Çekirge bu kez zıplamadı... Çünkü ayakları kırıldı!.. Mustafa Denizli bu Milli Takım''ı saklamış!.. Hadi oradan; Milli Takım''ı değil, doğrudan doğruya yaptığı ayıbı saklamış! Bence bu ayıp da G.Saray''a karşı olan antipatisidir! Mustafa Denizli eğer ihtirasının esiri olmasa, İtalya karşısında en azından bir beraberlik almamız işten bile olmayacaktı. Ama gel gör ki; Denizli, Türk futboluna bir sistem getiren G.Saray''ı Milli Takım''da âdetâ paramparça etti! Denizli, Abdullah''ı yedeği G.Saraylı olduğu için değiştirmedi.
Denizli, G.Saray''da forma giymeyen kendisi kadar kilolu Sergen''i Terim''e inat olsun diye oynattı! Denizli, altı ay F.Bahçe''ye rest çeken Rüştü''yü yeni sezonda çalıştıracağı takımın kaptanı ve ona sezon boyu muhtaç olacağı için oynattı! Bir antrenör Ergün, K.Hakan ve Suat gibi Avrupa Şampiyonluğu''nu tatmış oyuncuları böyle bir maçta kenarda bırakıyorsa, hele hele de çok iyi oynayan, bir de nefis gol atan Okan''ı çıkarıyorsa, ya futbol bilgisinden, ya da aklından şüphe etmek gerekir! Denizli, Milli Takım''ı saklamadı; yerin dibine batırdı! Denizli, hazırlık maçını rakipsizlikten değil, korkudan oynamadı! Denizli, F.Bahçe''yi İntertoto''ya daha işe başlamadan kovulmaktan korktuğu için sokmadı! İtalya maçı bir kez daha gösterdi ki; Türk futbolu bir arpa boyu dahi ilerlememiş! İlerleyen yalnızca G.Saray. Bu da herkesin yanılgısı! Mustafa Denizli, İtalya yenilgisiyle bir ilke daha imza attı. O da, kendi seyircisi tarafından kovulan antrenör olmak! Davulun sesi uzaktan herkese hoş gelir. Ancak, bir de gel bunu bana sor. Benim ciğerim yanıyor! Bunu kimse anlayamaz! İşte hiddetim ve şiddetim bunun içindir. Yoksa benim için Türk antrenörü her zaman başımın tâcıdır. Denizli, belki de beni bu yüzden anlamayacak! Ama yine de onun canı sağolsun!

