Kaydet
a- | +A

Konuyla ilgili olarak anahtar kelimelerimiz, şu günlerde çokça kullandığımız; "Bilgi çağı-Bilgi çağını yakalamak vb." Teknolojideki ilerlemeler kendini en hızlı elektronik alanda gösterdi. Bilgisayarlar sayesinde alışverişten-banka işlemlerimize kadar hayatımızdaki pek çok şey kolaylaştı. Bu akıllı makinalar şimdi de eğitim hayatımıza el attı. İnternetle gelen müthiş değişim, üniversitede sanal dönemi başlattı, eğitimde sınırları ortadan kaldırdı. İnternet sayesinde evinizde otururken veya çalışırken üniversite diploması alabiliyor, yurtdışında master yapabiliyor ya da satış konusunda bir sertifika programına katılabiliyorsunuz. Nasıl mı? Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) "sanal üniversite" dönemi başlatıyor. YÖK''ün hazırladığı "Üniversitelerarası Bilgisayar Ağına Dayalı Yüksek Öğretim Yönetmeliği"ne göre üniversitelerde "ileri iletişim ve bilgi teknolojilerine" dayalı uzaktan eğitim yönteminin kullanılacağı ön lisans, lisans ve yüksek lisans programları açılıyor.

Öğrenci kabulleri şu şekilde olacak: * Açılacak ön lisans, lisans veya yüksek lisans diploma programlarına öğrenci kabulü diğer programlardaki gibi olacak. * Bu programlardan, bir programa kayıtlı bile olsa isteyen her öğrenci, çalışan kesim yararlanabilecek. * Eğitim dili Türkçe olacak. Ancak, üniversitenin kendi eğitim dilleri çerçevesinde eğitim dili yabancı dilde olabilecek. * Sınavlar da, internet aracılığıyla yapılacak. * Üniversitelerde İnternet üzerinden açılacak ön lisans, lisans ve yüksek lisans diploma programları için para talep edilecek. Bu para miktarı üniversitelerdeki ikinci öğretimden yararlanan öğrencilerin ödeyeceği miktarı geçmeyecek.

Ülkemizde, bu konuda öncü ODTÜ. İnternet üzerinden sanal eğitim veren tek üniversite Ortadoğu Teknik Üniversitesi. ODTÜ''nün sanal kampüsünde Bilgisayar Mühendisliği Bölümü tarafından açılan "Bilgi Teknolojileri Sertifika Programı" ve "Toplam Kalite" konusunda çeşitli dersler veriliyor. Bölümden yapılan açıklamalara göre bu sertifika programlarına ülkemizin çeşitli şehirlerinden hatta Çin, Avustralya, Kuzey Kıbrıs''tan katılan kişiler var. Ülkemizde İnternet üzerinden eğitim veren üniversite ve kuruluşların yakın bir gelecekte sayılarının artacağı ortada.

Sanal üniversitede okumak için neler lâzım? * İngilizce biliyorsanız, * Pentium işlemcili bir bilgisayara sahipseniz, * Belli bir ücreti gözden çıkartabilecek durumdaysanız, O zaman, yönetimden pazarlamaya, finanstan insan kaynaklarına çok sayıda alanda eğitim programlarına katılabilir, hatta üniversite diploması alabilirsiniz. Dünya çapında İnternet üzerinden online üniversite eğitim ağı oluşturmayı hedefleyen Global Network Academy''nin "www.gn.academy.org" adresinden veya "www.occrediteddldegres.com" sitelerinden üniversiteleri tarayabilirsiniz.

Yurt dışındaki bazı sanal üniversiteler * California State,

* Duke University * Purdue University * Tulane University * Rochester Instute of Technology * Syracuse University * Ohio University

Havadan sudan... Hepimiz, gün içinde tanımadığımız birçok insanla iletişime gireriz. Tek başımıza bir hayat sürdüremeyeceğimize göre de buna mecburuz zaten. Banka işlemleri, faturalarımız, sağlık problemlerimiz, alışveriş derken, en zaruri ihtiyaçlarımız için bile, memurundan, satıcısına hatta bazen oluşan sıralardaki diğer insanlara kadar birçok kişiyle ilişki içerisindeyizdir. Bu işlerin içinde de en sıkıcı olanı sıra beklemek herhalde. Oysa, dikkat ettiniz mi; bazı insanlar sıra beklerken bile gayet rahattırlar. Çevreleriyle sürekli konuşur, bir şeyler anlatırlar. Hatta espriler yapar, beklemenin verdiği sıkıntıyı hafifletirler. Peki ne konuşur bu kişiler? Havadan, sudan... Bir de bilerek veya bilmeyerek çok önemli bir işi yerine getirirler. Ne mi o iş? İnsan ilişkilerinde başarılı olabilmenin antrenmanları. Gerçekten de havadan sudan konuşmalar, sosyal etkileşimin bir parçasıdır ve mutlu bir hayat üzerinde de birçok olumlu etkisi vardır. Evet; "sakın olur mu öyle şey?" demeyin. En basitinden, gittiğiniz bir markette; verdiğiniz bir selâm, ürünler, indirimler üzerine yaptığınız bir sohbet, ileriki alışverişlerinizde satıcının sizi tanımasına ve size karşı daha özenli, daha bilgilendirici davranmasına yol açacaktır.

