Kaydet
a- | +A

Yeni kelime grupları icad ettik, kullanmaya bayılıyoruz. Mesela, bunlardan biri "İslami sermaye", diğeri "dinci basın".

Televizyonlarda, gazetelerde her gün İslami sermaye... Dinci basın.

Herşey zıddıyla bilinir: Beyaz-siyah, iyi-kötü, güzel-çirkin, gece-gündüz, genç-yaşlı...

"İslami sermaye" diye birşey olduğuna göre "gayri İslami sermaye" de mi var? "Paranın dini imanı yoktur" diye bilirdik. Bu hüküm her ne kadar mecazi manalar taşıyorsa da gerçek manada da böyledir. Musevi sermaye, Hıristiyan sermaye diye bir sınıflandırma yapmak akla gelir mi? Gelmez. Gelmiyor zaten. Memleketimizde sermaye sahipleri arasında her dinden insan var, hiç birini dile dolamıyoruz. Hepsi de ekonomimizin göz bebeği. Amma ille de İslami sermaye...

Sermaye sahipleri dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı, banka boşaltma, hileli iflas, ihale yolsuzluğu ve benzeri suçları işliyorlarsa yakalarına yapışıp cezaları verilir. Fakat "İslami sermaye" diyerek günde üç posta bağırıp "İslami sermaye" olmayı bizatihi suç olarak zihinlere yerleştirmeye çalışmak neyin nesidir? Dini alet ederek ayrımcılık, bölücülük yapmak değil midir bu?

Sahiden "İslami sermaye" ne demektir? "İslami sermaye"nin alamet-i farikası nedir? Yani fabrikayı, şirketi kuranlar, yürütenler dindar insanlar demek mi oluyor bu? Bu sıfatı haketmek için ne kadar bir dindarlık yeterli acaba? Ticaret kanunları bellidir. Bir şirket bu kanunları çiğnemediği, faaliyetini bu kanunlar dairesinde yaptığı müddetçe sahiplerinin, yöneticilerinin, ortaklarının dindarlık vaziyetine göre tavır alma, boyunlarına "İslami sermaye" diye yafta geçirmeye hakkımız var mı? Ortada bir suç var ise, bir kanun ihlali var ise, ancak o zaman haber konusu olur ve her neyse o suç söz konusu edilir. Denir ki, falanca holding vergi kaçakçılığı yapıyor. Filanca holding ihaleye fesat karıştırdı. Yahut "halkı dolandırdı." denir. Dini vaziyet söz konusu edilmeden suç ortaya dökülür. Cezasını da kanun verecektir. Ticari suçların cezası şirketin sahip ve ortaklarının dini vaziyetine göre biçilmeyeceğine göre basın-yayın organlarımızın bu gayretkeşliği nedir? "İslami sermaye" diye bir suç çeşidi mi vardır? Ticari suçları -ve her türlü suçu- her dinden, her dinin her derecesinden insanlar işleyebilir. Ama hayır, ille de İslami sermaye... Suçları; "Halkın dini duygularını sömürerek paralarını almak..." Halk parasını nereye yatıracağını, nasıl değerlendireceğini kendisi bilir. Herkes kazandığı parayı nasıl harcayacağına kendisi karar verme hakkına sahiptir. Neden kendi fikriyatına yakın gördüğü bir şirkete ortak olmasın? Hal ve gidişatını kendi prensiplerine uygun bulduğu, politikasını benimsediği şirketlerle çalışırsa neden dini duygularının sömürülmesi demek olsun bu? Silah zoruyla parasını gaspeden yok! Başka duygularımızın sömürülerek paramızın alınması reklam oluyor da işin içinde dini hassasiyetler olunca neden suç oluyor?

Evet, "İslami sermaye" denen şirketlerin ticaret kanunlarına aykırı işleri var ise, hiç durmayıp cezalarını verelim ama "İslami sermaye" kendi başına suç unsuru değildir. "İslami sermaye" diye bir mefhum da olamaz. Bu sıfat tamlaması yanlıştır.

Sonra dinci basın lafı. Ne kadar moda oldu? "-cı" eki dilimizdeki son derece işlek bir isimden isim yapma ekidir. En çok meslek isimler yapar: Kitapçı, boyacı, hırdavatçı, tenekeci, sütçü... Bir de taraftar olma, uğraşma isimleri: Solcu, sağcı, kralcı, cumhuriyetçi... "Dinci" diye bir meslek grubu var mı? Yok! Taraftarlık manası söz konusu ise "dine taraftar olmak, dinden yana olmak" demek mi? Bu da suç değil! Ne demek o halde? Tam ne kastediliyor, anlamış değilim. "Dinci" ne demek? "Dindar" demek mi? "Dini hassasiyetleri olan" demek mi? Öyleyse, bunlar da suç değildir. "Dinci basın" dindar yazarların yazdığı gazeteler mi? "Devleti yıkıp dini esaslara göre yeniden kuracak olanlar" mı? Var mı böyle birileri? Varsa daha başka türlü ifade edelim. İtham edası taşıyan "Dinci" kelimesi yüzde 99''u Müslüman olan Türk halkını rencide etmektedir. Ya "dinci"nin zıddı nedir? Dinsiz mi? "Dinsiz basın" diye bir grup var mı? Yahut "dinci olmayan basın" mı diyeceğiz?

İslami sermaye demek de, dinci basın demek de, eğer, dini alet ederek halkı bölmeye, etiketlemeye çalışma faaliyeti değilse, dilimizi iyi bilmemenin sonucudur. Türkçe üzerinde hassasiyetimizi kaybettik. Rastgele konuşuyoruz. Ağzımızdan çıkan kelimeleri kulağımız duymuyor.