Kaydet
a- | +A

İletişim Konferansı için gittiğim Jakarta''daki tanışma toplantısında göğsümdeki kart Türkiye''den geldiğimi belirttiği halde herkes "İstanbul''dan mı?" diye bir de "çek ettirmek" ihtiyacı hissetmişlerdi. Dışarda Türkiye, hemen İstanbul''u hatırlatıyor. Öyle ki Jakarta''da her yıl "İstanbul''un Fethi Özel Sayısı" yayınlanıyor. Bizden ve kendilerinin Ankara Temsilciliği''nden İstanbul''un yeni fotoğraflarını istemişler, hâlâ bir cevap alamamışlar. Hep aynı dia''yı kullanıyorlar dolayısıyla. Avrasya Yayınları''nda "Ne olur İstanbul görüntüleri verin her zaman" diye adeta yalvardı Türk Cumhuriyeti''ndeki aydınlar. İstanbul deyince akan sular duruyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Taksim-Levent Metro Hattı''nın açılış hatırası olarak enfes bir "Şiir Şehir İstanbul" yayınladı. Osmanlı Devleti''nin Kuruluşu''nun 700. Yılı Anısı''na yayınladığı Osmanlı Türk Müziği Antolojisi kadar nefes kesiyor. Tünel''de de sırf İstanbul''u aktaran bir yayınevleri, bir galerileri var sağolsunlar. "Kalbimin vuruşundan anlıyorum/İstanbul''u dinliyorum" yahut Ümit Yaşar''ın mısralarında "Bilmezdim sensizliğin böyle zehir zemberek olduğunu" yahut üstad''ın "İstanbul Benim canım/vatanım da vatanım" demesi boşuna değil. "Gözlerin İstanbul Oluyor Birden" diyen Yavuz Bülent Bakiler''e ne demeli? Bedri Rahmi bunu "İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir" biçiminde özetliyor. Yahya Kemal merhum "Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul" gözlüğünü herkese dağıttı. Belki de Ceyhun Atuf Kansu''nun "Çocuklarıma öğreteceğim/Anadolu''nun İstanbul kadar güzel olduğunu" demesi bundandır. Cahit Sıtkı''nın "Minareler katından geçiyorum/Gökyüzü mahallesi İstanbul''un" dediği kente şimdi yine şairler var: Yerli yabancı konuk. Ayağımın tozuyla indiğim İstanbul''da her taraf "Taşkent-Lima Şiir Hattı" posterleriyle dolu. Başkent''e hemen dönsem bu "hattı" kaçıracağım. Artık İstanbul gibi Eresin Otel de kültür''e merkezlik ediyor. Proje Gendaş Yayınları''nın neşrettiği ve Şair Adnan Özer''in yönettiği E Dergisi''nin programa gelince İstanbul Kültür ve Sanat ürünleri A.Ş. onaylamış, hayata geçirmiş. Cengiz Özdemir, Mehmet Zeyyad Doğansoy, Ali Çalışır, Taşkın İnan, Enver Yılmaz, Lütfü Gök, Osman Özsoy''u kutlarım. Gözlerin arayıp bulamadığı tek isim İrfan Çiftçi''ydi. Recep Tayyip Erdoğan''ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasıyla kentin kültür hayatı daha bir canlandı, öncelikleri iyi bilen kurmayları çok sesliliği ve çok güzelliği cazibe merkezi yaptı.

Sanatın, kültürün fedakarlık istediği bu dönemde de sözkonusu çılgınlık sürüyor, gönül erleri yine ön safta. Taşkent''ten de Lima''dan da şair yoktu. Titizlik İspanyol ve Türk şairlerin buluşmasından yanaydı. Oluşacak halkalarla, sanat zincirinin daha da uzayacağını açıklayan Adnan Özer''den sonra Cengiz Özdemir, şiir dolu günleri 6 yıldır gerçekleştirdiklerini belirterek yeni bir İstanbul buluşmasının yaşandığını anlattı. Francissa Aguirre neden bu kadar az konuştu? İspanyol''a inat Azeri sanatçı Eyvaz Borçallı keyifle dinletti kendini. Şairlerin birbirini tanımayan dostlar olduğunu hatırlattı, İstanbul''un da; kendisinin bizzat şiir olduğuna dikkat çekti. Dedi ki "Düşman''ın gözü İstanbul''da, Türk''ün özü İstanbul''da." Tombul kız beni kaldırdı yerimden, Kültür''cülerin içine attı. Bunların hepsi benim dostum. Tanıtma toplantılarında; hiç birbirini tanımayanlar bir araya oturur ve tanışır. Doğrusu da böyle, gereği de böyle. Kolombiyalı Raphael Patino uçağı kaçırmış, İsmet Özel gelmek istememiş, Doğan Hızlan katılmayınca, Enis Batur mazeret göstermiş. Sanatçıları izlemek güzel de, onlarla birlikte olmak zor. Üç gün sürdü etkinlik. Türkiye, İspanya çizgisine Azerbaycanlı, Kazakistanlı, Meksikalı ve Kolombiyalı sanatçılar ses verdiler: "Şiirsiz Dünyaya karşı İstanbul Buluşması"nda. Bu birlikteliğin sürmesi gerek. Gelenekselleşmesi lâzım. Çünkü "Ana gibi yâr olmaz İstanbul gibi diyar/Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar." Duayen bir sanatçı Şair Borçallı''nın dediği gibi "İstanbul kendisi bir şiir". Taşkent-Lima Şiir Hattı''na bir kere daha evet.