Bugün birçok işveren de personelini, bilgisinin yanısıra havadan sudan sohbetlerde gösterdiği tepkilerine, performansına bakarak değerlendiriyor. Havadan-sudan sohbetler, profesyonel olan veya olmayan birçok durumda kullanılabilecek ve ortamı güzelleştirecek bir araçtır. Bu tip konuşmaları gerçekleştirebilen kişiler herkesi etkiler. Bakmayın siz; bu tip konuşmalardan nefret ettiklerini söyleyen kişilere. Onlar bile aslında bunu becerebilenlere gıptayla bakarlar. "Ben, böyle durduk yere konuşamam" demeyin. Cevabınız bu konuda çaba harcamak istemediğinizi veya yapmayı göze alamadığınızı gösterebilir. Oysa havadan sudan konuşmak eğlenceli bir sanattır ve her fırsatta pratiği yapılması gereken bir beceridir. Önemli olan bir gündem yakalayıp konuşmaktır. Örneğin üniversitede, öğrenci işlerinde sıradayken, çevrenizdekilerle okul, dersler, hocalar üzerine yapacağınız bir sohbetle belki de yeni arkadaşlıklara da "merhaba" demiş olursunuz. Unutmayalım ki iletişim çağındayız. Günümüzün başarılı insanı, iletişime açık, beşeri ilişkilere önem veren, merhaba demesini bilen, gülümseyen kişiler arasından çıkmaktadır. Bunun en kolay yolu da "fındık kabuğunu doldurmayan, havadan-sudan konularda" da konuşmayı başarabilmektir. Haydi deneyin! Gerçekten çok zevkli. Banka kuyruklarında, yemek sırasında, alışveriş yaparken hafif sohbetler başlatın, etrafınıza gülümseyin. Asık suratlı, sinirli, sürekli çevresiyle didişen insanlardan olmayın. Sevgiyle kalın.

Gözlüğün havası İnsanın, güzel ya da yakışıklı olmayı istemesinin kendisine duyduğu hayranlıkla bir ilgisi yoktur. Bunun temelinde beğenilme arzusu vardır. Güzel olmak insanın kendisine olan güvenini artırır, kendisini iyi hissetmesini sağlar. Ancak güzellik, mükemmel bir yüze sahip olmak değil; bakımlı olabilmek, kafa canlılığını dışarıya yansıtabilmek demektir. Bunun için de giyinmesini bilmek, tepeden tırnağa özenli olmak gerekir. Kullanılan aksesuarların da seçimi önemlidir. Diğer önemli bir konu da gözlük seçimidir. Birçok insan gözlük kullanmak istemez ancak iyi seçilmesi halinde gözlük kişiye hoş bir hava verir, hatta yüzünün şeklini değiştirip olduğundan güzel ya da yakışıklı gösterir. Önemli olan yüze uygun gözlüğü seçebilmektir.

Gözlük seçerken...

* Gözlük çerçevesini denerken bir boy aynasının önünde durun. Ancak bu şekilde size en uygun gözlüğü alabilirsiniz.

* Gözlüğün burnunuzun üstüne rahatça oturması şarttır. Gözlük başı sıkmamalıdır. Çerçevesinin üstü kaşlarla aynı hizada olmalıdır; yoksa, yüzünüzde birbirine pek yakın iki paralel çizgi olacaktır.

* Yuvarlak yüzlülerin eni geniş, camı darca gözlükleri tercih etmeleri gerekir. Uzun yüzlülere ise yüzün büyük kısmını kapatacak derinliği olan çerçeveler yakışır. Küçük yüzlülere dikdörtgen camlı dar gözlükler ya da burnun üstünde duran kocaman yuvarlak camlı gözlükler gider.

* Gözlüğün rengi saç tonuna uymalıdır ama bej, kahverengi, kurşuni, ya da hafif çelik çerçeveler alarak nötr renklerde karar kılmak yerinde olur.

OKUYUCU KÖŞESİ Ülkemizin başarılı gençlere ihtiyacı var Malatya''dan sevgili Yurdaer Demiralp; çok yakında okulunuzu bitirerek makina mühendisi olacağınızı ve daha sonra da yurt dışına gitmek istediğinizi yazmışsınız. Yurtdışına çıkarak, farklı kültürleri tanıyıp, kendinizi geliştirme isteğinizi saygıyla karşılıyorum. Ancak "ülkemizin geleceğinden endişeliyim" şeklindeki düşüncenize kesinlikle katılmıyorum. Ülkemiz, geçmişine sahip çıkan, gelecekten umutlu, değerlerini kaybetmeden; gelişmeye açık, genç insanlarla ayakta kalacaktır. Size tavsiyem, zamanınızın bir kısmını İngilizce lisanınızı ilerletmeye ayırmanızdır. Daha sonra ilgili ülkelerin konsolosluklarından öğrenci kabullerinin veya çalışmayı düşünüyorsanız göçmenlik şartlarının nasıl olduğunu araştırın. Bu şartlar ülkeden ülkeye fark edebiliyor. Ayrıca ülkemizde, başarılı öğrencilere yurtdışı bursu veren vakıflardan da yararlanabilirsiniz. TEV (Türk Eğitim Vakfı) bunlardan birisidir. Herşey gönlünüzce olsun.

Haftanın Sözü İnsanlara ihtiyaç duymadan yaşayabileceğini sanan kişi, çok aldanır. Fakat insanların kendisine ihtiyaç duymadan yaşayacağını sanan kişi, ötekinden daha çok aldanır.

Her türlü soru ve sorunlarınız için: (Ayrıca hoşunuza giden bir anekdot, hikaye ya da haberi Genç Türkiye okuyucularıyla paylaşmak ister misiniz?) Türkiye Gazetesi Genç Türkiye Köşesi 29 Ekim Caddesi 34530 Yenibosna/İST. Faks: 0 212 454 20 30 e-mail: BetBay@apexmail.com