Kaydet
a- | +A

AGİT ve KEİ Toplantıları''nın daha doğrusu İstanbul Zirvesi''nin keyfini üzerimizden atamadık, galiba rehavete yol alıyoruz. IMF Heyeti gece yarısı basın toplantısı yaparak dün erken saatlerde ayrıldı. Dışişleri Bakanı İsmail Cem, batıda bir dizi temaslar yapıyor. Fakat gelişmeler öyle rölantide falan olmuyor, hızlı. Rusya''nın Sesi Muhabiri, Radyosu Anatoly Koriski''yi dinledim dün. Moskova''dan gelerek MİT ile görüşmeler yapan KGB Heyeti''nin "Türkiye''de Çeçen Kampı" iddialarının yoğun olduğu bir günde üstelik. Koriski diyor ki özetle: "Türkiye''de artık Rusya ve ABD aleyhinde eylemler yok. AGİT de böyle bir ortamda gerçekleştirildi. Ancak AGİT''te kaybedenler ve kazananlar olduğu biçiminde bir yorum sürekli yayılıyor. Bunun hedefi de Rusya ve ABD''dir. Oysa bu Helsinki (1975) Deklarasyonuna aykırıdır. Kararlar konsensüs ile kabul ediliyor. Onaylanıyor. Zirvede sorunlara dengeli çözümler bulundu. Avrupa Güvenlik Şartı''nda, AKKA Uyarlama Anlaşması''nda ve sonuç deklarasyonunda bu yer aldı. Kazanan ve kaybeden yok. Kollektif zekâda uzlaşma üstün geldi." Anatoly Koriski, Cumhuriyet''ten Hasan Aksay''ın değerlendirmesini de örnek gösteriyor. Aksay yorumunda; soğuk savaş döneminin yeniden başlayacağını, Rusya''nın uluslararası arenadan tecrit edileceğini, Moskova ile AGİT arasındaki ilişkilerin kesileceğini bekleyenlerin yanıldığını, İstanbul zirvesi''nde Rusya''nın toprak bütünlüğünün kabul edildiğini ve tüm biçimleriyle terörizmi yerdiklerini hatırlatıyor. Ancak, geride önemli bir ancak var. Bu açıklama yapıldığı anda bile Rusya''nın Çeçenistan''daki saldırısı acımasızca sürürüyor ve sivilleri hedef alıyordu. Tanklara bağlanarak iki Çeçen''in yarı çıplak sürüklenmesinin fotoğrafı da zihinlerde. Çeçenistan''da okullara kadar işgal edilmiş. Siviller Rus askerlerinin kontrolünde ancak çarşı pazardan zaruri ihtiyaçlarını alabiliyor. Rusya, Kazakistan''daki Rus darbe girişimcileri de görmezlikten geliyor. Kazakistan''ın Üst Kamenagosk kentinde 12 Rus vatandaşı darbe yapmak üzere iken yakalandı. Yanlarında da silahları. Victor Kazemirçuk liderliğindeki darbeci Ruslar Doğu Kazakistan''da Rus Toprakları Cumhuriyeti Devleti kurmaya çalışıyorlarmış. Akrep de yelkovan da hızlı dönüyor. Türkiye zamana karşı yarışıyor. Gelişmelerin devamı daha da ilginç. Irak, BM''nin gıda karşılığı sınırlı petrol ihraç kararını protesto ediyor. Durduruyor. OPEC ülkelerinde ise üretim azaldı. Ve dünya petrol piyasalarından fiyatlar son dokuz yılın en üst düzeyine çıktı. 1991 Körfez Krizi''nden bu yana ilk kez 26 dolardan işlem gördü. Bu protesto her zaman olduğu gibi yine bizi vurdu. Bir olumlu gelişmeyle Azerbaycan, Gürcistan''a doğalgaz vereceğini açıklarken, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nur Sultan Nazarbayev''den hiç beklenmedik bir tavır ortaya çıkıyor. Başta VOA ve BBC bundan bahsediyor. Nazarbayev ülkesinin Bakü-Ceyhan Boru Hattı''na 20 milyon ton varil petrol vermeye hazır olmadığını açıkladı. AGİT''teki imzası hatırlatıldığında da "baskı altında imzaladığı"nı belirtiyor, ancak kimden baskı gördüğünü söylemiyor. Sonra ağzındaki baklayı çıkarıyor bu dost lider: - Kazak petrolü olmadan Ceyhan-Bakü Boru hattı işlemez. Bu nedenle muhtemelen yerine Rus petrolü kullanılacak! Kazakistan''ın bu yılki petrol üretimi 28 milyon ton. Durum böyle olunca yani bunun 20 milyon tonu Bakü-Ceyhan Hattı''na aktarılırsa azalacak. Dolayısıyla Rus petrolüne ihtiyaç var. İşte burada Çeçenistan petrolleri akla geliyor ve kanlı saldırı gerçekleşiyor. Siviller katlediliyor, Kafkasya petrolü uğruna. Moskova yönetiminin girişimleri öyle diplomatik nezakete uygun gibi geliyorsa da neticesi bölge ve Türkiye için hiç de öyle değil. Ayrıca BDT üyeleriyle de dirsek teması arttı. SSCB dönemindeki politikasını burada uyguluyor. Kendi söyleyemediğini, Sofya''ya açıklattıran Moskova, bugün de aynısını yaptırıyor. Dost Kazakistan''a açıklattırıyor. Kazakistan''ın Çin ile yaptığı son anlaşma da böyle. Nazarbayev ile Jiagn Zemin''in imza koydukları anlaşma "aşırı dincilik ve etnik bölücülükle mücadele"yi kapsıyor gibi görünüyor ama hedef; Doğu Türkistan Türkleri, Uygurlar. Soydaşlarımız her iki ülkede de yaşıyorlar. Özellikle Çin''de zulüm içinde ve insan hakları ihlal edilerek yaşıyor soydaşlarımız. Türkiye gerçekten zor bir dönemeçte. Hiçbir şey net değil, akıllı, ferasetli politikacılar burada kendini belli ediyor. Finlandiya Türkiye için AB üyeleri arasında görüş birliği oluşturmaya çalışıyor ama bir aksi ses sil baştanı getirecek. Çünkü Yorgo Papandreu hâlâ Helsinki''de ortaya koyacakları net tavrı belirlemediklerini anlatıp duruyor. Bulgaristan Dışişleri Bakanı Nedejda Mihaylova''nın bile AB''den davet beklediklerini açıkladığı günümüzde Ankara''ya "ne ol, ne öl" mesajı verilmek isteniyor! Hep dönüp başa geliyoruz. Ama sorun, üstesinden gelinmeyecek gibi değil. Rusya''nın ne yaptığını bilmek en önemlisi galiba AGİT''te ABD''ye küfredebildiğine, manşetleri de tekzip etmediğine göre.

