Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, zaman zaman yurdun çeşitli köşelerinde paneller düzenleyerek, yerel medyanın gelişmesine ve o bölgelerdeki gazetecilerin eğitimine katkı sağlar. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Aydın Sezgin, Basın Yayın Dairesi Başkanı Hasbi Akal ve başarılı ekipleri canla başla çalışarak, gazetecileri, akademisyenleri bir araya getiriyorlar, Anadolu medyasının gelişmesi için gayret gösteriyorlar. Son toplantı da Erzincan''da yapıldı. Erzincan, Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı, Sivas ve Kahramanmaraş''taki gazetecilerle bir araya geldik. Mesleğimizin problemlerini konuştuk, tartıştık, bilgilendik. En uç noktalardaki arkadaşlarımızın sıkıntılarını ve isteklerini öğrendik, aydınlandık. Sadece gönderdikleri haberlerle bildiğimiz bazı arkadaşlarımızı tanıma fırsatını bulduk. Bu illerimizde zor şartlar altında televizyon yayıncılığı yapan, gazete yayınlayan arkadaşlarımızın gayretlerini gördük, enerjilerine şahit olduk. Bilgilendirmeden çok bilgilendik. Yeni dostluklar kurduk.
Erzincan Valisi H. İbrahim Altınok ile Belediye Başkanı Erkan Karaman''ın sıcak misafirperverliğini gördük. Bu şirin ilimizle yöneticilerinin ne kadar çok özdeşleştiğine şahit olduk. Okuyucularımızla konuşma fırsatını bulduk. Bazen sitem, bazen de takdir kokan, ama bizim için paha biçilmez değer taşıyan sözlerini can kulağıyla dinledik, aydınlandık...
Düzenli kent Erzincan ilimiz, bilindiği gibi sık aralıklarla deprem felaketlerine maruz kalıyor. Yakın terihimizde iki defa yıkıldı, yerle bir oldu, büyük can ve mal kaybı oldu, çok acılar çekildi. Bu depremler sonucu yöre halkının bir kısmı buraları terketti. Ama şehir direndi, her defasında ayağa kalkmasını becerdi, depremden büyük dersler çıkardı. Gelen yöneticilerin de ehil kimseler olması, Şirin Erzincan''ımızın, Türkiye''nin en düzenli birkaç ilinin arasına girmesine yetmiş. Altyapı problemi olmayan, mamur, düzenli, tertemiz bir kent. Üstelik yapılar da çok katlı olmayan, depreme dayanıklı ve şirin... Munzur ve Keşiş sıradağlarıyla çevrili olan Erzincan ovası verimli ve sulak. Zengin bitki örtüsü, lezzetli meyveleri ve eşsiz sularıyla yaşanacak bir yer. Sonbaharın gelmesiyle rengarenk olan ağaçlar, zirvelerdeki karlarla çok güzel uyum sağlamış.
Nazlı Fırat Bilindiği gibi Fırat nehri buralardaki eşsiz sularla başlayıp, kıvrıla kıvrıla Basra Körfezi''ne kadar akıyor, geçtiği her yere bereket ve medeniyet götürüyor.
Kemah''a giderken, karayolu, raylar ve Fırat''ın uyumu da bir başka güzellik veriyor. Hele Fırat''ın dağları yararak nazlı nazlı akması... Kemah Kalesi''nden zirvelere baktık, Fırat yatağını seyrettik, harabeleri, mağaraları, izleri düşündük. Eşsiz bir sonbahar güneşinin tatlı sıcaklığını doya doya yaşadık. Çağlayanın, insanın içini serinleten havasını teneffüs ettik, ruh dinlendirici şırıltıları dinledik. Muhteşem güzellikleri, ihtiyarlayan dünyamızı gözlemledik, alabalıkların gösterisini seyre koyulduk. Erzincan''a gidilip de Terzi Baba Hazretlerinin türbesine gidilmez mi, gidilir elbet. İnsanların, sıkıldıkları, bunaldıkları zamanlarda kapısına sığındıkları ulu bir zat. Ferah, aydınlık iç huzuru veren müstesna bir köşe... O mekanın güzelleştirilmesi için de hummalı bir faaliyet var. Erzincanlılar gönül sultanlarını unutmamış, kıymetini biliyor, o enerjiyle koşar adım gidiyorlar.
Üniversite Erzincan''da çeşitli fakülteler ve yüksek okullar var. Öğrenci sayısı 4500''ün üzerinde. Üniversite kurulması için mücadele ediliyor. Özel kuruluşlar da bu hizmet kervanına katılmış. İhlas Vakfı da pırıl pırıl bir yurt açmış. Hikmet Köksal ve arkadaşlarının gayretiyle kurulan bu yurtta her türlü imkan mevcut. Bilgisayar odası, çalışma odaları, kütüphaneler... Üniversiteli gençlerin rahat etmesi için her şey düşünülmüş. Üstelik okulların yanı başında. Bu gibi yurtları gördükten sonra düşünmeden edemiyorum, "bir daha mı okusam?.."
Bu güzellikler bitmez Anadolu''nun diğer köşeleri gibi Erzincan''ın da güzellikleri anlatılmakla bitmez. Ekşi suyun lezzeti, kaplıcanın şifası, Altın Tepe''nin gizemi ya da tepelerden şehrin ve ovanın dağlarla uyumlu güzelliğinin muhteşem görüntüsü... Ama sadece Üzümlü''ye (Cimin) mahsus siyah üzümü bağından toplayıp yemenin lezzeti veya mis kokulu elmaları dalından koparıp ısırmanın zevkini nasıl anlatabilirim ki... Hele hele bu dost, sevecen, misafirperver ve güleç insanlar... Har bakımdan içimizin karardığı, ruhumuzun sıkıldığı, sağlığımızın tehlikeye girdiği bu stresli ortamlardan kısa bir süre için de olsa ayrılmak güzel. Anadolu güzel, her köşesinin ayrı bir özelliği var, bakir, keşfedilmemiş. Siz de deneyin, gidin, gezin, görün... Doktor ve ilaç faturaları kadar da pahalı olmadığına emin olabilirsiniz... Değmez mi?

