Kaydet
a- | +A

G.Saray, UEFA Kupası''nı kazanmakla, Türkiye''de başarının çıtasını bir asır yukarı çekmiştir! Artık kimse kalkıp da başarıyı G.Saray''la karşılaştırmamalıdır. Yoksa bu konuda savunacağı her tez, kendi kendine olur ters!.. Türkiye''de kupaları toplamak, G.Saray''ın, Fatih Terim''le başlayan sürecinde tekeline geçmişti. Dört yıl şampiyon olmak, 1959 yılından beri oynanan bu ligde hiç bir takım ve antrenöre nasip olmamıştı. Terim ve G.Saray, bunu gerçekleştirdi. UEFA Kupası''nda yenilmeden şampiyon olmak başarıyı ikiye katladı. İtalyan, Alman, İspanyol ve iki İngiliz takımını hem de hiç yenilmeden mağlup etmek, her babayiğitin harcı olmasa gerek!

Buna rağmen G.Saray hâlâ eleştiriliyorsa bunda öküzün altında buzağı aramanın yanında, hasetlikten çatlamanın rolü daha büyük olsa gerek! G.Saray, elindeki bu kadroyu muhafaza etmesi durumunda, Avrupa kupalarını bilmem ama, Türkiye Ligi''ni uzun süre sallar! Sallamakla kalmaz; şampiyonluğu kimseye brakmaz. Terim''le G.Saray yönetimi arasındaki buzlar çözüldü ve Terim istediklerini yönetime kabul ettirdi. G.Saray''ın başarılı teknik adamının istediği, futbol şubesinin tamamen kendisine bağlanmasıydı. Bunu da başardı. Bundan sonra re olacak? Olacağı şu; Terim rüzgârı ligde bütün şiddetiyle esmeye devam edecek. Bu rüzgârdan kendisini kurtaran ayakta kalacak! Bu rüzgâra kapılan ise, ''kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına'' diyecek!

AYIP! G.Saray''ın İstanbulspor maçı, yönetimin büyük bir ayıbıdır!

Bütün bir sezon, takımlarını soğuk sıcak demeden destekleyen böyle bir taraftara yönetimin bu maç için yaptığı sürpriz (!) unutulacak cinsten değildir. Bu maçta, bilet fiyatlarını 100 milyon yapan Faruk Süren yönetimi, bir kez daha gösterdi ki Fatih Terim ve böyle bir şampiyon takıma ayak uyduramıyor! Oysa ki bu maçı izlemeye gelen taraftara bir jest yapılıp sembolik bir para alınabilirdi. Eğer böyle bir durumda F.Bahçe veya Beşiktaş olsaydı, bu takımların yönetimleri değil taraftarlarından para almak, belki de taraftarın cebine para koyardı!

G.Saray, UEFA Kupası''nı kazandı ama, Süren ve yönetimi hâlâ parasızlıktan yakınıyor! Peki bu kadar başarı sonunda gelen paralara ne oluyor? Milyonlarca dolar kasaya giriyor, ancak, sıfıra sıfır elde var sıfır!..

G.Saray yönetimi ağlama duvarı! Yoksa bu paralar kasa yerine batık bazı olayların kurtarılma operasyonunda mı kullanılıyor? Süren ve arkadaşları artık şapkalarını önlerine koyup biraz daha gerçekçi düşünmeli ve bir Avrupa şampiyonu takımın idarecileri olduklarını unutmamalıdır!

ÖMER ÇAVUŞÜZÜMÜ! Medyatik olmak mı istiyorsun; ekranda yapacağın iş, abuk sabuk konuşmak.

Ancak bunun da bir derecesi var! Bu abuk sabuklukta kendini karalayabilirsin, ama bir başkasına dil uzattın mı, işte orda adama dur derler!

Bazı insanların da söylediğini kulağı duymaz! Aklı sıra kendisini meyve veren ağaç gibi görür!

Oysa ki meyveden meyveye de fark vardır! Bu tür ağaçların (!) meyvesi çürüktür! Hiç kimse de gidip çürük ağacın meyvesini taşlamaz! Çavuşüzümü de (!) bu tür bir ağaç!... G.Saray''ın başarısını küçümsüyor ve katılmadığını söylüyor! Kişinin görüşüdür, saygı duyulur! Ama kitleye çamur atıldığı zaman, adama dur derler! 13-14 yaşındaki çocukları müşteri olarak gören böyle bir zihniyet, aslında bu yakıştırmayı kendi çocuklarına yaptığının farkında değil!

Bu sözler, genç nesile yapılan en büyük hakarettir. Çünkü kimsenin çocuğu G.Saray''ı tuttuğu için müşteri değildir!

Böyle sözler sahibini bağlar. Bu tür insanlar meydanı boş bulduğu için istedikleri zaman atıp tutarlar! Çünkü akıllarından çok paralarına güvenirler!

Sustukça bu işin bana da dokunacağını düşünerek (!) böylelerinin haddini bildirmek istedim!

Tabii böyleleri haddin ne olduğunu biliyorsa!.. G.Saray gibi, Avrupa''ya mâlolmuş, 60 milyonun (bu kişiler hariç) gurur tablosu bir kulübün ne idüğü belirsiz insanların diline düşmesi, bir talihsizliktir!