Kaydet
a- | +A

Stres, çağımızın en tehlikeli rahatsızlığı ve genç yaşlı demeden hepimizi tehdidi altında tutuyor. Bitmek bilmez işler, sınavlar, trafik, özel sorunlar derken birçoğumuz için ülsere yakalanmak işten bile değil. Sözümüz, özellikle iş hayatına yeni atılan, atılacak olan gençlere. Zira zaman zaman okuyucularımızdan, "her iş benden bekleniyor, hayır demesini beceremiyorum, çeşitli dedikodularla karşılaşıyorum vb." sorunları içeren mektuplar alıyoruz.Bu nedenle biz de işyerinizde daha çok ne tip sorunlarla karşılaştığınızı ve bunlarla nasıl başetmeniz gerektiğini araştırdık. İşte genel sorunlar ve çözüm yolları:

Dağ gibi iş sizi bekliyorsa... İşlerinizi önem sırasına göre planlayın ve bu sıraya göre yapın. Zamanınızı çalmak isteyen iş arkadaşlarınıza ve telefon dostlarınıza fazla meydan vermeyin. Göreviniz olmadığını düşündüğünüz bir işin üstünüze yıkıldığını hissediyorsanız, kibarca sesinizi çıkartın.

İşinizde aradığınızı bulamadıysanız... İşi insana bazen sıkıcı gelebilir. İşiniz sizi gerçekten de tatmin etmiyor mu? Bu sorunun cevabını çok iyi düşünün. Büyük bir şirketteyseniz, başka bir departmana geçip geçemeyeceğinizi araştırın. Gerekirse durumunuzu üstlerinizle görüşün. Kararlıysanız yeni bir pozisyonda iş arayışına geçin. Ancak dikkatli olun çünkü günümüzde hemen iş bulmak kolay değil.

Kendinizi eksik hissediyorsanız... Kendinize haksızlık etmekten vazgeçin. Bulunduğunuz yere lâyık görüldüğünüze göre bunun mutlaka bir sebebi vardır. Kendinizle menfi yönde uğraşacağınıza gelişmek için çaba harcayın, yapabileceğinizin en iyisini yapmaya çalışın ve hata yapmaktan korkmayın. önemli olan yapılan hatalardan ders almaktır.

Sorumluluğunuz çok büyükse... Böyle bir durumda yapılması gereken üstlerinize çalışmaya hazır olduğunuzu, ancak bir yardıma da ihtiyaç, duyduğunuzu açık yüreklilikle ifade edin.

İşten atılma kaygısı taşıyorsanız... Korkmayın, kendinize güvenin. Dürüst, çalışkan, işini iyi yapan bir personelden hiç kimse vazgeçmek istemez.

Son dakika işleriyle mücadele... İşin acilliğini araştırın. Yarına bırakıp bırakamayacağınıza karar vererek, müdürünüze şimdiye kadar aldığınız bütün sorumlulukları yerine getirmeye çalıştığınızı hatırlatın.

İş arkadaşlarınızın tutumları rahatsız edici ise... Bu durumu olduğu gibi kabul etmeyin. Sesinizi çıkartın, sizi istismar etmelerine asla izin vermeyin, gerekirse yetkililerle görüşün, haklarınız olduğunu da bilin.

Ücretinizin az olduğunu düşünüyorsanız... Bu durumu da yetkililerle görüşüp, onlara iş temponuzdan, masraflarınızdan, hakettiğinizi düşündüğünüz ücretlerden bahsedebilirsiniz.

Çalışma ortamınız iyi değilse... Yetkililere daha çok ışıklandırma, havalandırma, yeşillendirme vb. isteklerinizden ve koşulları geliştirme yollarından bahsedebilirsiniz. Nefes egzersizleri yapın ve gücünüzün yettiği ölçüde mekanınızı yaşanabilir bir hale getirin.

