururken) diye de kendi kendime söylenirdim.
Bir arkadaşım tuzağa düştü ve sordu otobüsçülere. Herkes kahkahaya boğuldu. Meğer "adaya... adaya" demek "Adapazarı''na... Adapazarı''na" demekmiş. Böylece Ada''nın Adapazarı olduğunu öğrendik.
Şehirlerarası yol, kentin içinden geçerdi ve taş döşeme bir uzun caddeydi. Etraf ise yine böyle yemyeşil, zümrüt gibi, tabiat harikasıydı. Öğrenci arkadaşlarımız bile gelip buradan arsa alırdı. Nitekim çoğu şimdi burada fabrika işletiyor. Ve bölge sanayi tesislerinden geçilmiyor. Hoş, hem de ne hoş.
Birkaç gündür Sakarya''dayım. Gazeteci arkadaşlarla sohbet ediyorum. Bilgilendiriyorlar. Vali Yener Rakıcıoğlu ile Belediye Başkanı Aziz Duran çok seviliyor. Sayın Duran (FP) ikinci kez seçilmiş. Nedenini soruyorum; alt yapıyı tamamlaması, su sorununa çözüm bulmaya çalışması, trafik sorununu çözme endişeleri, haksız yapıları yıktırması, Çark deresi ıslah projesi bunda etkili olmuş. Sakarya''nın dört bir yanı su, kent su sorunu yaşıyor, akıl alacak gibi değil. Fakat trafik sorunu gerçekten İstanbul, Ankara ve İzmir''e fark atarsa şaşmam. Park yeri bulmanız her zaman sorun.
Gazeteleri Adapazarı, Sakarya ve Yeni Sakarya. Kent, Kanal 54 ve SRT de televizyonları bu ilin. Tütün, fındık, pancar ve meyvenin her türlüsü kente sıcak para getiriyor. Organize sanayi bölgesinin sürekli genişlemesi, gelişmesi işsizliğe ilaç gibi.
İçişleri Bakanı Saadettin Tantan hemşehrilerinin gözbebeği olmuş. Milletvekilleri Cevat Ayhan (FP), Ersin Taranoğlu (ANAP) ve Nezir Aydın (FP) çok seviliyor. Mehmet Gölhan''ın (DYP) Konya''ya gitmesi limoniliği artırmış hemşehrileriyle. Nazif Okumuş''un (MHP) da Sapancalı olması balı yenmez hale getirmiş hemşehriliği. Ne de olsa iktidar milletvekilleri. Otoban Adapazarı''nı hızla geliştirmiş. Şimdi E-5 genişletiliyor. Üniversite kentin kaderini değiştirmiş, ilçelerdeki fakülte yahut yüksek okullarda sorun yaşanmasına rağmen.
Sakaryaspor''un ligden düşmesi onarılmaz acılara garketmiş şehri. Kulübün fanatik saldırganlarca kurşunlanmasını buna yoranlar bir hayli fazla. Böyle bir şey olmadığını savunanlar da az değil. Işık Lisesi öğrencilerinin dünya birinciliği kazanması onur kaynakları. SET Dersanesi talebe velileri de çok mutlu.
Adapazarı ve çevresinde asık suratlı insan yok. Çalışkan İnsan çok. Kenti ve çevresini görenler, birkaç kez daha görebilirler. Muhteşem bir güzellikle karşılaşacaklar.

