Kaydet
a- | +A

"Gülme sırasında beyinde ağrıları dindiren madde olan endorfin salgılanır.

Bu da kişinin kendisini daha mutlu hissetmesini sağlar." Sıcak, samimi gülen bir yüze kim hayır der ki? Zihnimizden, gönlümüzden silinmeyen, hatırladıkça bizim de yüzümüze tebessümün çiçeklerini açtıran ne güzel, ne anlamlı yüzler vardır. Cüzdanınızı, değerli bir eşyanızı kaybettiğinizde yenisini alabilirsiniz ama ya gülümseme yeteneğinizi kaybederseniz? Kim sever asık suratlı bir insanla çalışmayı, oturup kalkmayı. Sıcaklığın hissedilmediği ortamlarda nasıl verim elde edilebilir? Yapılan araştırmalara göre de, gülmenin ruh sağlığımız üzerinde olumlu etkileri var.

Uzmanlara göre etkileri - Gülmenin ilk evrelerinde ortaya çıkan kas hareketleri, özellikle beyinde salgılanan endorfin maddesi nedeniyle rahatlatıcı özellikler içerir. Moral yükseltir. - Sinirsel olarak rahatlamayı sağlar. - Gerilen sinirlerin gevşemesine yardımcı olur. Hatta ilaç gibi kullanılabileceği belirtilir. Morali iyi hastaların daha çabuk iyileştiği ortadadır. - Erkeklerin ve kadınların gülmeleri birbirinden farkılıdr. Bir erkek güldüğünde diyafram saniyede ortalama 280, bir kadın güldüğünde ise 500 kere titreşir. - Gülerken gözlerden hafif bir yaş gelir. Bu da gözlerin parlamasına neden olur. - Yüz kasları gerilir, akciğerden gelen havayla diyafram titreşir, güçlü bir gülme sesi duyulur.

Tarihçesi İnsanlığın ortak dillerinden biridir gülmek. Her konuda olduğu gibi gülmek konusunda da çeşitli kuramlar oluşmuş tarih boyunca. Üstünlük kuramına göre gülmek; kişinin diğer insanlar üzerinde üstünlük duygularının ifadesidir. Hata yapan kişiye gülündüğünde verilen mesaj "ben olsam yapmazdım" olur. Platon''a göre bu tip gülmeler kötülemeyi içerir, kötüleme zararlı bir özelliktir. Uyumsuzluk kuramına göre gülmek; umulmadık bir tutum ya da davranışa gösterilen tepki, mantıksız ya da uygunsuz bir davranışa gösterilen zihinsel bir tepkidir. Rahatlama kuramı ise gülmeye, "Gülmenin biyolojik yararı var mıdır?" diye yaklaşır. İnsanların hayata gülerek bakmalarını savunur. Kuramlar bir yana; siz hayata daima gülümseyin. Ne insanlarla dalga geçmek için, ne de sinirinizi gizlemek için. İçtenlikle gülümseyin. Unutmayın "Siz gülünce, dünya da size güler."

