Amerikan piyasasında bir iki yıldır değişik tedavi usulleri sağlayan aletler, malzemeler satılıyor. Kimyevî, sunî ilâçlardan bunalan insanlar artık tabiî metodlara koşar oldu. Bitkilerden yapılan ve Uzak Doğu menşeli olarak tanıtılan haplar, şuruplar, çaylar pek gözde. Ama benim söz konusu edeceğim onlar değil. Onlardan da yenisi "soundteraphy" ve "aromateraphy" denilen bir tedavi metodu var şimdi. Yani "ses tedavisi" ve "koku tedavisi". Her türlü hastalığa sinir bozukluklarının, gerginliğin, psikolojik sarsıntıların sebep olduğu fikrinden hareketle insanı rahatlatma amacına yönelik bir tedavi bu.
Önce koku ile tedaviye bakalım. Piyasada çeşit çeşit aletler satılıyor. Meselâ, altında minik bir mum yanan zarif tabaklar ve yanında şişeler... Yahut elektrikli küçük, sevimli bir kandil ve yanında yine şişeler. Şişelerin her birinin içinde muhtelif bitkilerden, çiçeklerden elde edilmiş yüzde yüz saf yağlar. Bu takımı satın alıp kandilin yahut tabağın içine şişelerden birinden biraz yağ dökeceksiniz. Altındaki mumu yakacaksınız yahut elektriğe takacaksınız. Isının tesiriyle yavaş yavaş yayılan koku sizi rahatlatmaya başlayacak. Piyasadaki en kaliteli koku tedavisi malzemesi bunlar. Eski kültürümüzdeki buhûrdanlar, "kocakarı ilâcı" hükmüne lâyık gördüğümüz tütsüler ailesinden olsa gerek. Sonra kokulu mumlar, banyo suyuna konacak kokulu yağlar, sabunlar satılıyor. Kokulu banyo yağları, sabunları eskiden beri var ama bu yeni çıkanların ihtiva ettiği saf, sulandırılmamış, sentetik maddelerle karıştırılmamış usârelerden elde edilen kokularda tedavi özelliği var imiş! Fark bu noktada. Değişik bitkilerden elde edilen kokuların insan beynindeki değişik merkezleri etkileyip tedaviye hizmet ettiği söyleniyor. Meselâ, sadece lavantadan elde edilen usârenin titremelere, çarpıntılara, hezeyanlara, sinir gerginliklerine, ağrılara, mikroplara karşı etkili olduğu bildirilmekte. Daha ne olsun? Burnumuz 100 bin çeşit kokuyu algılayabilme kapasitesine sahip imiş, ama bu duyumuzu şimdiye kadar yeterince değerlendirememişiz. Burnumuzun kadrini bilememişiz, üstelik küçümsemişiz. Aromateraphy, aslında yeni bir metod değil. Binlerce sene önce Mısır''da ve Hint''te bu usulün kullanıldığı biliniyor. Modern dünya bu eski âdeti yeniden keşfetti.
Ama henüz limon kolonyasını keşfedemediler. Limon kolonyasının tedavi edici özelliği yabana atılır mı? Soundteraphy''ye, ses ile tedaviye gelince.... Burada su sesi ön planda. Asırlar önce ecdadımız akıl hastalarını su sesi ile tedavi ediyordu ya! Kulağa gelen seslerin de psikoloji üzerinde etkisi var diyorlar. İnsanı delirten sesler var, dinlendiren sesler var. Meselâ elektronik saatler çıktı piyasaya, hafızasında 12 çeşit su sesi. Fişe taktığınızda ardarda başlıyor: Fırtınalı havada okyanus, hafif rüzgârlı havada okyanus, dağdaki kaynak, ovadaki dere, şadırvan, çağlayan... Ayrıca şimşek, gökgürültüsü, yağmur sesleri, kuş sesleri. Sadece bu seslerle doldurulmuş kasetler, CD''ler var. Sonra odanızın bir köşesine, masanızın üzerine konacak çeşmeler satılıyor. Kimi bakırdan, kimi alçıdan, kimi alüminyumdan, kimi taştan, boy boy, renk renk, şekil şekil çeşmeler. Bazıları bildiğimiz -ve beğenmediğimiz- tulumba... Onların da fişini elektriğe soktuğunuzda şırıl şırıl bir su sesi başlıyor. Haznelerindeki mevcut su devr-i daim ederken kulaklarınız şırıltılarla doluyor. Artık hangi dükkâna girseniz ortalıkta bir şırıltı, bir koku. Üzerinizde bir gerginlik, sıkıntı varsa, hafakanlar basmışsa hemen atın kendinizi mağazalardan birine, bu malzemenin satıldığı reyona gidip seslere ve kokulara bırakın kendinizi. Belki o kadar rahatlayacaksınız ki, minnet ifadesi olarak satılanlardan birini alıp da çıkacaksınız dükkândan. Onların da beklediği bu zaten. Memleketimizde, Ankara başta olmak üzere büyük şehirlerimizdeki vatandaşlarımızın rahatlamasında, gevşemesinde, sakinleşmesinde, evhamlardan, psikozlardan, nevrozlardan korunmasında bu çeşit malzemenin işe yarayacağına inanan varsa daha fazla bilgi için benimle irtibat kurabilir. Fertlerdeki -hele herkesin tanıdığı fertlerdeki- bazı ruhî rahatsızlıkların toplum sağlığını da menfî yönde etkilediği, topluma sirâyet ettiği, fizikî sonuçlar doğurduğu meydanda. Her psikolojik rahatsızlık ses tedavisi ile koku tedavisi ile giderilemez ama denemekte ne zarar var?! Hem, doktor reçetesi de gerekli değil, yan tesiri de yok!

