Mükemmeli oynadık, inanılmazı gerçekleştirdik ve istediğimiz zafere ulaştık; artık ölsek bile gözümüz açık gitmez! Denizli, İtalya maçından sonra bir daha hata yapmamaya tövbe etti ve bu tövbesinde durarak Milli Takım''ı ve kendisini zafere ulaştırdı.
Şimdi sakın ola ki kimse tartışmasın. Benim ve çok az kişinin iddiası, İtalya maçında yanlış doğru olarak, diğer maçlarda ise doğrunun bir olduğu yönünde hareket edilmesi içindi.
Şükürler olsun doğrunun bir olduğu Denizli tarafından da kabul edildi! ve K.Hakan hariç G.Saraylı Milli Takım, Türk futbolunda olmazı olur yaptı.
Belçika önünde yeniden doğmuş gibiydik. Adeta kabımıza sığmıyorduk. Bir de takım olarak K.Hakan hariç sahaya en doğrusu ile çıkınca, Belçika küçüldü ve sonunda moleküllere bölünerek kayboldu gitti.
Muhteşem oynadık. Akıllı oynadık. Ne istediğimiz bilerek oynadık. Tabii bunun sonucunda da muhteşem iki golle istediğimizi aldık.
Futbolcu, bu maçta transferden önce Milli Takım''ı düşündü! G.Saraylılar takımın lokomotifi, diğerleri ise bu lokomotifin vagonlarıydı. Kale sağlam, defans Çanakkale geçilmez, orta saha ritmik bir orkestra gibi, ileri uç ise bitirici ve kahrediciydi.
Hepsinin alnından öpülür. Öpülür de, bir de öpülüp baştacı olanı vardı. Başta iki muhteşem gol atan Hakan Şükür sonra Okan, Alpay, Rüştü, Suat, Arif, Fatih ve hepsi... Bu futbolcular Belçika''nın nefesini kesti. Hem çaldı, hem oynadı... Belçika belki de tarihinin en kara gününü yaşadı. Bu maç Belçika için düşman işgalinden de beterdi. Oysa ki bir beraberlik vezir yapabilirdi. Ama o iki gol var ya o iki gol, onları rezil etti.
İtalya ve İsveç karşısındakinden çok farklı bir Belçika izledik. Heyecan, stres, sinir, Belçika''yı daha maça çıkmadan yiyip bitirmiş. Biten bir takıma bir tokat da bizden gelince, hesap tamamlandı.
Zaferimiz çok büyük. Bu millete, özellikle gurbetçiye helâl olsun. Çünkü onlar gerçekten her maçta takımımızı bir kişi fazla oynattı.

