ABD ABD''deki üniversitelerde öğrenime başlamak için normal olarak bir yıl önce, bazı okullara 6 ay önce, dil okullarına ise üç ay önce başvuru yapmak gerekiyor. Ancak bu işlemleri daha hızlı yapmak isteyen öğrencilere ayrıca bir tavsiyem var. ABD''deki dil okullarının Türkiye temsilcilerine başvurması gerekiyor. Bu konuda Global Eğitim Danışmanlığı ile Bil-Merk Eğitim Hizmetleri Danışmanlığı Türkiye''de öğrenci adaylarına gereken hizmeti veriyorlar. Giriş şartları Çok iyi bir not ortalamasıyla bir referans gerekiyor. Bu referans üniversitedeki bir hoca ya da isim yapmış bir iş kurumu olabilir. Bunlara ilaveten üniversitelere giriş testi olarak kabul edilen TOEFL, SAT, GRE ya da GMAT sonuçlarının yüksek olması tercih edilecek. Bu ülkedeki dil okulları ve üniversiteler paralıdır. Okullarda eğitim ve barınma için yaklaşık 15 bin dolarla 38 bin dolar arasında para gerekiyor. Eğitim ücretinin bir kısmını çalışarak ödemeyi düşünen öğrenciler için önemli bir tavsiyede bulunmak istiyorum. ABD''de hem çalışmak hem de okumak mümkün değil. ABD''ye bu amaçla giden öğrencinin çalışma imkanı dahi olsa aldığı ücret masraflarını karşılamaz. Çalışma düşüncesiyle yola çıkan öğrenciler daha sonra eğitimini tamamlamadan okulu bırakmak zorunda kalıyor. BURS İMKANI ABD''de burslu okumak da çok zor. İyi bir başarıyla beraber dil ve referans önem taşıyor. Ayrıca başarılı öğrencilere üniversitede asistan olma imkanı veriliyor. Başarılı öğrenciler arasından seçilen asistanlar öğretim üyelerinin yardımcılığını yaparak para kazanıyorlar. Bu imkan, çok yüksek not ortalaması olan ve refaransı kuvvetli, başarılı öğrencilere tanınıyor. Vize işlemleri Bu ülkede herhangi bir üniversitede okumak için mutlaka ilgili üniversitenin akseptans (kabul edilir) belgesi gerekiyor. Ayrıca masrafları karşılamak için ABD konsolos-luklarından öğrenci F-1 veya mubadil ziyaretçi J-1 vizesi almak gerekiyor. Bu belgeleri hazırlayan öğrenciler, ayrıca ABD''deki masrafları karşılayacak ücreti yatırdıklarını belgelemek zorundadır. YUKSEK LISANS VE DOKTORA BURSLARI Türkiye-ABD Kültürel Mübadele Komisyonu, 2000 ders yılında yüksek lisans ve doktora bursları vermektedir. Bu burstan faydalanmak isteyen öğrencilerin aşağıdaki şartları yerine getirmesi gerekiyor. Türk vatandaşı olmak İyi derece İngilizce bilmek 1969 veya daha sonra doğmuş olmak Lisans derecesine sahip olmak 1998-1999 ders yılı başında mezun olacaklar da başvuruda bulunabilirler Not ortalaması yüksek lisansa başvuracak adaylarda 4 üzerinden 3, 10 üzerinden 7.5 veya 100 üzerinden en az 75 almaları gerekiyor. Doktoraya başvuracak adayların Türkiye''de bir doktora programına kayıtlı olmaları gerekiyor. Sağlık raporu alması zorunludur. Amerika''da eğitim almak için başvurulacak telefon. Fulbright Eğitim Komisyonu İstanbul Bürosu: 0 212 244 11 05 Okuyucu Köşesi İzmir''den çok üzgünüm diye yazan okurumuz; boyunla-kilonu dert edinmişsin ama bu kadar üzelmene hiç gerek yok. Boy uzaması genlere de bağlıdır. Düzenli beslenmenin, sporun boy uzamasına olumlu yönde etkileri vardır. Boyunla kilon arasında çok büyük bir fark yok. Eğer bir sağlık problemin yoksa, düzenli bir diyetle fazla kilolarından kurtulabilirsin. Burada önemli olan aldığın kaloriyle, yaktığın kalori