Kemal Sunal, ağlanacak hallerimizi güldürerek anlattı, ölümünde bile bunu yaptı ama bu defa gülemedik tabii. Ölürken uluslararası bir vurdumduymazlığımızı da ortaya koydu. Uluslararası bir sahamızda, havaalanında Acil Tıbbi müdahale trajedisini oynadı. Belki bir TV kanalında belki de bir gazete editörünün veya yazarının bu konuyu gazete sütunlarına aktarmaya çalıştığı bir sırada bir komşumuzun kızı cam silerken pencereden düştü. Belki de kızcağızı düştükten sonra gören ilk ben oldum ve hemen 112 Hızır Acil Servis''e sarıldım: Telefondan bir telesekreter bayan sesi: - Ambülans istiyorsanız bekleyin!... -Dııt..Dııt ...Dııt... Tekrar 112''yi çevirdim: - Ambülans istiyorsanız bekleyin!... -Dııt..Dııt ...Dııt... Tekrar 112 ve yine aynı ses: - Ambülans istiyorsanız bekleyin!... -Dııt..Dııt ...Dııt... Tekrar 112 ve yine aynı anons ama bu defa bir ilerleme; -Buyrun! Fakat daha ağzımı açmadan yine sinir bozucu ses: -Dııt..Dııt ...Dııt... -Yâ sabır. Tekrar 112 ama, bu sefer anons yok, meşgul sinyali var. Bu minval üzerine aramam 20 dakika devam etti. 155''i aradım. Duyduğum sesin telesekreter olmadığını anlayınca hemen durumu anlattım. Görevli memur, durumu öğrendiklerini bir ambülansın yola çıktığını söyledi. Tekrar anons ettirerek durumu teyit ettirdi. Ambülans çok yakında, dedi. Teşekkür ettim hemen balkona koştum. Gazeteciler televizyoncular bile gelmişti. Olay yerini çekmişler ambülansın gelişini görüntülemeye hazırlanıyorlardı. Birden aklımdan geçti: -Bu ambülansçılar; politikacılar gibi, başrol oyuncuları gibi herkesin ve medyanın geldiğinden emin olduktan sonra mı geliyorlar yoksa...
Mazeret Kemal Sunal''ın ölümü sebebiyle medyadan yetkililerin mazeretlerini öğreniyoruz: - Onbinlerce çağrı alıyoruz, binde biri bile doğru çıkmıyor. - Ambülans sayımız yetersiz!
Soru - Gazeteciler veya Polis bu işin içinden nasıl çıkıyor? - Madem kifayetsizsiniz niçin 112 anonsu dağa taşa yazılıyor. Kapatın gitsin?! Vatandaş 155''i veya gazetecileri arasın!
Teklif Aynı cep telefonlarında olduğu gibi, hangi telefonun aradığını gösteren, normal telefonlarda da kullanılan sistem var. Birçok kuruluş bu sistemi kullanıyor. 112 bunu kullanmayı niçin düşünmüyor? Bu şekilde tespit edilecek asılsız telefonlar için adli takip yapılıp; para cezasından tutun da belli sürelerde mecburi eğitime veya tedaviye tabi tutulma gibi müeyyideler uygulanabilir. Zaten bu sistem birkaç büyük şehirimiz için sözkonusu. Bu konu ciddi. -Biz de ciddi olduğunu biliyoruz! demeyin. Ciddi olduğunu bilseydiniz yukarıda belirttiğim, bizim gibi sıradan vatandaşların aklına gelen tedbirleri alır, gazetecilerden önce olay yerine gelirdiniz. Mazeret üretme ayıbından çoktan kurtulurdunuz. İbrahim A.Ş. - Yenibosna - İSTANBUL
Dairemin telefonunu neden kestiniz? TELEKOM Genel Müdürlüğü''ne; Ben Yalova''da bir daire amiriyim. Bize telefon faturası gelir, biz de onu onaylar, telefon borcumuzu döner sermayeden kapatırdık. Mevzuatımız bunu gerektiriyor. Nerelerle görüşüldüğünü belirten ayrıntılı bir fatura. Bu olmadan ödeme yapmamız mümkün değil. Ama son iki aydır bu fatura gelmedi. Müracaatlarımız da netice vermedi. 01.07.2000 tarihinde telefonumuzu birden kestiler. Gerekçeyi de oldukça kaba bir şekilde bildirdiler: Borcunuzdan dolayı telefonunuz kesilmiştir... Halbuki durum yukarıda belirttiğim gibidir...
İsmi Mahfuz Bir Daire Amiri - YALOVA
İSKİ bu haksızlığı düzeltmelidir Su sayaçlarımızı İSKİ adına Sistem A.Ş. diye bir kuruluş okuyor. Bilindiği gibi su, harcanan miktara göre fiyatlandırılıyor. 10 metreküpün altındaysa fiyatlar farklı, bunun üzerine çıkınca epey pahalı oluyor. Adı geçen firma bir kaç ay düşük yazıyor (görmeden, kıyaslama yoluyla), sonra gelip bakıyorlar, yazdıkları rakkam 10 metreküpü geçiyor. Neticede bizden haksız olarak yüksek fiat talep ediliyor. Halbuki ne harcadıysak onun yazılmasını ve bizden de onun parasının istenmesini istiyoruz. Okuyucu firmanın hatası yüzünden neden fazla ödeme yapalım? Bu problemi defalarca İSKİ yetkililerine ilettik, haklılığımızı da kabul ediyorlar. Ama ne hikmetse bunu düzeltme yoluna gitmiyorlar. Artık bu haksızlığa son verilmesini istiyoruz... S. G. -Ataköy - İSTANBUL
Oylarımızdan neden korkuyorsunuz? Kaç gündür kamuoyunda dikkatle takip ettiğimiz amblem konusunda görüşlerimi belirtmek istiyorum. Bir Türk vatandaşı olarak Meclis bizim sayemizde var ise, Meclis''i bizler, Türk vatandaşları seçiyor ve oylarımız sayesinde belli makamlara geliniyorsa, bu konuda da bizlerin isteklerine önem verilmesini rica ediyoruz. Hitit ambleminin Ankara Büyükşehir Belediyesi''nin uygun gördüğü amblemle değiştirilmeye çalışılmasını şiddetle reddediyor ve kınıyoruz. Sayın Melih Gökçek''in uygun gördüğü amblemin, Müslüman Türk halkı için daha uygun olduğu görüşündeyiz ve bu konuda her türlü katkıyı yapmaya hazırız. Hicran Baş - ANKARA