Bursa otogarı Kandil akşamı ikindi ile birlikte yüzleri kir pas içinde bazı çocuklar ince ipleri sokak ve merdivenlere gererek eylem içindeler!" Bir orta yaşlı bey Koza Han''da bu ipe takılarak yuvarlandı. Çocuklara kızdı. Ben sordum, biraz da sinirlenmişim bu düşmeden "Ne yapmak istiyorsunuz?" cevabı ilginç oldu "Ama bugün kandil, bahşiş topluyoruz." Aman Allahım. Baktım çoğu caminin merdivenlerine ve girişlerine de aynı ipi germiş ve para topluyorlar yatsı namazında. Canı yananlar tokat, yanmayanlar para veriyor çocuklara. Keşke Müftülüğümüz bir açıklama getirse bu tür alışkanlıklara. Bursa Otogarı da ilginç.. müşteriler yine ücretli olarak otogardan şehre; Bursa''dan da terminale taşınıyor. Bütün Türkiye''de bu işi fahri olarak otobüs firmaları gerçekleştiriyor ve zaman kaybı olmuyor. Fakat Bursa''da öyle değil. Otobüsüne yetişeceklerin en az iki saat önceden yollara düşmesi gerek. Terminal, "yap-işlet-devret" modeliyle gerçekleşmiş. Şimdi yapanlar işletiyor. Ancak tüketici lehine değil. Herkes şikayetçi. Standlardaki bilet satan otobüs temsilcileri de. Oluşturulan Boy-koop yöneticileri firmaları, firmalar da Boy-Koop''u suçluyor. Sonra öğreniyorum ki "al takke ver külah" firmalar da bu kooperatife üyeymiş. Kimi kime şikayet edeceksiniz? Daha bu uygulama bir müddet sürecekmiş, ta ki "yap işlet devret"in süresi tamamlanana kadar. Otobüs yolcularının daha birkaç sene çekeceği var Bursa''da.

Eskişehir Her geçen gün sanayiye damgasını vuruyor Eskişehir. Uluslararası pazarlara da giriyor. Son olarak Sarar, Dubai''de mağaza açmış. Cemalettin Sarar mutlu. Bir zamanların Es-Es''i Eskişehirspor''a özlem de büyük. Grubunda 2. Aydınspor''dan alınan bir puana bayram ediyorlar! Bu hafta çıkacakları Nazilli deplasmanı aynı heyecanla bekleniyor. Eskişehir''de dehşet bir şey öğrendim. Belediye kendi emeklisi Mustafa Sarıaltın''ın cenazesine ambülans gönderememiş. Cenaze ortada kalmış. Emniyetin ambülansı imdada yetişmiş, acılı ailenin ızdırabını paylaşmış. Artık siyah-beyaz fotoğraflar hep albümlerde kalsa ne olur sanki?

1999 rekor yılı Kültürde, sanatta, edebiyatta, sporda falan değil. AIDS''te.. bu yıl 2 milyon 600 bin kişi AIDS''ten öldü, 5 milyon 600 bin kişi de hastalık virüsü taşıyor. AIDS en fazla Afrika''nın Sahara bölgesinde. Bugüne kadar 16 milyon insan bu hastalıktan dolayı hayatını kaybetmiş. BM de Afrika''yı pençesine alan AIDS yüzünden işçilerinin ölmesinin kara kıtada sosyal çöküşle beraber, iş dünyasında da gerilemeyi getirdiğini açıkladı.