İnsanlar ya göründükleri gibi olmalı ya da oldukları gibi görünmelidir! Bunun aksi kendini inkârdır!.. G.Saray''ın ve Türk futbolunun son yıllarda yetiştirdiği ender yıldızlardan Hakan Şükür, göründüğü gibi olmayanlardan!.. Oysa ki Hakan, medyadaki demeçleriyle, yukardaki sözün adeta özüydü! Ta ki transfere kadar!.. Transfer geldi; özü sözü bir olan Hakan birden değişti. Önce kendisine her fırsatta sahip çıkan, onu medyaya yem ettirmeyen (!) Fatih Terim''i, bir jipten dolayı ağır bir dille eleştirdi. Arkasından, kendisini Hakan yapan kulübünden transfer parası adı altında, adeta kulübün anahtarlarını istedi! Şimdi Hakan''a sorsanız; arz ve talep deyip işin içinden çıkar! Arz ve talep denen bir olay var; var ama, bu, ancak eşit şartlarda olur. Yoksa; G.Saray''ın borcu 100 milyonlarca dolar, memurun maaşına verilen zam 1.5 milyonken, Hakan 3 trilyon istiyorsa, bunun adı arz ve talep olmaz, olsa olsa haksızlık ve eşitsizlik olur! Hakan, belki çuvalla kazanıyor, ama, gönüllerden de çuvalla kaybediyor!..
BÜYÜK HAKSIZLIK!.. Mustafa Denizli yine bir ilke imza attı!
Milli Takım aday kadrosunu açıklarken kaleciden önce - bence Milli Takım''a aldığı en isabetli futbolcu - Mert''in ismini açıklayan Denizli, Avrupa Şampiyonası öncesi genç futbolcuya Alicengiz oyunu yaptı! Mert''in Milli Takım''da olmayışı, kendisinden çok, Denizli''nin büyük ayıbıdır. Bu vebalin altından da değil Denizli, benim diyen kalkamaz! Son antrenmana kadar Mert''in ismini ağzından düşürmeyen Mustafa Denizli''nin bu futbolcuya karşı birden çark etmesinde çok şeyler yatıyor! Denizli''nin F.Bahçe''ye imza atması, Milli Takım''ı yarı yolda brakması, kimseyi, ama kimseyi ilgilendirmez! Ancak böyle bir olay da hele hele bu formayı giymesi anasınden emdiği süt kadar helâl olan bir gence yapılıyorsa, işte o zaman öküzün altında buzağı aranır! Denizli, Mert''e yaptığı bu haksızlığın hesabını, yaşadığı sürece veremeyecek!
ÖDÜLÜN RAKAMI OLMAZ G.Saray''ın Avrupa Şampiyonluğu, züğürdün çenesini yormaktan başka işe yaramıyor!.. Herkes, herşeyi bıraktı; G.Saray''a verilecek parayı tartışıyor... Oysa ki G.Saray''ın yaptığı iş, öyle böyle değil; yüzyıllık bir iş!..
Bu tür başarılarda maddiyattan çok, maneviyat ön planda tutulmalıdır. Her yerden yağmur gibi para akan G.Saray''a, bir de devletin kasasından para çıkmasına, bugünkü ülke şartları itibarıyla iyi gözle bakılmaz! Ayrıca G.Saray''a verilen manevi ödüller, tarihte şimdiye kadar bırakın bir takıma, hiç bir özel kuruluşa verilmeyecek kadar özel ve paha biçilmez değerdedir. 19 Mayıs törenlerinde askeri bandonun çaldığı Cimbom marşı, G.Saray bayrağının şanlı bayrağımızla gökten Mehmetçikler tarafından indirilmesi ve son olarak verilen devlet nişanı, bir kulüp için büyük onur ve gururdur. Bunun parayla ölçülmesi mümkün değildir. Zaten böyle bir parayı da Merkez Bankası daha basmadı!.. G.Saray''ın parasızlıktan yakınması ilk değil, son da olmayacak!
UEFA''dan, televizyon ve son olarak göğüs reklamdan aldıkları çuval dolusu para göz önüne alınırsa, G.Saraylı yöneticilerin parasal yönden ağlamaya (!) hiç mi hiç hakları yok. G.Saray''a, başarısından dolayı parasal bir jest yapılabilir. Ancak bu, şampiyon olan güreşçi, boksör veya halterciye verilen kadar olmalıdır!
Yoksa; Faruk Süren ve yönetimini doyurmak için kırk haramilerin serveti bile yetmez!
NE OLDUM DEMEYECEKSİN!.. Ümit Milli Takım, İngiltere''den 6 gol yiyerek, aşama yapan Türk futboluna gölge düşürdü. Alınan bu yenilgi, 6-8 gollü yenilgiler yeniden hortluyor mu sorusunu akıllara getirdi. Böyle bir turnuvada oynayacak futbolcuları motive etmek çok zordur! Çünkü hepsinin aklında futboldan çok transfer vardır! Olması da doğaldır! İşte futbolcuları böyle zor durumda (!) maçlara motive edecek olan takımın başındaki teknik adamdır. Raşit Çetiner maalesef bunu yapamadı. İngiltere, tam yarım düzine gol attı. Çetiner, Milli Takım''a seçildiğinden beri ne oldum delisi oldu. Oysa ki aynı Çetiner, Denizlispor''u 2.Lig''de çalıştırırken, selam vermeyene dahi selam verirdi! Ama ne zaman ki Milli Takım antrenörü oldu, kendisini bile tanıyamaz oldu! Ancak, insanlar ne oldum dememeli, ne olacağım demeli! Gururun ötesinde kibirine esir olan Raşit Çetiner (!), böyle bir başarısızlıktan sonra, yine eski hüviyetine bürüneceğe benzer!..
Yani; selam vermeyene selam verme dönemi başlayacak!..

