Bu kitaptan; beş sene mi, altı sene mi önceydi, yine bahsetmiştim. Geçenlerde yeni baskısının yapıldığını gördüm. Cornell, New York, Adalphi ve Princeton Üniversitelerinden diplomalı Profesör Michael H. Hart''ın, ilk baskısı 1978''de, ikinci baskısı 1987''de yapılan 572 sayfalık "The 100-A Ranking of The Most Influential Persons in History=Tarihte Tesiri En Büyük 100 Adam" kitabı. Yazar "Bu kadar yıl aradan sonra kitabın hâlâ iyi satıldığını ve başka dillere çevrilmekte olduğunu gördüğüm için gözden geçirilmiş bir baskısını hazırlamaya karar verdim." diyor. Bu gözden geçirme sırasında ne gibi değişiklikler yaptığını merak ettim. Yirmi küsur yıldan beri dünya değişiyordu, yazarın fikirleri de değişmiş olabilirdi. Listedeki ilk 10 isim aynı. Marx 11''inci idi, 27''inci olmuş. Lenin 15''inci idi, 84''üncü olmuş. 20''nci sırada Mao vardı, 89''uncu sıraya inmiş. Böyle birkaç yer değişikliği daha var. Fakat ilk 10 isimde hiçbir değişiklik yok. Kitabın önsözü şöyle başlıyor:
"Voltaire, ''Mektuplar''ında 1726''da İngiltere''de entellektüellerin şu soru üzerine düşündüklerini söyler. Gelmiş geçmiş en büyük insan kimdir? Sezar mı, İskender mi, Timur mu? Cromwell mi? Aralarından biri Newton''un tartışmasız en büyük adam olduğunu iddia etmiştir. Voltaire bu hükme katılır ve der ki: "Hakikatin gücünü kullanarak düşüncelerimize söz geçiren insana hürmet borcumuz vardır, düşüncelerimizi zorbalıkla esir alana değil." Voltaire Newton''un gerçekten tarihin en büyük adamı olduğuna inanıyor mu yoksa felsefî bir yorum mu yapıyor, mühim değil; yalnız bu hatıra yeni ve ilgi çekici bir soruyu gündeme getiriyor: Yeryüzü üzerinde gelmiş geçmiş milyarlarca insan içinde tarihin gidişatına en fazla tesir eden kimdir? Bu kitap bu soruya benim verdiğim cevap olacaktır."
Profesör Hart, kendi seçimine göre, en tesirliden başlayarak yüz kişinin biyografilerini yazmış, herbiri hakkında fikirlerini beyan etmiş. Kitabın ilk ismi Hazret-i Muhammed! İkinci sırada Newton, üçüncü sırada Hazret-i İsa var.
Yazarın iyi bir Hıristiyan olduğunu önsözündeki şu ifadelerden anlıyoruz:
"Bu sıralamada Muhammed''e İsa''nın önünde yer verdim; çünkü inanıyorum ki İslâm dininin yerleşip yayılmasında Muhammed''in şahsî tesiri, Hıristiyanlığın kurulup yayılmasında İsa''nın rolünden çok fazladır. Fakat tabiî bu Muhammed''in İsa''dan daha büyük bir şahsiyet olduğuna inanıyorum demek değildir." Böylece dini bütün bir Hıristiyan olduğunu ima ettikten sonra, yazar, hakkı teslim etmeyi tarihe saygının gereği olarak görür. Peygamber Efendimize ayırdığı altı sayfalık biyografiye şu satırlarla başlıyor: "Muhammed''i, dünyanın gelmiş geçmiş en tesirli insanları listesinin başına koymam birçok okuyucu için sürpriz olabilir. Bazılarının zihnini sorular kurcalayacaktır. Fakat, tarihte, hem dinî, hem dünyevî sahada en üstün başarıyı elde etmiş tek insan O''dur. Muhammed dünyanın en büyük dinlerinden birini getirdi ve yaydı; ilâveten fevkalâde tesirli ve güçlü bir siyasî lider oldu. Ölümünden onüç asır sonra tesiri, gücü aynen devam etmektedir." Yazar sonraki sayfalarda peygamberimizin kısa hayat hikâyesini, dinî, siyasî ve askerî faaliyetlerini özetledikten sonra şöyle sorar: "Peki ama, bütün bunlara bakarak Muhammed''in tarihteki tesir gücü üzerinde nasıl hüküm veriyoruz? Bütün büyük dinleri tebliğ eden insanların o dinin takipçileri üzerinde çok büyük tesiri olmadı mı zaten? İslâmiyet için de tabiî ki böyledir. Ama bugün dünyada Hıristiyan nüfus Müslümanların iki katı iken Muhammed''e İsa''nın önünde yer vermek size garip görünecektir, biliyorum. Bu seçimimdeki iki esaslı sebebi bir daha açıklayayım: Birincisi, Muhammed''in İslâmiyet''in yayılmasında gösterdiği tesirin, Hıristiyanlığın yayılmasında İsa''nın oynadığı rolden çok daha büyük oluşudur. O İslâmiyet''in bütün prensiplerinin oturup yerleşmesinden tek başına sorumlu olan insandır. Halbuki İsa sadece Hıristiyanlığın ahlâkî değerlerini, ölçülerini getirdi, teolojinin kurucusu St. Paul oldu. İkincisi, Muhammed aynı zamanda -yine İsa''nın aksine- devlet adamı olmuştur. Dinî lider olduğu kadar dünyevî lider olmuştur, tebliğ ettiği şeriat hem din, hem dünya hayatını tanzim etmiştir. Yedinci asırda dinî ve dünyevî sahalarda başlayan fetihleri, o zamandan bu yana dünya tarihinin şekillenmesinde en mühim rolü oynamıştır, oynamaktadır. Onu bütün zamanların şahsî tesir gücü en yüksek insanı kabul etmemin sebebi budur." Bu gece Berât Kandili. Âfetsiz, kazasız, belâsız, acısız günler niyazıyla bütün okuyucularımızın mübarek kandillerini tebrik ederim.

