Milli Eğitim ve Maliye Bakanları''nın dikkatine; Günler önce bu köşede bir öğretmenin dramını yazmıştım. 27 yıldır vatan evlatlarını eğiten eli öpülesi Mesut Ertuş hoca... Mesut Hoca böbrek hastası, yıllardır hastane hastane dolaşarak tedavi olmaya çalışıyor. Başka çare kalmayınca, Irak''a gidip böbrek nakli ameliyatı olmuş. Ama bunun için de kendi birikimlerini, yakınlarının servetini tüketmiş. Mesut Hoca bazıları gibi devlet imkanlarıyla Amerikalara, İngilterelere gitmemiş. Hep kendi harcamış, yakınları harcamış. Ama böyle bir hastalığa mal mı dayanır? Bir öğretmenin mütevazı geliriyle bunu yapmak mümkün mü? Değil elbet. Bu çilekeş öğretmenin çığlığı da o yüzden zaten. Ameliyattan sonra devamlı alması gereken ilaçları var. Bunlar da Türkiye''de yok, ithal ediliyor. Devletin çalışanına bu ilacı temin etmesi gerekmez mi, veya parasını vermesi icab etmez mi? Eder elbet. Ama gelin görün ki, ödemeyi yapması gereken Hakkari''deki yetkililer inatlarından vazgeçmiyor. Servetini hastalığı için tüketmiş, 27 yıllık öğretmenin hayati öneme haiz ilacının parasını vermemekle devleti kurtardıklarını zannediyorlar. Eli öpülesi bu hocamızı ölüme terk etmekten vazgeçmiyorlar. Ne parasını veriyor, ne de kendileri getiriyor. İlaç Irak''tan geliyormuş da... fiyatı yüksekmiş de... Peki siz getirin, Avrupa''dan getirin! O da yok. Bir inat uğruna bir insan ölüme terkedilir mi? Sayın Milli Eğitim Bakanı, Sayın Maliye Bakanı, cevap verin lütfen. Bir insanın hayatı bu kadar mı ucuz? 27 yıllık öğretmen Mesut Ertuş''u ölüme mi terk edeceksiniz? Bu iki memurunuzun inadı devam mı edecek? Lütfen bitirin artık bu rezaleti. Gitsinler Mesut öğretmenden özür dilesinler, elini öpsünler, ilacını temin etsinler. Öğretmenlerimiz asildir, Mesut Hoca kendisini ölüme terkedenleri bile affeder!.. Ev İdaresi mezunları üvey evlat mı? Bizler Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Ev İdaresi Önlisans Programı mezunlarıyız. Bizim gibi önlisans programı olan diğer bölümlerin tümü 4 yıllık lisanslara intibak yapabildikleri halde, bizler bu haktan mahrum bırakılmaktayız. Bizler bu haksızlığı ahlayabilmiş değiliz. Türkiye''de eşitlik olduğuna inanıyor ve yetkililerin bu haksızlığı bir an önce farkedip, hakkımızı bizlere iade etmelerini bekliyoruz. Lütfen istikbalimizle oynanmasın... Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Ev İdaresi Önlisans Mezunları Hatalarınızı biz gençlere ödetmeyin! Türkiyemizin geleceği olan biz gençler okumak zorundaydık. Biz de öyle yaptık. Yıllarımızı, emeğimizi, ailemizin servetini verdik, bir üniversiteden mezun olduk. 4 yıl okuduktan sonra maliye bölümünden mezun oldum. Artık bir işe girmek zorundayım, ailem, çevrem gözümün içine bakıyor. Devlete, bankalara, özel kuruluşlara müracaata bulunduk. Devlet Memurluğu Sınavına girdik, girmez olaydık. Bir senedir bekliyoruz. Lise mezunlarına daha fazla kontenjan verildi, üniversite mezunları olarak ikinci plana atıldık. Onca emek, onca çaba kimsenin umurunda değil. Bankalara memurluk için başvuruyoruz. Sınavları sanki CIA yapıyor. Bu ne gizlilik, hiç kimsenin haberi bile olmuyor. Sınav yapılıp eleman alındıktan sonra haberdar oluyoruz. Mali müşavir ve özel şirketlerin muhasebesi için müracaat ediyoruz, askerlik diyorlar, tecrübe diyorlar... Bir yerden başlanmadan da tecrübe nasıl kazanılsın? Çevremden mezun olanların hepsi aynı durumda, kimse sadece ben bu durumdayım diye üzülmesin. Üniversite mezunlarının %80-90''ı aynı durumda. Biz gençler geçmişte yapılan hataların günahlarını herhalde uzun bir süre daha çekeceğiz, belki de bu ülkeden kaçana kadar... İsmi Mahfuz Bir Üniversite Mezunu Nedir bu mesai saatleri ayarlaması? İnsanlar yarım saatlik öğlen tatilinde nasıl ihtiyaç görecek? Biz bir avuç memurun daha verecek nesi kaldı? Bir Cumartesi, Pazarımız var, istesinler onu da verelim. Ne olur lütfen, bu memlekette herkes kendini biz halktan üstün görmekten ve emrivaki yapmaktan vazgeçsin. Bir referandumla sorsunlar bakalım insanlara, kaç kişi kabul ediyor, kaç kişi kabul etmiyor... Bir Grup Memur

