Sizlere içimin üzüntülerini, derdimi anlatmak istiyorum. Sizler hiç aç kaldınız mı? Kalsaydınız bizim gibi emekli, dul ve yetimleri düşünürdünüz... Ben 75 yaşında, eşim hasta, özürlü bir de çocuk okutuyorum. 100 milyon emekli maaşı ile geçiniyoruz. Sorarım, bizi idare eden yetkililer, elinizi vicdanınıza koyun, siz çarşıda pazarda arzu ettiğinizi alırken, sofranızda istediğinizi yer içerken, yiyemeyenleri, giyemeyenleri hiç düşündünüz mü? Düşünemezsiniz, çünkü karnınız tok, tok olan açın halinden anlayamaz... Yetkililerin enflasyon düştü diyerek gelirlerimizi azaltması ücretlilere yaramamıştır. Neredeyse yaşama hakkı bile bize çok görülüyor. Bizler giysi, et, balık, vs. gibi şeyleri ancak televizyonda seyreder olduk. Bize verilen parayla bunların hiçbirini almak, geçinmek mümkün değildir. *Saime Dökgöz-SAMSUN
Meslek Liseliler''e bunca haksızlık neden? Biz Ticaret Meslek Lisesi mezunlarının hiçbir hakkı yok, neden? Üniversitede de 2 yıllık Muhasebe Yüksek Okulu''ndan başka şansımız yok. Bir lise mezunu muhasebe bölümünü seçebilirken, bir Ticaret Lisesi mezunu neden seçemiyor? Bu mudur batılılaşma, bu mudur çağdaş uygarlık düzeyi? Neden arzu ettiğim mesleği seçmeme engel olunuyor, eğitim hakkım kısıtlanıyor? Bu insan haklarına ters değil mi? Amacınız meslek liselerini ortadan kaldınmaksa bizi yakmadan yapsaydınız o işi... Bizim hayatımızı kararttınız, bari bizden sonrakilere bunu yapmayın... Biz mağdurlara yapılan haksızlığa dur diyecek bir merci arıyoruz... *Kübra Nacak-TOKAT
Okulumuz kapalı, imamımız yok Bizler Sinop İli Ayancık ilçesi Kurtköy sakinleriyiz. Bir yıldır cami imamımız yok. Köyümüzün kadrolu imamı ilçeye yakın bir köye tayin oldu, gidiş o gidiş... Öğrenci azlığı nedeniyle okulumuz kapalı, o konuyu sineye çektik. Ama imamımız da gidince üzüldük. Yazın köyümüzün nüfusu bin kişiyi geçiyor. Cumamızı kıldıracak, cenazelerimizi yıkayacak kimsemiz yok. Yetkililer biraz da bu problemlerimizle ilgilense... *Yüksel Karakurt-Kurtköy/SİNOP
Ne olacak Suşehri''nin hali? Yıllardır ilçemizin su problemi giderilemedi. Çataloluk Beldesi''nden; hayvanların otlatıldığı, sulandığı ve insanların çamaşır yıkadığı sağlıklı olmayan ve aşırı derecede bakteri taşıyan su, üstü açık ark yoluyla Suşehri su depolarına getiriliyor. Bizlere bu su içirilerek, birçok hastalığa yakalanma riski ile karşı karşıya bırakılıyoruz. Gündüz akıyorsa gece kesiliyor, gece akıyorsa gündüz kesiliyor. Üstelik 6-10 milyon Liralık su faturaları geliyor. Temizlik derseniz, o da öyle... Artık birileri bu gidişe dur demeli. 3 dönemdir seçilen başkanımızı göreve davet ediyoruz...
*Ahmet Alperen - SUŞEHRİ
Yok mu esnafın imdadına yetişecekler? Bizler serbest meslek erbabıyız. Bizim için hayat çok zor. Bir gün para kazanamazsak ertesi gün faturasını çok ağır bir şekilde ödüyoruz. Hele iş düzeni bozulmuş olanlar için hayat büsbütün çekilmez olmuş. Ekonomimiz çok kötü, istikrar yok, dengeler bozuldu... Ben de işleri bozulanlardan biriyim. Etrafımdaki esnaf arkadaşların çoğu da benim gibi. Onlar da isyanlarda, her gün kahroluyoruz. Para kazanamıyoruz, Ruhi dengemiz bozuldu. Vergi borcumuz var, ödeyemiyoruz. Bizleri daha fazla bunalıma sokmayın, birazcık anlayış gösterin, vergi için sıkboğaz etmeyin. Güvenecek dallarımız kalmadı...
*İsmi mahfuz bir esnaf
Sokağımızı çamurdan kurtarın Bağcılar Belediye Başkanı''nın dikkatine; Bizler Bağcılar İlçesi Barbaros Mahallesi 18. Sokak sakinleriyiz. Sokağımızın yarısı asfaltlı, yarısı da çamurdan geçilmiyor.Başkanımızın vaatlerini tutmasını bekliyoruz. Bu çağda, çamurlu ayakkabılarımızla evimize girmek istemiyoruz.
*Turan Al-Bağcılar/İSTANBUL

