Kaydet
a- | +A
Milli Eğitim Bakanlığı''nın dikkatine; 16.07.2000 tarihinde yapılan DMS-Öğretmenlik Sınavı sonrası medyada bir haber yok. Sanki öyle bir sınav Türkiye genelinde yapılmadı. Herkes es geçti... Acaba bir aldatmaca mıydı diye düşünüyoruz. Sınav duyuruldu, herkes paşa paşa paralarını yatırdı, formlarını aldı. Hangi bölüme ne kadar öğretmen atanacağı bile söylenmedi. Sayın Metin Bostancıoğlu bu konuyla ilgili bir açıklama yapsa da, biz de akıbetimizi öğrensek. Polis, doktor gibi meslek erbabı okullarını bitirince atanabiliyorlar; öğretmenler öğretmenlik hakkını elde edemiyorlar. Çünkü onların okuduğu, ya da elde ettiği hak, sertifikayı da Milli Eğitim Bakanlığı veriyor, sonra da kabul etmiyor. Vuslat Ilgaz - GİRESUN Biz ilkokul mezunlarının hiç mi hakkı yok? Ben Kütahya''nın Tavşanlı kazasında, ortopedik özürlü, üç çocuk babasıyım. Kamyonumla nakliyecilik yapan, kendi yağıyla kavrulan bir kişiydim. 20 yıllık şoförlük hayatımda trafik kazası geçirmedim. Ama 19.1.1998 yılında kamyonun kasasından düşmem sonucu sağ kalçam kırıldı. Önce platin, sonra protez takıldı. Velhasıl bir yıl tedavim sürdü ve doktor ağır işte çalışamayacağımı söyleyince arabayı satmak zorunda kaldım. Doktor yüzde 40 sakat raporu verdi. Ben 43 yaşımdayım. Daha önce sigortalı olsaydım, malulen emekli olurdum. 1984''ten beri Bağ-Kur''luyum. Bu kurum, malulen emekli olabilmem içir % 60 sakatlık raporu arıyor. Birbuçuk yıldır iş arıyorum. Tavşanlı İş ve İşçi Bulma Kurumu''nda kaydım var. Özürlülere ve hükümlülere çıkarılan haktan yararlanamıyorum, sebebi de ilkokul mezunu oluşum. Biz bu vatanın evladı değil miyiz? Askerliğini yapmış bir Türk vatandaşına devletin böyle mi davranması gerekiyor? Ben anamdan sakat doğmadım. 40 yaşıma kadar çalışan, devletine vergi veren ben ve benim gibilerin şimdi işe girebilmemiz için bu yaştan sonra yüksek okula mı gitmemiz gerekiyor? Erdoğan Kızıltaş - KÜTAHYA Yasal haklarımız verilsin Bizler 160 bin kişilik Emniyet Teşkilatı''nda 4 yıllık fakülte bitirmiş yaklaşık 1400 polis memuruyuz. Teşkilatımız orta kademe amir ihtiyacını karşılamak üzere 1996 yılında Komiser Yardımcılığı Sınavı''nı açtı. Bu sınava yaklaşık 1100 polis memuru (4 yıllık fakülte mezunu) katıldı. Bunlardan 526 polis memuru kursa çağrıldı. 1998 yılında aynı sınav tekrar açıldı. Bu sınava ise tahminen 10 bin lise mezunu ile 1500 üniversite mezunu polis memuru katıldı. 1350 Komiser Yardımcısı için; % 90 lise mezunu, %10 üniversite mezunu sınırı kondu. 1150 lise mezunu, 200 üniversite mezunu polis memuru alındı. Ülkemizdeki tüm kamu kurum ve kuruluşlarında (Silahlı Kuvvetler dahil) memurluğu esnasında bir yüksek okul bitiren personel rütbe alıyor ve derece ilerlemesi kazanıyor. Bizim teşkilatımızda ise uygulanmıyor. Konu ile ilgili sorunlarımız değişik tarihlerde gazetelere yansıdı. Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü''nün İçişleri Bakanlığı''na gönderdiği 3.3.1987 tarihindeki 1987/5 sayılı Genelgesinde (Sayı: 19-383-06089) "Açık Öğretim Fakültesini bitirenler, Yüksek Okul bitirenlerle aynı haklara sahiptir" açıklaması mevcuttur. Kaldı ki üniversitelerin çeşitli bölümlerinden mezun olan birçok arkadaşımız vardır. Yine bir mağduriyetimiz de 23.12.1988 tarihinde çıkarılan 351/3 sayılı KHK ile, "polis memurları 3. derecenin son kademesine kadar iner" hükmünün konulmuş olmasıdır. Oysa diğer kamu kuruluşlarında, memuriyeti döneminde bir yüksek okulu bitiren kişi 1. derecenin son kademesine kadar iniyor. Bu da devletin çifte uygulaması... Dün hukuka baş vurup hak arayanlar bugün Emniyet Teşkilatı''nın önemli mevkilerinde bulunuyorlar. Bize de hukuki haklarımızı vermelerini bekliyorz. Amir yapmada üniversite mezunu yerine lise mezununu tercih edenleri de anlamakta zorluk çekiyoruz. Keyfilik yerine hukuk kuralları uygulanırsa, başta insan hakları olmak üzere bir çok sorun halledilir. Bir grup üniversite mezunu polis memuru