Telefondaki ses ağlamaklıydı. Bir süre sakinleşmesini bekledim. Ama dinledikçe benim de sesim değişti, gözlerim nemlendi... Çocukluk arkadaşı, Melek Öztopal''ı anlatıyordu. "Üç gündür açız, lütfen bir çare" diyen arkadaşına yıkılmıştı. O acıyla sağı, solu aramak istemiş, bir yandan da bir yakını vasıtasıyla bir miktar gıda göndermiş... Melek Öztoprak, 57 yaşında, gelini ve iki torunu ile birlikte Adapazarı''ndaki 5 Köprü prefabrike konutlarda kalıyormuş. Deprem öncesi evleri, apartmanları olan, hali vakti yerinde itibarlı bir aile imiş. 17 Ağustos gecesi herşey değişmiş. Yakınları, eşyaları, evleri... Sıfırlanmış. Oğlu da bir suçtan hapis. Gelini ve iki torunuyla şükrederek yaşıyormuş Melek Hanım. Ama yardımlar birden bire kesilince hayat çekilmez olmuş. Üstelik elektrik parası da isteniyormuş. Üstüne üstlük okula giden torunundan 10 milyon lira da istenince... Çocuk kadar o da ezilmiş, yıkılmış... Geliniyle boncuk örerek üç beş kuruş kazanma yoluna gitmiş. Zaten eskiden de çok çalışır, başkalarına yardım eder, muhtaçları sevindirirmiş. İstemeye alışmamış bir türlü. Son zamanlarda boncuk işi iyi değilmiş, tek kazanç yolları da kesilmiş. Hiçbir yerden gelirleri yok, yardım da olmayınca günlerce aç kalırlarmış. Kendisi katlanır da, torunları için içi gidiyor, ha bire gözyaşı dökermiş. Birisine gidip de yardım dilenecek biri değilmiş. Ama üç gün aç kalınca daha fazla dayanamamış, aramış eski arkadaşını. "Açız, perişanız, dayanacak takatımız kalmadı" demiş... Fazla da birşey istemiyorlar. Birazcık ekmek, bir de tüp. Tek istedikleri aç kalmamak. Giyeceği, sebzeyi, eti, tatlıyı bulmasa da olur. Ama yaşamak için ekmek lazım. Ekmek ve tüp...
Gidin tahsildarlar gidin, Melek Hanım''dan elektrik parası alın. Hatta su parası da alın, geçmiş borçları alın, sağ kaldıysa eğer!.. Derme çatma prefabrikelerini de siz yıkın!.. Şimdi, bizler sıcacık evlerimizde yiyelim, içelim yatalım. Melek Hanım''ın halini, onun gibi olan onca depremzedenin çilesini bile bile, boğazımızdan birşey geçiyorsa, içimiz cız etmiyorsa yiyelim...
Askerlik görevini yapanlar DMS mağduru olmasın Oğlum 1999-2000 DMS''de 85 puan alarak KKK.''ya sivil personel olarak yerleştirildi. Ama yerleştirme sonunda kendisi vatani görevini yapmakta olduğu için bu hakkını kaybetti. Bildiğim kadarıyla bu durum bir çok kişiyi mağdur etmiştir ve ne yazık ki yerleştirilenlerin askerde olmaları sebebiyle gündeme gelmemekte ve hakları aranamamaktadır. Bu durum, sadece TSK''ya sivil personel olarak atananlar için değil, kamu kurumlarına yerleştirilen herkes için geçerlidir. Askerlik görevini yapmak üzere olan, veya askerlik görevini daha önce tecil ettirmiş olanların mağdur edilmemesi için; onların askere alımları 2 ay erteleniyor da şu an vatani görevini ifa etmekte olanların hakları niye saklı kalmıyor?
Gerekli mercilere başvurduğumuz ve bu durumda olanlar için bir genelge yayınlanacağı söylendiği halde, Haziran 2000`den beri niçin bir ses çıkmamaktadır? Osman Metin Kalaba Kasabası-Avanos/NEVŞEHİR
SSK''nın reklama ihtiyacı mı var? Nasıl oluyor da milyonlarca Dolar açığı bulunan SSK, bir voleybol takımı alıyor, bunu merak ediyorum. Acaba voleybol oynayanlar bedavaya mı oynuyorlar?
Bir voleybol takımına harcanacak parayla neler yapılabilir? Ayrıca SSK''nın reklama ihtiyacı mı var, veya spora katkı sağlayacak maddi gücü mü var, çok merak ediyorum. Hiç kimsenin dikkatini çekmeyen bu olayla ilgili olarak , Sayın Yaşar Okuyan bir açıklama yapar umarım... Ali Yıldız
Bağcılar Telefon Müdürü''ne teşekkür Yeni tuttuğumuz işyerimizde telefon bağlatmak istediğimizde, iyi niyyetli olmayan telefon komisyoncularının haksız kazanç talepleriyle karşı karşıya kalmıştık. Müracaatımız üzerine Türk Telekom Bağcılar Telefon Müdürlüğü gereken hassasiyeti göstererek, haksız kazanç peşinde olanların önünü kesti. Vatandaşın işlerini kolaylaştıran böyle müdürlerin çoğalması dileğiyle, teşekkürler Müdür Bey...
Onur Yalçınkaya

