Kaydet
a- | +A

Haberlere göre bir rüya daha gerçekleşiyor, Türkiye Avrupa''nın en büyük uydusuna sahip oluyormuş... Ülkemi tebrik ediyorum. Ancak Ziya Paşa''nın meşhur Terkib-i Bend''ini de hatırlatmadan duramıyorum: "Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim, Gaflet ile görmez kuyuyu reh gözlerinde." Yani, gökte yıldız arayan nice acemi falcının, aslında az ötede önlerindeki çukurdan haberleri yoktur. Bu söz bize tam uyuyor doğrusu. Avrupa''nın en büyük uydusuna sahip olmak istiyoruz. Çok da iyi ediyoruz. Ama diğer yanda, bir vatandaşın üç aydır arızalı olan telefonunu bağlamaktan aciziz. Bendeniz Samsun''un Terme ilçesine bağlı Kocaman Beldesi''nde oturuyorum. (0362) 883 11 60 numaralı telefonum arızalı. Dilekçe vermeme, bizzat müracaat etmeme rağmen bir türlü kullanıma açılmadı. Kablo bağlanacakmış da o yüzden arızalıymış. İyi de kardeşim, bu kablonun bağlanması için benim telefonumun kapanması mı şart? Her kablo için bir telefon mu kapanmalı? İnanın üç aydan beri, kalp hastası olan annemle konuşamıyorum. Oturup mektup mu yazayım? Herkes gibi benim de konuşma hakkım yok mu? Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz''e sesleniyorum: Sayın Bakanım, cep telefonu olayında vatandaşın sesi oldunuz. Yüreğimize su serptiniz. Size olan itimadım sebebiyle bir vatandaş olarak ben de sıkıntımı size yazıyorum. Bu modern Türkiye''de benim de iletişim hakkımın verilmesi için sesim olur musunuz? Adnan Amanvermez -

Kocaman / Terme - SAMSUN

Çocuklarımıza yapılan haksızlıklara üzülüyoruz Milli Eğitim Bakanlığı''na; Ben çocuğu 1999-2000 Öğretim Yılında Anadolu Lisesi statüsündeki bir özel okulun lise birinci sınıfında okuyup yıl sonunda başarısız olan bir öğrenci velisiyim. 1999-2000 Öğretim Yılı 06 Aralık 1999 tarihine kadar Milli Eğitim Bakanlığı Örtaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği''ne göre lise birinci sınıf öğrencileri yıl sonu ağırlıklı not ortalaması 2.00 olması durumunda ( T. Dili ve Edebiyatı hariç) başarısız dersleri var ise o derslerden ortalama ile geçebilmekteydi. Ancak 06 Aralık 1999 tarihinde bize duyurulan ve 05 Kasım 1999 tarih 23867 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı Anadolu Yönetmeliği''ne göre 1999-2000 Öğretim Yılından başlamak üzere lise birinci sınıflarda ağırlıklı yıl sonu ortalaması 3.00''a yükseltilmiştir. Bu uygulama kademeli olarak 2000-2001''de lise 2. sınıflara, 2001-2002''de de lise 3. sınıflara şamil olacaktır. Şu anda klasik lise 1. sınıfında okuyup 3 dersten başarısız olan (T. Dili ve Edebiyatı Dersi hariç) öğrencinin yıl sonu ağırlıklı not ortalaması 2.00 olduğu için ortalama ile sınıfını geçme şansı vardır ve geçmiştir. Benim çocuğum ise yıl sonu ağırlıklı not ortalaması 2.50''nin bile üzerinde olmasına rağmen, iki dersten başarısız olduğu için sınıfta kalmaktadır. Bir dersi başarısız olup bu nedenle sınıfta kalan lise birinci sınıf öğrencileri de vardır. Bu durumda ülkemizde mevcut okulların lise birinci sınıfları arasında eşitsizlik oluşturulmakta ve çocuklarımızı özel okulda (Anadolu Lisesi statüsünde ) okuttuğumuz için cezalandırılıyoruz hissi uyanmaktadır. Çocuğum bu durumu anlayamamakta, mahalle arkadaşı aynı durumda sınıfı geçerken kendisinin sınıfta kalmasının nedenini çözememektedir. Aileler olarak mutsuz ve mağdur durumdayız. Bu konu, Resmi ve Özel Anadolu Lisesi statüsündeki okulların lise birinci sınıflar bazında incelendiğinde acı gerçek ortaya çıkacaktır. Siz yetkililerin bu konu ile ilgili gerekli incelemeyi yapacağınıza ve mağduriyetimizi gidereceğinize inanıyorum. Mustafa Mor - (Öğrenci Velisi) - İSTANBUL