Can sıkıntısı Çocukluğumda anneme ne zaman "Canım sıkılıyor" desem, "Sıkı can iyidir, çıkmaz" derdi. Bu söz bütün hayallerimin sonuydu. Belli ki annemin de can sıkıntıma çare olacak bir reçetesi yoktu. Büyüdükçe canım daha az sıkılır oldu. Yapacak işlerin sayısı arttıkça sıkılacak zamanlar azalmaya başladı. İlgilendiğiniz konular ne kadar çok olursa, zaman da o kadar hızlı geçer; Hatta yetmemeye başlar. Günlük hayatımızın parçalarının dışında kaldığımızda, özellikle de tatillerde ortaya çıkar ilgilerimizin ne de az olduğu. Gazetelere şöyle bir bakıp, televizyon kanallarında gezindikten sonra kendimize sorarız "şimdi ne yapmalı?" Çoğu zaman bu sorunun cevabı yoktur. Halbuki, yapacak ne çok şey var. Bir tanıdığım "ud" çalmaya heves etti. İşten gelip, yemek yedikten sonra onun için artık yapacak bir iş var. Yaptığı işten öylesine zevk almaya başlamış ki, kendi deyişiyle, akşam saatlerini iple çeker olmuş. Arkadaşlarımdan biri bugünlerde İspanyolca öğrenme gayreti içinde. İspanyolca kitap, dergi, kaset aramak, kelime ezberlemek boş zamanlarını doldurur oldu. Öğrendikçe daha çok zevk alıyor, daha çok çalışıyor. Evlerimizde akvaryumlar var. Balıklarımızı besler, sularını değiştirir, ışıklar içinde yüzüşlerini seyrederiz. Siz hiç, balık türlerini, anatomilerini öğrenmek için cilt cilt kitaplar okuyan, derken "zooloji"ye ilgi duyan birini gördünüz mü? Herhalde bu kişinin canı hiç sıkılmaz. Can sıkıntısından kurtulmak bir eğitim işidir. Bunu kendi kendimize ve okulda öğreniriz. Herşey atılacak bir adımla başlar. Hiç bir şeyden zevk almayanlar, hiçbir konuyla ilgilenmeyenlerdir. Çevremizde, MEB''in, belediyelerin, özel kurumların açtığı bir çok kurslar var. Hobi olarak, boş zamanlarımızı değerlendirmek için katılacağımız kurslarda, birgün bize maddi imkanlar sağlayacak, meslekler edinebiliriz. Eğer yapabileceğiniz hiçbir şey yoksa, sulayacağınız bir çiçeğiniz, kendi bahçenizde olmasa da, herhangi bir yerde sizin ihtimamınızla büyüyüşünü seyrettiğiniz bir ağacınız da mı olamaz. Zaten canımız sıkılacak kadar zamanımız da yok.

Okuyucu köşesi Erzincan''dan Sevgili Filiz; Öncelikle şunu bilmeni isterim; bu sayfanın hazırlanış amacı siz okurlarımıza yardımcı olabilmektir. Bu sebeple istediğin zaman yazabilirsin. Mektubuna gelince; hayata bu kadar karamsar bakmanı kesinlikle kabul etmiyorum. Hayatta pek çok insan aynı şeylerle karşılaşır. Herşeye küsmek, hayatımıza son vermeyi düşünmek neyi değiştirir. Nefes alıp vermek mücadele ister. Hayat hiç birimize "altın tepsi"de sunulmadı ki. İnsanlar ne yenilgilerin ardından ne zaferler kazanmışlar. İnsan mücadele ettikçe güçlenir. Ancak kendine güveni olmayan tembel insanlar beklentilerini sınırlarlar. Elimizdekini kaybedince bunalıma girmek yerine, yeni alternatifler aramak, biri olmazsa bir diğeri için uğraşmak gerekir. İnsanlara güven. Unutma hepimiz birbirimz için varız. Elbetteki herkes istediğimiz kadar iyi ve samimi olamaz. İyi ve iyimser olmaya gayret et. Sonuçta kazanan sen olursun. Allah daima iyinin yardımcısıdır. Ailene kızma. Hayatta bizlere gerçekten yakın kaç kişi var ki? Anne ve baba bunların en önemlisidir. Babanla ilişkiniz ne kadar sorunlu olsa da, yine seni en iyi o anlar. Hayat şartları hepimizi olduğu gibi babanı da yıpratmış olabilir. Kötü giden şeyleri düzeltecek kişi sen ol. İş meselesine gelince; maalesef belediyelerde değişen yönetimlerle birlikte, kadrolar da değişebiliyor. İşini iyi yaptığına inandığına göre, başkanla, başkan yardımcılarıyla görüş durumunu onlara anlat. Eminim seni anlayacak birileri karşına çıkacaktır. Henüz gençsin. Açık Öğretim Fakültesinde okumayı dene. Böylece hem tahsiline devam eder, hem de çalışırsın. Bankalara memurluk için başvur. Devlet memurluğu sınavına başvurdun mu? Başka şehirlerdeki iş imkanlarını da takip et. Çok sevdiğim, ecdadımıza ait bir söz var. "Hat" sanatıyla yazıldığından ne lafzını ne de manasını anlayamıyoruz. Söz şöyle "Bu da geçer, Ya Hu" sakın hayata küsme. Kendine güven. Mutlu ve başarılı olman dileğiyle.