Bugün ne giysem Gerçek estetik, ince bir zevkte saklıdır ve çok para da gerektirmez Günümüzde şık giyinmek, güzel görünmek kadın-erkek hepimizin derdi. Özellikle iş hayatında olanlar bu durumun ciddiyetini çok iyi bilirler. Her sabah uyandığınızda "şimdi ne giyeceğim" diye düşünmek gerçekten çok sıkıcıdır. Hatta bir rivayete göre sırf bu sıkıcı duruma düşmemek için ünlü bilimadamı Eınstein''in birkaç tane aynı renk ve model elbisesi varmış ve hep onları giyermiş. Bize göre, Eınstein''in her dakikası çok kıymetli olabilir ancak bu kadar tekdüze olmaya da hiç gerek yok. Çünkü renklerde; heyecanlar, hayatın güzellikleri saklıdır. Şurası da bir gerçek ki iş hayatıyla birlikte okul yıllarının blue jeanli, tişörtlü, montlu, kabanlı spor hayatı yerine mecburen kumaş pantalonlara, ceketlere, döpyes takımlara bırakmıştır. İş böyle olunca giyim masraflarımız daha da artar. Ancak akılcıl hareket edersek bu durumu az bir masrafla, zevkli bir şekilde çözebiliriz. Bize göre her mevsim modaya uymak için bir gardırop dolusu giysi satın almaya hiç gerek yok. Şık ve modern görünmek için yapmanız gereken sadece birkaç parça giysiye sahip olmak. Siyah kumaş bir pantalonunuz, eteğiniz, bir blûzunuz mutlaka olsun: Gri ve kahverengiler de siyah gibi, birçok renkle buluşabilir. * İçinde birkaç rengi birden barındıran, bir iki flar ya da kravatınız olsun: Böylece hem değişik renklerle aynı ürünü kullanabilirsiniz hem de kıyafetleriniz bir canlılık kazanır. * Krem rengi bir blûz, hırka yine her renkle uyum içinde giyilir. Erkekler için beyaz, açık mavi gömlekler, gri-lacivert pantalonlar hem şıktır ve ağır bir havaları vardır. * Siyah ayakkabılar, kabanlar birçok renge uyum sağlamaları bakımından vazgeçilmezler arasındadırlar. * Bayanlar için ince bir kolye (çok güzel imitasyonlar var.) şık bir kıyafetin daima tamamlayıcısıdır.

Okuyucu Mektubu Kişiye fayda sağlayan çalışma boş değildir Sevgili okuyucumuz Feyza; AÖF Kamu Yönetimi öğrencisi olduğunu, fakat okulu bıraktığınızı tekrar dönmeyi düşündüğünüzü yazmışsınız. AÖF''de okumaya değer mi diye de sormuşsunuz. Feyza''cığım tabii ki değer. AÖF''ni bitirdiğinde diploman, senin için elinde büyük bir artı olacak. Sorarım, sizce lise mezunu olarak kalmak mı iyi, yoksa AÖF''de olsa bir yüksekokul mezunu olmak mı? AÖF''sini küçümsemeyin. Şunu bilmelisiniz ki bugün birçok işyerinde ilerleyebilmenin şartlarından birisi de üniversite mezunu olmak ve buna AÖF de dahil. Şayet sen bir bankaya, devlet dairesine girecek olsan üniversite mezunlarıyla bir tutulacaksın ve terfin, maaşın ona göre olacak. Bu nedenle okulunu bir an evvel bitir ve "kendimi daha fazla nasıl geliştirebilirim" diye düşün. Ayrıca AÖF''sini bitirip yüksek lisans yapan birçok insan var. Sen de bunlardan birisi olabilirsin. Yeter ki gayret göster. Başörtü meselesine gelince, (zaman zaman okuyucularımızdan bu konuda mektuplar geliyor) AÖF''sinde bu durum, sınavların haricinde problem olmaz. Ancak, sorununuz, ileride çalışmayı düşüneceğiniz yere göre yine karşınıza çıkacaktır. Ben size ne başınızı açın, ne de kapatın diyebilirim. Bu kararı verecek kişi sizsiniz. Önceliklerinizi belirleyin ve kararınızı verin. Ben sizin yerinizde olsaydım, okulumu bunun için bırakmazdım. unutmayın hayat sürprizlerle dolu ve yarınların ne getireceği hiç belli olmaz. Çalışma hayatına girmeyi düşünebilirsiniz ve bunun için de bilgiyle donanımlı olmak gerekir. Kardeşinizin burs işine gelince, anladığım kadarıyla elinizde köşemizde yayınlanan, "burs veren kurumlar" listesi var. Bu kurumları arayarak, bu ayın sonuna kadar bir an evvel burs başvurunuzu yapın ve sonucu bize bildirin.

Sağlıklı ve başarılı günler diliyorum.

Siz belirleyin!.. Sevgili okuyucularımız; sizlerden bir ricamız vardı: "Şayet siz gençlerle ilgili bir kitap yazılmasını isteseydiniz içinde hangi konuların olmasını, nelerden bahsedilmesini isterdiniz ve o kitapta sizlerin duygu ve düşünceleri olsaydı neler yazardınız?" Konuyla ilgili yazılarınızı en kısa zamanda göndereceğinizi (faks, e-mail, mektup vb) umuyor, sevgiyle kalın diyorum.

Her türlü soru ve sorunlarınız için Adres:Türkiye Gazetesi,

Genç Türkiye Köşesi 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna/İstanbul Faks: 0212 454 20 30 E-Mail: Betbay@apexmail.com

Haftanın Sözü Başkaları için hiçbir şey yapmamak bizi bir hiçe dönüştürür. Moraca Mann