22 Ocak 2001 günü, doğalgaz faturamı ödemeye çalışırken başıma gelenleri, diğer bazı eleştiri ve önerilerimle birlikte igdas@igdas.com.tr adresine aynı gün göndermiştim. Ertesi gün de beyazmasa@igdas.com.tr adresine gönderdim. Tarafıma olumlu ya da olumsuz hiçbir tepki ulaşmayınca aynı yazıyı Türkiye Gazetesine gönderdim ve 5 Şubat 2001 günü yayınlandı. İGDAŞ Halkla İlişkiler Müdürlüğü''nün, 8 Şubat 2001 tarihli Türkiye Gazetesi''nde yayınlanan cevabi yazısını okuyunca şok oldum. Halka hizmet vermek üzere görev yapan kurumlarımızın nasıl halktan kopuk olduklarını bir defa daha görerek içim sızladı. Bütün bir kurumu hedef almamak için, İGDAŞ Halkla İlişkiler Müdürlüğü''nün, benim şikayetlerime cevap vermekle görevlendirilen elemanı diyelim, benim derdimi anlayacağı, teskin edeceği, haklı şikayet ve önerilerimi olumlu karşılayacağı yerde, beni azarlama yolunu seçmiş. Adeta beni yalancı ve iftiracı durumuna düşürmüş. Sanki o sabah 2 saat boyunca, buz gibi havada Şirinevler''in caddelerinde dolaşan kendisi! Lüks zarflar içinde gönderilen fatura ile, faturadan daha önce zarfsız olarak posta kutularımıza bırakılan ödeme bildirimlerinde, ödeme yapılabilen bankalar listesinde, şahsi hesabım bulunan İş Bankası ve Yapı Kredi Bankasını göremeyince aynı gün İş Bankası Güneşli şubesine telefon ettim ve İGDAŞ''la imzalanmış bir protokollerinin olmadığını öğrendim. Nitekim söz konusu protokolün yeni imzalandığı ve artık İş Bankası kanalıyla otomatik ödeme yapabileceği 7 Şubat 2001 tarihinde bana bildirildi. Bir abonesini yalancı durumuna düşürmek için eksik beyan bir kamu kuruluşuna yakışmaz. Doğrusunu söylemek gerekirse, İş Bankası''ndan olumsuz cevap alınca, o da listede de olmadığı için Yapı Kredi Bankasına telefon etmemiştim. Bugün kontrol ettiğimde öteden beri protokolün mevcut olduğunu söylediler. O halde bu bankanın isminin de, ödeme yapılabilecek bankalar listesinde olması gerekirdi. Doğalgaz faturalarının, fatura bilgilerinin mahremiyeti ve şirket imajı gereği, zarf içinde gönderildiği iddia edilmiş. Mahrem denilen bütün o bilgiler, faturalardan önce zarfsız olarak posta kutularımıza bırakılan, doğalgaz ödeme bildirimlerinde de var!.. Biz aylık minimum 200 milyar liralık tasarruftan söz ediyoruz, siz hâlâ şirket imajı diyorsunuz. Şu kriz ortamında, insanların aç kaldığı, intiharların çoğaldığı bir zamanda böyle bir şeyi söylemeniz, tarihteki Fransa kraliçesinin, ekmek bulamayıp aç kalanlara, pasta yemelerini önermesini çağrıştırıyor. Doğalgaz, elektrik vb. fatura bedellerinin, emekli maaşlarının tutarını geçen vatandaşlarımızın olduğu herkesin malumudur. Cevabi yazıda, Ankara''daki kartlı sayaç uygulaması ile ilgili soruma ise hiç değinilmemiş. 2 milyon abonesi olan bir kuruluşun bütçesi, bu tip yatırımları yapmaya müsait olsa gerek. Son söz olarak, hizmet verdiği ve mevcudiyetinin sebebi olan halka cevap yetiştirme gayreti yerine, onun derdiyle hemderd olup sorunlarına çare arama yoluna gidilmesi daha uygun olur kanaatindeyim. Şikayetlere cevap vermekle görevlendirilen personelin de dikkatli olması, vatandaşın aklını ve zekasını küçümsememesi ve cevap vereyim derken zor duruma düşmemesi gerekir.
İ.P. (Elektronik Yüksek Mühendisi, Emekli Kd. Binbaşı) - İSTANBUL
Yarım kalmış yatırımları tamamlayın! Hatay Valiliği''nin dikkatine; Yapılan ilk icraat, üniversitede çalışan geçici işçileri çıkarmak oldu. Fakat Köy Hizmetleri''nde çalışan geçici işçiler kadrolu yapıldı. Bu ayırımcılık ve kayırımcılıktır.
Açılmamış birçok yüksekokul beklemede. Bir de diyorsunuz ki, öğrenciler dışarıya okumaya gitmesin, burada okusun. Yarım kalan yatırımlar oldukça, dışarıya giden çok olur. Sadece açılmayan yüksekokullar olsa neyse, daha birçok yatırım yarım kalmış, bekliyor. Bunları tamamlamadınız ve arıtma tesisini yapıp, faaliyete geçirmediniz. Vergileri arttırıldı, fabrikalar kapandı. Birçok esnaf kepenk kapatır duruma geldi. Vergileri arttıracağınıza, vergi borçlarını ödemeyip yurt dışına kaçanları yakalayınız. Yarıda kalan yatırımları tamalayın. Yarım kalan yatırımlar; İmam Hatip Lisesi''nin arkasında bulunan Türkmenbaşı Caddesi''ni TIR Parkı''na bağlamak üzere yapılan köprü, üstelik Asi Nehri''nin yatağı bozulmuştur o bile hâlâ düzeltilmedi, tabelası bulunan fakat kendisi yerinde bulunmayan Okul Binası (Sivil Havacılık Meslek Yüksek Okulu), iki okul aynı yerde gösterilen Turizm Yüksek Okulu, aynı yer dediğim Su Ürünleri Fakültesi, Turizm Yüksek
Okulu''nun binasının ayrı olması gerekir. Yayladağı Meslek Yüksek Okulu, Dörtyol Yüksek Okulu hâlâ tamamlanmamış olup faaliyete geçirilmemiştir. Ahsen Nedim Demirtaş - HATAY

