Sizin köşeniz vasıtasıyla yanlış olan bazı işlerin düzeltildiği kanaantindeyim.
Size çok uzun süredir devam etmekte olan ve son 6 aydır iyice artan bir TELEKOM problemini aktaracağım. (Bu arada ben TELEKOM''da 11 yıl çalışıp 3 yıl önce ayrılmış bir Elektronik Mühendisiyim) Bildiğiniz gibi Türk TELEKOM, Jetonlu ve Kartlı ankesör işletmeciliği yapmaktadır. Şu anda 57.000 civarında Manyetik kartlı ankesör hizmet vermekte ve günlük 30, 60, 100''lük olmak üzere karışık 500.000 adet kart satılmaktadır. Bu kartlarda; Kartların kalitesizliği, dolum hataları ve art niyetli kişler tarafından kullanılmış kart satılması sebebi ile vatandaş mağdur olmaktadır. Bozuk kart iadesi ilde tek bir merkezden yapılmaktadır. Özellikle İstanbul, Ankara v.b. metropollerde mesafelerden dolayı ciddi bir problem
oluşturmaktadır. (İstanbul''da, Bakırköy ve Acıbadem- Ankara''da Ulus gibi) 650.000 TL''lik bir 30''luk kart arızalı çıktığında Sarıyer''deki bir vatandaş bunu asla değiştirememekte ve sineye çekmektedir. (Yol parası kartın bedelinin dört katı) Dolayısı ile TELEKOM''a geri yansıyan problem az olmaktadır. Fakat tesbiti ve itirazı daha kolay olan askeri birliklerdeki bozuk kartlar komutanda toplanmaktadır. Bazı dönemlerde bu oran % 24''lere kadar yükselmektedir. Yapılması gereken Avrupa''da olduğu gibi kartların son satış sırasında müşteriye kontrol edilerek satılmasıdır. Bu art niyetli PTT memurları ve özel acentelerin de önlemi olacaktır. Fakat bu, bürokrasinin işine gelmemektedir. Çünkü bazıları bu işin ucundan kıyısından sebeplenmektedir. Bu konuyu dikkate alırsanız memnun olurum. Çünkü bu iş yaklaşık 10 yıldır devam etmektedir. Bu makinelerin en az 15 yıl daha ticari ömürleri olduğu dikkate alınırsa konunun önemi daha da ortaya çıkacaktır. Böyle giderse çözmeye niyetleri de yok gibi gözükmektedir. İsmi Mahfuz Bir Okuyucu
Prefabrike evler kime yapıldı? 17 Ağustos depreminden sonra devletimiz, evi yıkılan veya hasar gören aileler için Gölcük''te binlerce prefabrike ev yaptırdı. Bunların bir kısmını az hasarlı konut sahiplerine verdi. Prefabrike konutlar tamamen doldu. Şimdi ise binlerce kişi bilgisayar kayıtlarında prefabrike evler için sırada bekliyor. Kriz masasındaki memur soruyor, şimdiye kadar nerede idiniz diye... Bizler de anlatıyoruz, evimiz yıkıldı veya orta hasarlı oturulamaz durumda, ailelerimizi çeşitli illere götürerek ev tuttuk, çocuklarımızı oradaki okullara kaydettirdik... Şimdi ise okullar kapanıyor. Gölcük''e geri dönmek istiyor çocuklarımız. Kiralık ev yok. Şimdiye kadar çoluk çocuğumuz bizlerden ayrı kaldı. Biz aile reisi olarak çadırlarda, misafirhanelerde, Gölcük''teki işyerimizde kaldık. Okulların kapanmasıyla parçalanmış aile düzenimize son vermek istiyoruz... Bizler diyoruz ki, evi az hasarlı, ya da hasarlı olup da buralardan prefabrike ev alıp içinde oturmayan, kapısına kilit vurup evinde kalan birçok kişi mevcut. Bunların tesbit edilmeleri gerekir. Yetkililer nasıl ki kira yardımını haketmediği halde, kira yardımı alan kişileri araştırıyorsa, bunları da araştırsın. Oturanlardan hasar tesbit raporu istensin. Gölcük Kaymakamlığı''nın bir an önce bu işe el atıp mağduriyetimizi gidermesini istiyoruz. Deprem mağdurları-GÖLCÜK
Zabıtadan mustaribiz Başbakan Yardımcısı Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi''ye sesimi duyurmak istiyorum. Ben Niğde''nin Çamardı İlçesinin Elekgölü köyündenim. Doğru dürüst bir işim olmadığı için, şu an Antalya''da mısır satmaktayım. Satıyorum ama neredeyse beni tutuklayıp hapse atacaklar. Zabıtalar anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getiriyorlar. Bakmakla yükümlü olduğum bir ailem var. Ne yapmam gerekiyor? Ben gerekirse üç gün aç dolaşırım, ama ya iki bebeğim... Onlar can değil mi?.. Yalvarıyorum, ekmeğimizle oynatmayın!... Arif Küpoğlu - ANTALYA

