Milli Eğitim Bakanı''na; Ben ömrünün 30 yılına yakınını öğretmenlik mesleğine veren bir emekliyim. Çocuğum da öğretmenlik mesleğini sevmiş, MEB''nin karşılıksız burs teşvikiyle öğretmen olmak için Eğitim Fakültesi''ni seçmişti. Geçen yıl mezun oldu. Milli Eğitim Bakanlığı''na başvurdu. Ogüne kadar atamalar sınavsız yapılıyordu. Hem bu çocuklar okula kayıt yaptırdıklarında "Bak, bu okula giriyorsun ama mezun olduktan sonra ancak DMS''yi kazanırsan öğretmen olabilirsin" denmedi. Geçen yılki başvuruda talihi yaver gitmedi. (Atamalar kura ile yapıldı, sınıf, hatta sıra arkadaşlarından bir kısmının tayini yapıldı, oğlumun tayini yapılmadı.) Bu yıl 16.07 2000 tarihinde yapılan DMS Öğretmenlik sınavına katılması ve bu sınavdan belli bir puan tutturması istendi. Bu sınava 82 397 aday katıldı. Bu adaylardan ne kadarının Eğitim Fakültelerinden, ne kadarının eğitim fakülteleri dışındaki okullardan mezun olduğunu bilmiyorum. Ancak bu sayının büyük bir bölümünün eğitim dışı fakültelerden (Veteriner, Ziraat, İşletme, Turizm, Hemşirelik, vb.) olduğunu iyi biliyorum. Bu sınavda eğitim fakültesi mezunu çocuklarımız eğitim fakültesi dışı mezunlarla yarıştırıldı. Gerekçe dört yıllık fakülte mezunlarının "Pedagojik Formasyon" almaları. Bu tamamen aldatmacadır, çünkü; 1- Pedagojik Formasyon almak için ilgili fakültelere 200-300 milyon yatıran herkese bu belge verilmiştir. Vize, final sınavları hep göstermeliktir. 2- DMS-Öğretmenlik sınavında sorulan sorular, öğretmen adaylarının uzmanlık alanlarıyla bağdaşmamaktadır. Bu gençlere neden icra edecekleri meslekle ilgili sorular sorulmuyor? Savcı olarak atanacak Hukuk mezunu bir kişiden tıpla ilgili sorulara cevap vermesi beklenebilir mi? 3- Bundan sonra dört yıllık fakülte mezunlarına (örneğin Su Ürünleri, Seramikçilik ya da Hititoloji bölümünü bitirenlere) birkaç fark ders sınavını vererek avukat, hakim, kaymakam, doktor ya da subay olma imkanı verilecek mi? Şayet verilmeyecekse ilgisiz fakülte mezunlarına neden öğretmen olma imkanı tanınıyor? Böylelikle öğretmenlik mesleği çok hafife alınmış olmuyor mu? 4- MEB''ye alınacak öğretmen sayısı, Eğitim Fakültesi mezunlarının sayısından çok çok fazla mı ki, bu uygulamaya gerek duyuluyor? Geçmişte bu fakülte mezunları ihtiyaçtan az olduğu için, diğer fakülte mezunlarına sınavsız öğretmenlik hakkı verilmişti. Ancak bir ihtiyaçtan kaynaklanan bu uygulamanın ilelebet sürmesi mi gerekir? Başka alanlarda çalışma imkanı olmayan öğretmenler yeterli sayıda varsa, artık bu uygulamaya son verilmesi gerekmez mi? 5- Bu sınav sonunda Eğitim Fakültesi mezunlarına ek puan verilmesi düşünülemez mi? Ya da asıl işi öğretmenlik olanlara, aldıkları puan ne olursa olsun atamada öncelik verilemez mi? Ayrıca öğretmenlikle alakası olmayan kişilerin, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza verecekleri zararların telafisi mümkün olabilecek mi? Bunun sorumluluğunu taşıyanlar, vicdanları rahat bir şekilde uyuyabilecekler mi? *Mehmet İhsan Mısırlı - HATAY Sınıf Öğretmenliği mezunlarına haksızlık yapıldı Ben Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunu olduğum halde başvuru yapamadım. Bakanlığımız ne yapmaya çalışıyor? Bölüm mezunları dururken başkalarına mı öğretmenlik yaptıracak? Lütfen bu haksızlığa son verin ve biz bölüm mezunlarına hakkımız olan işi verin. *Sınıf Öğretmenliği Mezunları Yönetici atamaları neden zamanında yapılmıyor? Siirt ilinde Şubat 1999 yılından beri müdürlük imtihanını kazanan 4 kişi olması ve 20 ilköğretim okulu TORPİLLİ vekillerce yönetiliyor olmasına rağmen neden atamalar yapılmıyor? Siirt Valisi''nin ve Milli Eğitim Müdürü''nün bu durumdan haberi var mı? Bizler eğitimci olarak çocuklarımızın geleceğini etkileyen bu durumdan çok etkilenmekteyiz, en kısa zamanda yöneticilerden bu konuya el atmalarını istiyoruz. *Bir Grup Eğitimci - SİİRT