arasındaki dengedir. Yemek alışkanlığında yapacağın, basit değişiklikler ve kısıtlamalarla, hem yiyeceklerdeki yağlardan hem de vücudundaki fazlalıklardan kurtulabilirsin. İşte sana birkaç tavsiye: -Öncelikle kilo vermeye karar ver ve kararına sahip çık. -Doktora danışarak, sağlık durumuna ve sana uygun diyet şeklini sor. Spor yap. -Bol bol meyve ve sebze tüket. Su iç. Kremalı, yağlı soslardan, kızartmalardan, hamur işlerinden uzak dur. -Öğünlerini bölüp, sıklaştır. Günde üç yerine,6-7 öğünü terih et. -Sebzeleri mümkün olduğu kadar, buharda pişir. -Satın aldığın düşük kalorili yiyeceklerin sodyum miktarını kontrol et. Bu tip bazı gıdalarda tuz oranı yüksektir. Bu durum gereksiz şişlik yapar. Sana şimdiden başarılar... Her türlü soru ve sorunlarınız için, Türkiye Gazetesi Genç Türkiye Köşesi 29 Ekim Caddesi 34530 Yenibosna/İST. Faks: 0 212 454 20 30 Depremin ardındaki ders Hafta sonu İstanbul dışındaydım. Dolayısıyla uykusuz bir iş günü geçirdim. Akşam tüm isteğim erkenden uyuyup dinlenmekti. Ancak bir uğultuyla uyandım. Gecenin bir yarısında o nasıl bir ses. Zaman mı durdu ne oldu? Kıyamet mi kopuyor? Fırtına mı çıktı? Meğerse deprem kapıyı çalmış. Eşimle, yatağımıza oturduk, dua ediyoruz, yalvarıyorum "yeter Allahım dursun bu afet" diye. İnanamadım, sarsıntı durdu. Işık yok, ses çok. İnsan elbiselerini bile bulamıyor, hazırlandık ama nasıl. Eşime sesleniyorum "telefonunu yanına al" diye. Derdim aileme ulaşmak. Herkes dışarıda, herkes ürkek. Gökyüzü yıldızları ortaya dökmüş, ortalığı aydınlatmak istercesine. Ancak ölümün soğuk yüzü ortalarda sanki. Arabalar çekirge sürüsü gibi bir yerlere akıyor. Kardeşimin telefondaki sesiyle kendime geliyorum. Ertesi gün, dışarıda geçen bir gecenin ardından, yiğenimle Bağdat Caddesi''nde yürüdük, insanlar evlerinin bahçesinde, parklarda, banklarda, sahilde. Herkes tetikte. Meğer ne zormuş ölümü hissetmek. O güzel evlerin, arabaların sahipleri, iki yorgan-battaniye, döküldüler yollara, vazgeçtiler mallarından mülklerinden. Şık mağazalarda yazan "indirim" kelimesinin hiç bu kadar komik geleceğini düşünmemiştim doğrusu. Meğer ne büyük nimetmiş, yolda düz yürümek. Yarına bir garantimiz yokken, bu dünyayı yaşayalım diye çok mu uzaklaştık acaba, insanî değerlerimizden. Bir anda nasıl çaresiz olabiliyoruz. O çok güvendiğimiz tahsilimiz, mevkimiz, malvarlığımız çaresizliğimiz karşısında bir hiç oluyor. O ana kadar değer verdiğimiz her şeyi, evimizin sevgili eşyalarını, geride bırakıp kendimizi dışarı atmak istiyoruz; ne giyeyim diye düşünmeden. Dışarıda korkmuş, çaresiz insanlar. Aynı apartmanda yıllarca oturdukları halde birbirlerine selam vermeyen komşuları telaşla konuşurken görüyoruz. Deprem bir anda bize ne olduğumuzu hatırlatıyor. Belki de tavsiye edilen "ölmeden önce ölünüz" sözünü bir anlıkta olsa bize yaşatıyor. Kısa bir süre de olsa benliğimizden uzaklaşıyoruz. Deprem bize bir ders veriyor; "Bütün nefisler ölümü tadacaktır." O halde dürüst olalım; kimseyi aldatmayalım, güler yüzlü, yumuşak olalım; kalp kırmayalım. Biz aslında bir hiçiz; gururu, kibiri bir yana bırakalım. En önemlisi, "Haddî aşanlardan olmayalım." Ülkece acımız büyüktür. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum. Hepimize geçmiş olsun. Betül B. Altınbaşak

