Kaydet
a- | +A

Beşiktaş, Antalyaspor maçını, Mehmet - Ayhan ikilisinin mükemmel oyunuyla kazandı. Bu da şunu gösterdi; demek ki bu iki futbolcu yanyana oynasa da Beşiktaş maç kazanabiliyormuş! Beşiktaş ve F.Bahçe, ne çekiyorsa hep kendini eleştiren, sözüm ona kalemşörlerden (!) çekiyor. Bunlar öteden beri Mehmet ve Ayhan''ın aynı onbirde oynamayacağını iddia edip durdular.

Zavallı (!) Briegel de bunların birşey olduğunu zannedip (!) Antalyaspor maçına kadar, yanlışı hep doğru olarak gördü!

Oysa ki, bu iki starın aynı onbirde oynayabileceğini ve bundan da Beşiktaş''ın kazançlı çıkacağını defalarca söyledim ve yazdım. Nedeni de basit; bu iki futbolcu çok ayrı özelliklere sahip. Nitekim son Antalyaspor maçında Mehmet golü düşünürken, Ayhan orta sahada takımı çok iyi yönlendirdi. Ayhan golü düşündüğü zaman ise Mehmet orta sahada bu görevi en iyi şekilde yaptı. Atılan goller Mehmet ve Ayhan menşeliydi. Hele hele Ayhan''ın asistliği sonucunda Mehmet''in attığı bir üçüncü gol var ki, "aynı onbirde oynamaz" diyenleri resmen tekzip etti! Bu golü, bir kez daha seyrederlerse sevinirim!... ''İki virtüöz aynı takımda oynamaz'' diye bir kural Patagonya''da bile yok!...

Bu işi biliyorum diyenler (!) inşallah geçen haftadan sonra gerçek işlerine; mesleklerine dönerler!

Seba''nın aklanacak parası yok! Başkan Süleyman Seba''ya karşı tribünlerden yükselen çirkin sözler, taraflı-tarafsız herkesin tepkisini çekiyor. Sevgili başkana karşı tepki yapanlara bakıyorum da; hep bebeler! Yaşları 15-16. Yani Seba''nın, Beşiktaş''ta başkanlığa geldiği zaman, daha dünya gelmemişler! Peki nasıl oluyor da böyle bir başkanı eleştiriyor, beğenmiyorlar? Bunlar hele doğmadan önce, bir kaç yıl öncesinin Beşiktaş''ıyla, şimdiki Kartal''ı bir araştırsınlar.Seba''dan önce takım olan Beşiktaş''ın, Seba''yla birlikte bir kulüp haline geldiğini göreceklerdir.

Aslında bu bebelerin (!) Seba''ya herkesten çok sahip çıkmaları gerekir!

Bütün bu yapılanlardan şu çıkıyor; bu bebeleri (!) mamalayanlar var! Türkiye''de kara para aklanmasının çok çeşitli yollardan yapılacağı akla gelir de; böyle bir yolla aklanması asla!.. Seba, orta direğin bir vatandaşı olduğu için aklanacak parası zaten olamaz! Bunun içindir ki; tribünde kendisinin reklamını yapacak taraftarı da hiç mi hiç olamaz! Ama, hiç şüphesiz Seba''nın gerçek seveni de var. O, yaptıklarının takdirini, tribün yerine, aklı selim, kulüpçülükten anlayan ve objektif düşünenlerin sağduyusuna bırakmış! Bunun içindir ki Seba, yalnız Beşiktaşlılar''ca değil, taraflı tarafsız herkesin sevdiği bir liderdir.

Süleyman Seba gibi bir başkan yalnız Beşiktaş için değil,Türk sporu için de büyük bir onurdur. Asiye ve muz nasıl kurtulur? Asrın maçını G.Saray kazandı. Kazandı da, gel bir de bunu G.Saray''a sor!.. Maçtan sonra yapılan eleştirilere baktım da el insaf!..

Çifte standartın ta kendisi..

Sözüm ona F.Bahçe''nin bir penaltısı verilmemiş. Soruyorum; Popescu - Moshoeu mücadelesindeki hareket Alpay - Arif arasında olsaydı ne denir, ne yazılırdı?.. Bakın anlatayım: Arif kendini yere attı, Boşat, belki de 90 dakika boyunca en doğru kararını verdi ve Arif''e sarı kart gösterdi, denilirdi. Ama bu hareketi yapan Popescu ve düşen de Moshoeu olduğu için, eyyamcılar penaltı dedi. Oysa ki Boşat, bütün maç boyunca en doğru kararını verdi. Yalnız, bu kararı da eksikti. Çünkü Moshoeu''nin bir de sarı kart görmesi gerekirdi.

Bir kanalı (!) tesadüfen izliyorum; pozisyon ekrana defalarca geliyor, ama buna benzer, belki de daha barizi, F.Bahçe cezasahası içinde Abdullah tarafından Marcio''ya yapılıyor, değil göstermek, konuşulmuyor bile. Bu nasıl tarafsızlık ilkesi? Diyeceksiniz ki, adamın içi yanmış (!) Lig bitti ''dekorder''ler elde kaldı! Ama ''dekorder'' ve ''asiye'' kurtarılacak diye, gerçek kahramanlar öldürülemez (!) Buna kimsenin gücü de yetmez!

Zavallı biri de çıkmış, temcit pilavı gibi bu pozisyonu devamlı görüntüye getirip yorum yapıyor. Ne yorum ne yorum.. Ona da hak vereceksin; yukarıdan öyle programlanmış, elden ne gelir!.. Türkiye''de kurtarılacak yalnız, "Türk futbolu" ve "asiye" kalmadı! "muz" konusu da çok önemli!

Mâlûm, "muz"un ithalatı yasaklanmaya çalışılıyor. Çocuklarımızın futbolla değil de "muz"la büyüdüğü düşünülürse; siz gidin önce gerçek işiniz olan "muz"u kurtarın!... Korkmayın (!) Türk futbolunu kurtaracak birileri çıkar!